Tehzil Nedir? Tehzil Örnekleri

Meşhur bir şiire aynı ölçü ve kafiyeyi kullanarak şaka ve alay yoluyla yazılan nazirelere “tehzil” adı verilir. Şair, tehzil yoluyla ya bir konuya mizahi bir nitelik kazandırır ya da ciddi şiirleri mizahi duruma sokar. Tabi ki tehzillerin bayağılıktan uzak, zarif bir üslupla yazılması gerekmektedir. Bu nazire anlayışı “hezl” adıyla da bilinir. Tehzillerin bir araya getirildiği eserlere hezliyat adı verilir.

Divan şiirinde Mürekkepçi Havayi ve Sururi, hezliyatları ile öne çıkmış şairlerdendir. Yine 17. yüzyıl divan şairlerinden Güfti, “Teşrifatü’ş-Şu’ara isimli eserinde 86 şairi tehzil etmiştir. Modern Türk şiirinde ise Fazıl Ahmet Aykaç, Halil Nihat Boztepe ve Orhan Seyfi Orhon tehzilleriyle öne çıkmış şairlerdir.

Tehzil Nazire Farkı

Tehzille nazire, birbirine benzeyen iki divan şiiri geleneğidir. Nazirede ünlü bir şiirin ölçü ve kafiyesi taklit edilirken nazire yazılan şairin üslubunun beğenildiği, adeta ona hayranlık duyulduğu anlatılır. Tehzilde ise daha mizahi bir yapı vardır. Şaka ve alay yollu taklit esastır.

Tehzil Örnekleri

Örnek 1

Nedim’in

“Ol peri-ru aşıka ram olsa da mâni değil
Gündüzün olmazsa ahşam olsa da mâni değil” matlalı gazeline Fazıl Ahmet Aykaç’ın yazdığı tehzil:

Şahsımız ma’ruz-ı düşmân olsa da mâni değil
Fikrimiz mağlub-ı evhâm olsa da mâni değil

İntişâr etsin hemen cezri fikirler sû -be-sû
Neşr eden Ati vü İkdam osa da mâni değil

Ger muharrir olmak istersen atıl sen ortaya
Yazdığın ma’lum-ı ilam olsa da mâni değil

Münteşir olsun da bir yerde benim áh-1 dilim
Ger Sabah olmazsa Akşam olsa da mâni değil

Rind-meşreb ehl-i dildir bildiğin Doktor Rıza
Şimdi antik şeyhü’l-islam olsa da mâni değil

Fazılâ biz anladık pek vâzıhan efkârını
Sözlerin mestur-ı ibhâm olsa da mâni değil

Örnek 2

Orhan Seyfi Orhon’un, Fuzuli’nin meşhur “Su Kasidesi”ne tehzili:

Saçma ey Terkos gölünden tozlanan yollara su
Kim bu denlü tozlanan yollara kılmaz çâre su.

Âb-ı lûtfun çeşme-i vaslında ancak katredir
Çıkmıyor bir türlü zîrâ istenen mikdâra su.

Kimseler bilmez hakîkî menba’ın mâhiyetin
Gerçi bir çok ism alıp gelmektedir bâzâra su.

Rahmet-i ilhama dâim muntazır Yahya Kemâl
Bağ-bân-ı tab’ı vermez yılda bir es’âra su.

Gâlibâ beynelmilel bir hayra vakfetsin diye
Lutf-ı tâli’ bahs kılmıştır Celâl Muhtar’a su.

Tamtakır bak cümle sarnıçlar, susuz kalmış Ada
Vermemek caiz midir hiç böyle bir gül-zâre su.

Kıldı İsâ akıbet âb-ı hayat-ı lütfunu
Etse lâyıktır teşekkür Lütf-i Kırdar’a su.

Halkı sîrâb eyleyen ihsân-ı bî-pâyândır
Katre yokken çeşmelerden fışkırır hem-vârâ su.

Anladık eksik kalan nakdîne-i himmet imiş
Bağlıdır ancak sanırdık dirhem ü dinâra su.

Suya dâir nutkunun âb-ı revandan farkı yok
Âşık olmuş gûyiyâ ol zât-ı hoş-güftârâ su.

Bir benim yalnız susuz kalmış bu bezm-i nûsda
Yârdan su istesem mutlak sunar ağyâra su.

İçmemiştir, neylesin şampanya ya şerbet değil
Sâki-i bahtın elinden Seyfi-i bî-çâre su.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.