Varlık Dergisi

varlık dergisiCumhuriyet Dönemi’nde çok sayıda edebî dergi yayımlanmıştır.  Bu dergilerin kimleri başarılı olurken kimileri çeşitli nedenlerle kapanmıştır. Dönemin en etkili edebî dergisi, hiç şüphesiz, “Varlık”tır. Bu yazımızı Varlık dergisi hakkında bilgi almak isteyenler için hazırladık.

Varlık kim tarafından, ne zaman yayımlanmıştır?

Yaşar Nabi Nayır, Nahit Sırrı Örik ve Sabri Esat Siyavuşgil’in kurucusu oldukları derginin ilk sayısı 15 Temmuz 1933’te yayımlandı. Bu isimlerin içinde Yaşar Nabi Nayır, Varlık dergisi kurucusu olarak öne çıktı. Uzun yıllar derginin imtiyaz sahibi olarak kaldı.

Kurucu ekip, ilk sayıda amaçlarını açık bir şekilde dile getirdi: “Memlekette bir tek hakiki sanat mecmuası yok. İnkılabın her sahada yokluktan varlıklar yaratma işine girişmiş olduğu bir devirde acısı hissedilen bu boşluğu doldurmak, duyulan bir ihtiyaca cevap vermek.”

Dergi gerçekten amacına ulaştı. Çünkü cumhuriyetin ilk yıllarında gerçek manada bir edebiyat dergisi bulunmuyordu. Dönemin önemli şairlerini kendi bünyesinde toplamayı başaran dergi, CHP tarafından da desteklenmiş, Yaşar Nabi’nin sözleriyle Hâkimiyet-i Milliye matbaasında “uygun şartlarla basılma imkânı” sağlanmıştır. Sekizinci sayıdan başlayarak da okullara ve halkevlerine dağıtımları yapılmaya başladı.

Varlık Dergisi’nin önemi nedir?

Varlık, cumhuriyetin ilk yıllarında ortaya çıkıp da günümüze dek yayımını aksamadan sürdürebilmiş tek dergidir. Bunda İstanbul’a taşınan Yaşar Nabi’nin Varlık Yayınları’nı kurması (1946), akıllı bir yayın politikasıyla yayımcılık alanında kurumlaşması önemli bir etken olmuştur.

Varlık Dergisi hangi edebi anlayışları desteklemiştir?

Varlık, 1960’a kadar olan döneminde iki harekete kapılarını açmıştır: şiirde, toplumcular dışındaki 1940 kuşağı; öykü ve romanda köy çıkışlı yazarlar. Derginin ilk sayılarında Yedi Meşalecilerle bu akıma bağlanmayan, ama Fransız şiirinden etkilenen hececiler yer alır. 1937’den sonra ise Garip hareketinin en etkili organı olur. 1946’dan sonra ise Köy Enstitülü yazarlar dergi çevresinde toplanır ve köy gerçeğine yönelik ürünler ağırlık kazanır.

Dergi gerek toplumculara, gerekse İkinci Yeni hareketine kapalıdır. Buna karşılık iki akıma bağlanamayacak şairler, söz gelimi Fazıl Hüsnü Dağlarca, Attila İlhan, Varlık’ta belirirler. Ayrıca dergide her iki akımın da şair ve yazarlarına sık sık rastlarız. Ama bu, ilk kez bu derginin sayfalarında görünmüş olmalarındandır. Yoksa hareketi tutan düşünsel yazılara rastlanmaz. Düşünsel yazıların sınırları Yaşar Nabi Nayır’ın sınırlarıdır. 1960 sonrasında ise Varlık’ın, önemli sayılabilecek tirajına karşın öncülüğü ve etkililiği başka dergilere kaptırdığı görülmektedir.

Varlık dergisi, günümüzde de aylık süreli dergi olarak yayın hayatına devam etmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.