Ziya Gökalp Çevresinde Sade Dil ve Hece Ölçüsüyle Yazılmış Şiir

Genç Kalemler dergisi sade dil ve hece ölçüsüyle yazılan şirin gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. 1910 yılında Hüsün ve Şiir (Güzellik ve Şiir) adıyla Selanik’te çıkmaya başlayan bu milliyetçi dergi 8. sayıdan itibaren adını Genç Kalemler olarak değiştirir. Derginin başyazarı Ali Canip Yöntem’dir. Ömer Seyfettin tarafından yazılan fakat imza yerine bir soru işaretiyle yayımlanan “Yeni Lisan” makalesi epey ses getirir. Yazı dili ile konuşma dili arasındaki farkın ortadan kaldırılması, yabancı dil kurallarının atılması kısacası dilde sadeleşmenin sağlanması gerektiğini savunur. Yeni Lisan hareketi milli bir dil ve edebiyat anlayışının ilkelerini belirlemiş, bu ilkeler çerçevesinde ürünler vermeye başlamıştır. Bir dil ve edebiyat hareketi olan “Yeni Lisan” ülkemizdeki milliyetçilik düşüncesinin alevlenmesini sağlamış, Türkçülük düşüncesi, aydınlar arasında yaygınlaşmıştır.

Bu sırada çıkarılan Türk Yurdu, Yeni Mecmua gibi dergilerin de yayınlarıyla Türkçülük dil ve edebiyatta bir akım haline gelmiştir. Akımı kuramsal hâle getiren, bilimsel temellere oturtan Ziya Gökalp ve Mehmet Fuat Köprülü’dür. Ali Canip ve Ömer Seyfettin’le başlayan bir dil hareketi kısa sürede hem bir ideoloji hem de bu ideolojiden beslenen yeni bir edebiyat hareketi haline gelmiştir.


Sade Dil ve Hece Ölçüsüyle Yazılan Şiirin Özellikleri

  • Şiirde ölçü ve kafiyeye önem vermişlerdir. Aruz ölçüsünden vazgeçilerek milli ölçümüz olan “hece ölçüsüne” dönülmesi gerektiğini savunmuşlardır. Hece ölçüsünün değişik kalıplarını kullanmışlardır.
  • Şiirde ritmi genellikle 4+3, 4+4+3 ya da 6+5 gibi duraklarla sağlamışlardır. Ses ve sözcük tekrarlarına da başvurmuşlardır.
  • Genellikle doldurma kafiyelerle ahengi sağlamaya çalışmışlardır.
  • Halk şiirinin örnek alınması gerektiğini savunan Milli Edebiyat şairleri genellikle nazım birimi olarak dörtlük kullanmışlardır. Dörtlüğün yanı sıra üçlük, beşlik gibi değişik kümelerden oluşan birimler de kullanılmıştır.
  • Şiiri oluşturan birimler birbiriyle konu ve söyleyiş bakımından genellikle uyum içindedir, bazen aynı şiirde farklı kafiye türlerinin kullanılması, karışık nazım biçimlerinin denenmesi birimler arasında kopukluğa yol açmıştır.
  • Milli Edebiyat şairleri millî duyguları harekete geçiren şiirlere ağırlık vermişlerdir. Bunlarda yurt savunmasına çağrı, geçmişle övünme, Türklükle gurur duyma gibi temalar işlenmiştir. Bu şiirlerde seslenmeler ünlemler kullanılarak coşkulu bir söyleyiş sağlanmıştır.
  • Milli Edebiyat şairlerinin bireysel duyarlılıklarını içli bir söyleyişle anlattıkları şiirleri de vardır.
  • Halk edebiyatının yapı özelliklerini örnek almalarına rağmen heceyle yeni kalıplar denemişlerdir. Batı edebiyatından geçen sone gibi nazım biçimlerini de kullanmışlardır.
  • Millî Edebiyat akımı şairleri şiirlerinde sanatlı söyleyişi öne çıkarma gayreti içine girmemişlerdir fakat halk şiirinde de karşılaşılan benzetme, istiare, kişileştirme, hüsnütalil, nida gibi söz sanatlarına başvurmuşlardır.
  • Servet-i Fünuncular ve Fecr-i Aticiler gibi yoğun ve kapalı bir imge dünyası kurmamışlardır, herkesin anlayabileceği bir dille açık, anlaşılır bir üslupla yazdıkları için onların şiirleri imge bakımından zengin değildir.

Sade Dil ve Hece Ölçüsüyle Yazan Şairler

Ziya Gökalp Mehmet
Emin Yurdakul
Ali Canip Yöntem
Necmettin Halil Onan
Halide Nusret Zorlutuna
Şukufe Nihal Başar
Yusuf Ziya Ortaç
Orhan Seyfi Orhon
Faruk Nafiz Çamlıbel
Enis Behiç Koryürek
Halit Fahri Ozansoy
Rıza Tevfik
Ali Canip Yöntem



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.