Tanzimat Dönemi’ne Kadar Türk Şiiri

Tanzimat Öncesi Türk Şiirinin Durumu

  • Tanzimat Dönemi‘ne gelene kadar Türk edebiyatında “Divan” edebiyatı anlayışı hakimdi. Divan edebiyatının şiir üzerinde yürüdüğünü adından da anlayabiliriz. Eski edebiyatımızda şairlerin şiirlerinin toplandığı kitaplara “Divan” denirdi. Görülüyor ki divan edebiyatı dönemi şiir ağırlıklı olup en büyük ustalarını da en iyi örneklerini de şiir alanında vermiş, güçlü bir şiir geleneği yaratmıştır.
  • Ancak, divan şiiri uzun yüzyıllar içinde estetiğini tamamlamış, disiplinli ve kurallı sistemiyle klasik bir sanat olma kimliği kazanmıştır. Kısaca en büyük ustalarını yetiştirmiş, sanat ve estetik adına yapılabilecek her şeyi yapmıştır. Osmanlı Devleti’nin gerileme ve çözülüşüne paralel olarak o da gerilemeye ve çözülmeye başlamıştır.
  • Edebiyat tarihçileri ve eleştirmenler, divan şiirimizin son büyük temsilcisinin Şeyh Galip olduğunu söylerler, tarih 18. yüzyıldır. Divan şiiri, bu büyük ustadan sonra hayata ve sokağa açılma denemeleriyle bütün güzelliğini ve büyüsünü adeta kaybetmiştir. Tanzimat yıllarının büyük ustaları sayılabilecek Osman Şems, Yenişehirli Avni gibi şairler ise Şeyh Galip’in üzerine yeni bir şey koyamamış, onu aşamamışlardır.
  • Batı kaynaklı birtakım biçim ve içerikler yaratmak isteyen Tanzimat edebiyatçıları, sürekli bir düşüş yaşayan divan şiirini hedef almışlardır. Divan şiirini donmuş, kalıplamış olmakla, değişen hayatın koşullarını yansıtamamakla, toplumdan kopuk olmakla, dilinin ağır olmasıyla, abartılı ve sanatlı söyleyişe önem vermesiyle suçlamışlar; onu yok sayma, ortadan kaldırma çabasına girmişlerdir.
  • Divan şiirine bu yolda ilk darbeyi Namık Kemal vurmuştur. Çeşitli makale ve eleştirilerinde bu şiiri yerden yere vurmuştur. Ancak o bile divan şiiri nazım biçimlerini ve aruz ölçüsünü, beyit ve bend birimlerini kullanmaya devam etmiştir. Yalnızca şiirin içeriğinde değişikliğe gitmiş, giderek değişmekte olan yaşam koşullarını ve zihniyeti şiirlerine yansıtmıştır.

Tanzimat’la Birlikte Şiirde Neler Değişti?

  • Tanzimat’ın ilk döneminde yetişen şairler için de durum aynıdır. Yenileşmenin bu ilk döneminde divan şiiri geleneği varlığını sürdürmüştür. Faydacı bir anlayışla, birtakım yeni kavramları şiire sokmuşlar, Batı medeniyetiyle ilgili düşüncelerini şiirlerinde de anlatmaya çalışmışlardır.
  • Tanzimat edebiyatı sanatçıları içinde şiirde asıl büyük yeniliği Abdülhak Hamit Tarhan gerçekleştirmiştir. Divan şiirinin bütün kalıplarını kırmış, hiç duyulmamış kalıplar, olabildiğince uzun dizeler, kafiyesiz şiirlerle bütün biçimsel yapıyı alt üst etmiştir. Şiirinin içeriğini ise olabildiğince serbest bir hayal gücü oluşturmuştur.
  • Biçimde ve içerikte şiirimizin Batılılaşması, tam anlamıyla Servetifünun Dönemi‘nin şairleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu dönemin şairleri divan şiiri geleneklerini büsbütün yıkmışlar, hem biçimde hem içerikte yeni bir şiir yaratmışlardır. Bir yandan serbest müstezata yönelmişler, diğer yandan da Batı kökenli nazım biçimlerini yaygınlaştırmışlardır.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.