Yüklem Nedir? Yüklemin Özellikleri Nelerdir?

Cümlede yargıyı üzerinde taşıyan ögeye “yüklem“denir. Kılış, oluş ve durum yüklem tarafından karşılanır. Yüklem, cümlenin ana ögesidir. Diğer ögeler, yüklemin anlamını çeşitli bakımlardan tamamlamak üzere cümlede yer alır.

  • Çekimli bir eylem ya da ek eylem almış isim soylu sözcükler yüklemi oluşturur.

→ Son zamanlarda değerler iyice değişti. (çekimli eylem)
→ En güzel duygular bu şehirde gizlidir. (ek eylem almış ad)

Bkz: Cümlenin Ögeleri Nasıl Bulunur?

Yüklemin Özellikleri Nelerdir?

  • Yargı bildirdiği için tek başına cümle kurabilir.

→ Sevindi.
→ Görüyorum.
→ Zordur.
→ Yorgunum.

  • Yüklem, haber ya da dilek kiplerinden biriyle çekimlenmiş eylem olabilir.

→ Başından geçenleri bir bir anlattı. (“Anlat-” eylemi görülen geçmiş zaman kipinde çekime girmiştir.)
→ Bütün odunları buraya yığ. (“Yığ–” eylemi emir kipinde eksiz çekimlenmiştir.)

  • Ad ya da ad soylu sözcükler, ek eylem alarak yüklem olabilir.

→ Gökyüzünün başka rengi de varmış. (“Var” ismi “-imiş” geçmiş zaman ek eylemini alarak yüklem görevinde kullanılmış.)
→ Tek amacı sınavda başarmaktı. (“Başarmak” eylem adı “-idi” geçmiş zaman ek eylemini  alarak yüklem görevinde kullanılmış.)

  • Yüklem, bir söz öbeği olabilir. Ad ve sıfat tamlamaları, deyimler, atasözleri, ikilemeler, edat öbekleri, yardımcı eylemler ve diğer söz öbekleri, yüklem dışında cümlenin herhangi bir ögesi de olabilir. Bu söz öbekleri bölünemez, bölündükleri takdirde cümlenin ögelerini ayırmada yanlışlık yapılır.

→ Geçen gün yanımdaki kişi amcamın kızıydı. (isim tamlaması)
→ Oğlum, küçükken yaramaz bir çocuktu. (sıfat tamlaması)
→ Kuşkusuz bu sefer baltayı taşa vurduk. (deyim)
→ En çok kullanılan atasözlerinden biri de “mum dibine ışık vermez”dir. (atasözü)
→ Yeni gelen çocukların üstü başı pırıl pırıldı. (ikileme)
→ Her şey düşündüğümüz gibiymiş. (edat öbeği)
→ Partiye gelen herkes dans ediyordu. (birleşik eylem)
→ Dün, ilkbaharın en güzel günlerinden biriydi. (karma tamlama)
→ En çok kullanılan bağlaçlardan biri de “ki”dir. (bağlaç)

  • Yüklemler, pekiştirilmiş sözcüklerden oluşabilir. Yüklemin anlamını pekiştirmek için önsesli sözcükten, ikilemeden yüklem kurulabileceği gibi yüklemler de tekrarlanabilir.

→ Bu mahallenin bile her yeri tertemiz. (önsesli pekiştirme)
→ Gencin gözleri, almış olduğu cevapla ışıl ışıldı. (ikileme)
→ Art arda sıralanmış bazı cümlelerde yüklem ortak olabilir.
→ Eşyalarımız birer sandıkta (durur), sandıklar da birer odada durur.

  • Bazı cümlelerde yüklem, yer almaz. Böyle cümlelerin anlamı bağlamdan anlaşılır ve cümle dinleyenin, okuyanın düşüncesinde tamamlanır. Bu cümleler “eksiltili (kesik) cümleler”dir.

→ Anlattıklarınızda öyle derin anlamlar var ki…
→ Bu şehirde gördüklerimi…

  • Bir cümlede birden fazla yüklem bulunabilir.

→ Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı.
→ Herkes hep bir ağızdan konuşuyor, kimse kimseyi anlamıyor.

Örnek Soru

“Öğleüstü, güneşin eriyip toprakları, yaprakları kavurup vurduğu, yalayıp parlattığı bir gündü.”
Yukarıdaki cümlenin yüklemi aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
A) bir gündü.
B) yalayıp parlattığı bir gündü.
C) yaprakları kavurup vurduğu, yalayıp parlattığı bir gündü.
D) toprakları, yaprakları kavurup vurduğu, yalayıp parlattığı bir gündü.
E) güneşin eriyip toprakları, yaprakları kavurup vurduğu, yalayıp parlattığı bir gündü.

Çözüm: Cümlenin ögeleri belirlenirken söz öbekleri bir bütün olarak alınır. Bu nedenle “güneşin eriyip toprakları, yaprakları kavurup vurduğu, yalayıp parlattığı bir gündü” sıfat tamlaması olduğu için parçalanmaması ve bütün olarak alınması gerekmektedir.

 



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.