Uygur Dönemi Eserleri

9. yüzyılda Türk dünyasına Uygurlar egemen olmuştur. Uygurlar, kendilerine ait 14 harflik bir alfabe geliştirip onu kullandılar. Bu alfabe uzun bir dönem Türk dünyasının ortak alfabesi olmuştur. Uygurların dinleri de farklıdır. Uygurlar arasında en fazla yayılan ve kültürel hayatı en çok etkileyen din Budizm’dir. Uygur Dönemi’nde Türkler ilk defa kitap yazmışlardır. Uygur dönemi eserleri şunlardır:

Bkz: İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı

Altun Yaruk (Altın Işık)

Sarı Uygurlar arasında bulunan Altun Yaruk, 1913-1916 yılları arasında Radloff ve Malov tarafından yayımlanır. Bu eser yedi yüzden fazla sayfadan oluşmaktadır. 10. yüzyılın ilk yarısında yazıldığı tahmin edilen Altun Yaruk’un tanınması 17. yüzyıldadır. İçerisinde sadece Uygur harfli metinlere yer verilir. Şıngku Seli Tutung tarafından Çinceden Uygurcaya çevrilmiştir.

Burkancılığın temellerini, felsefesini ve Buda’nın menkıbelerini içerir. İlk Budist Türkçe metinler arasında yer almaktadır. Budist Türk edebiyatının en hacimli eserlerindendir. Budizm’e ait esaslar eserde geniş anlatımlarla ve oldukça akıcı bir üslupla anlatılır. 10. yüzyılda çevrildiği tahmin edilen Altun Yaruk’un bugün birçok nüshası bulunmaktadır.

Irk Bitig (Fal Kitabı)

“Uygur Dönemi eserleri”nden  Irk Bitig (Fal Kitabı), tahminen 930 yılında ve Köktürk harfleriyle kaleme alınmış, Mani çerçevesinde yazılmış önemli bir metindir. İçinde dine ait unsurlar bulunmakla birlikte dini bir eser değildir, bir fal kitabıdır. Her biri ayrı bir fal olarak yorumlanan 65 paragraftan meydana gelmiştir. Beş Balıklı Şingku Seli Tutung tarafından Çinceden Uygurcaya çevrilmiş olan eser, tercümeden çok başlı başına bir adaptasyondur


Kalyanamkara ve Papamkara

İyi Düşünceli Şehzade ile Kötü Düşünceli Şehzade anlamına gelen bir Uygur eseridir. Göktürk Devleti’nin yıkılmasından sonra kurulan Uygur hanlıklarından kalma bir eserdir. Budizm ve Mani dininin esaslarını anlatan metinlerdir. Bu yazılı metin, Turfan yöresinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır.

Eser, Edgü Ogli Tigin İle Ayıg Ogli Tigin (İyi Düşünceli Şehzade ile Kötü Düşünceli Şehzade) Uygurlardan günümüze kalmış metinlerdendir. Bir Buda mabedinde bulunan bu eserde, iyi bir şehzadenin bütün canlılara yardım etmek ve canlıların birbirlerini öldürmelerine engel olmak üzere çok değerli bir mücevheri ele geçirmek için çıktığı maceralı yolculuk anlatılır. Gemilerle yapılan yolculukta bin bir türlü tehlike vardır. Şehzadenin sahip olduğu mücevher kötü yürekli kardeş tarafından gözleri oyularak çalınır. Fakat sonunda adalet yerini bulur ve iyi yürekli şehzade Buda’ya dönüşür. Aslı Sanskritçe olan ve 10. yüzyılda Uygurcaya çevrilen bu eserde çok canlı bir üslup vardır. Olaylar çok akıcı bir dille anlatılmakta, yer yer görülen çok canlı tasvirler çok kısa tutulmakta, yine yer yer rastlanan karşılıklı konuşmalar üslubun akıcılığını bir kat daha artırmaktadır.

Sekiz Yükmek (Sekiz Bilgi)

Uygurlar arasında yayılmış olan Budizm’in öğreti, düşünce veya inancını başkalarına tanıtmak için yazılan bir eserdir. Eserde beş duyu organı ve bazı manevi bilgiler anlatılmıştır. Çinceden çevrilen Sekiz Yükmek’te Burkancılığa ait dinî ve ahlaki inanışlar ve bazı pratik bilgiler vardır. Uygurlar arasında çok yayılan bu eser, kısa cümleleriyle, içten anlatımı ve zengin söz varlığıyla dikkati çeker.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.