Ünlem Nedir? Ünlem Çeşitleri, Ünlem Örnekleri

Korkma, şaşma, acıma, sevinme gibi ansızın beliren duyguları anlatan, kimi zaman da onay, karşı çıkma, çağrı, buyruk, uyarı, yasaklama vb. duyguları belirten, kendi başına tümce değeri taşıyan sözcüklere ünlem denir.

Bkz: Sözcük Türleri

Belli başlı ünlemler şunlardır:

A!, E!, Ah!, Ay!, Eh!, Ey!, Ayol!, Ha!, Hah!, Vay!, Eyvah!, Vah!, Hey!, Hay!, O!, Oho!, Öf!, Of!, Hişt!, Be!, Haydi!, Aman!…

  • Ünlemlere anlam kazandıran, söyleyiştir. Bu yüzden bir ünlem, söyleyişe göre söze değişik anlamlar katabilir. Bu özellikleri, ünlemlerin anlamlarına göre kesin çizgilerle bölümlenememesine yol açmıştır. Ayrıca her zaman ünlem olan sözcüklerin yanında söyleyişe göre “adlar, adıllar, sıfatlar, belirteçler, eylemler, fiiller” ünlem özelliği kazanabilir.
  • Ünlemler genellikle ünlem işareti (!) ile birlikte kullanılır. Ünlem işareti ünlemden hemen sonra kullanılabileceği gibi, cümlenin sonunda da kullanılabilir. Ünlem işareti cümlenin sonunda kullanılacaksa ünlemden hemen sonra virgül (,) kullanılır.

⇒ Eh! Artık canımı sıkıyorsun.
⇒ Ah, o eski günler!

  • Cümlenin ögeleri incelenirken ünlemler, “cümle dışı unsur” kabul edilir.

Bu nitelikler dikkate alındığında ünlemler şöyle gruplandırılabilir:


A. Asıl Ünlemler

Her zaman ünlem olarak görev yapan sözcüklerdir. Asıl ünlemler ikiye ayrılır:

1. Seslenme Ünlemleri

Seslenmeye, dikkat çekmeye yarayan ve söze değişik anlamlar katan ünlemlerdir: Hey, ey, haydi, ha, hu, ya, hişt…

⇒ Hey! Oradan çabuk çekil.
⇒ Hişt, gürültü yapmayın!
⇒ Haydi çocuklar, buraya gelin!
⇒ Hu, çekil artık ya!

Bunların dışında adlar ve eylemler de seslenme ünlemi olarak kullanılabilir:

Özge! Buraya gel.
Dur! Kızma çocuğa.
Babacığım!

2. Duygu Belirten Ünlemler

Söze sevinç, acıma, üzüntü, korku, şaşma… gibi değişik duygular katmaya yarayan ünlemlerdir.

“ah, oh, öf, tüh, aman, vay, yazık, oy, ay, oh olsun, hah, sakın, ayol, ya…” gibi sözcükler duygu belirten ünlemlerdir. Bunlar söyleyişe göre söze değişik anlamlar katar.

⇒ Ah abi, senin kuşu yakalayamadık! (üzüntü)
Ne yaptım ben, ah ben ne yaptım! (pişmanlık)
⇒ Ah bu tamirciler! (sitem)
⇒ Ah o güzel insanlar yok şimdi! (özlem)
Amma yaptın ha! Buna lodos mu derler? (şaşma)
⇒ Vay Selim! Sen ha! (şaşma)
⇒ Ha, biraz anlar gibi oldum! (anımsama)
Şimdi gösteririm ha gününü! (korkutma)
⇒ Ha göreyim seni yavrum! (isteklendirme)
⇒ Aman şu çocuğa iyi bakın! (uyarma)
Bırak aman şu saçmalıkları! (usanç)
⇒ Aman ne de yakıştı üzerine! (beğenme)

B. Ünlem Değerli Sözcükler

Asıl görevi ünlem olmayan kimi sözcükler, söyleyiş özelliğine göre söze türlü duygular katar. Bu kullanım sırasında asıl görevi ad, adıl, sıfat, belirteç ve eylem olan kimi sözcükler ünlem özelliği kazanır. Böyle kullanılan sözcükler, üstlendikleri işlerden ötürü tür değiştirmiş sayılır:

Tanrım! Bu ne felaket.
Anne! Köpek geliyor.
Meğer burası cennetmiş!

UYARI: Kimi zaman cümlede ünlemlerden biri kullanılmadığı halde cümlenin tümü ünlem özelliği kazanır; çünkü cümlenin tümü bir duygunun etkili anlatılmasını sağlar. Bu durumda cümle, bir coşkunun etkisiyle ağızdan birdenbire çıkar:

Öldürdün beni!
Bıktım senden!
Yok öyle şey!
Öp babanın elini!

Ünlemler çekim eki aldığında isimleşir.

Bu ahlar kaç kişinin başını yedi?
⇒ Of’un yerini oh alıyor, rahatlıyorum.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.