Tanzimat Döneminde Şiir ve Özellikleri

Tanzimat Döneminde şiir alanında hem biçim hem de içerik açısından değişiklikler olmuştur. Ancak bunlar birdenbire olmamıştır. Çünkü bu dönemde hala divan şiiri geleneği etkisini sürdürmekteydi. Şairler Meclisi (Encümen-i Şuara) isimli bir grup, divan şiirini yeniden canlandırmaya çalışmaktaydı. Encümen-i Şuara, bu konuda başarısız olunca Fransa’dan yeni dönen Şinasi’nin yazdığı ve çevirdiği şiirlerde ortaya çıkan söyleyiş ilgi görmeye başladı. Önce şiirde yeni temalar görülmeye, daha sonra ise şiirin biçiminde birtakım değişikliklere gidilmeye başlandı.

Özetle Tanzimat birinci döneminde eski biçimle yeni temalar ele alınırken ikinci döneminde ise eski temalar, yeni biçim özellikleri işlendi.

Tanzimat Edebiyatı Şairleri

BİRİNCİ DÖNEM İKİNCİ DÖNEM
Şinasi Recaizade Mahmut Ekrem
Ziya Paşa Abdülhak Hamit Tarhan
Namık Kemal Muallim Naci

Tanzimat Şiirinin Anlam ve Tema Özellikleri

Birinci Dönem

  • Birinci dönem Tanzimat şairleri, şiirin içerinde değişikliğe gitmişlerdir. Akif Paşa’nın “Adem Kasidesi”nden başlayarak düşünen, sorgulayan insan tipi karşımıza çıkar. Ziya Paşa, kâinatın sonsuzluğu karşısında hayrete düşer. Şinasi ise Tanrı’nın birliğini akıl yoluyla kavramaya çalışır.
  • İçerikteki en önemli yenilik, sosyal ve siyasi düşüncelerin şiire girmesidir. “Hak, hukuk, adalet, medeniyet, millet, vatan, kanun, meşrutiyet, hükümet gibi kavramlar bu dönemde şiirimize girer. Şinasi ve Ziya Paşa’nın ortaya koyduğu bu kavramlar Namık Kemal ile bir ideoloji haline dönüşür.

İkinci Dönem

  • Tanzimat’ın ikinci kuşak şairlerinde bu yönelimler değişir. Devrin siyasi baskılarının da etkisiyle şairler bireysel duyguları dile getiriler. Yaşanan hayatta duyan, düşünen, seven, acı çeken; yaşadığı acılara ve kadere isyan eden yani bireyselliği şiire yansıtan bir insan tipi ortaya çıkar.
  • Bu kuşak şairlerinde aşk kavramı maddi olmaktan çıkıp hayali bir surete bürünür. Eskilerin mistik aşkı ile romantizmdeki hayali aşkın sentezi karşımıza çıkar.
  • Tabiat teması da bu dönemde önemli bir yer tutar. Tanzimat dönemi şairleri şiire gerçek tabiat sahneleri koyar.
  • İkinci dönemde öne çıkan temalardan biri de ölümdür. Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan’ın şiirlerinde ölüm teması geniş yer tutar.
  • Edebiyatımızda ilk metafizik konulu şiirlerle (Makber) ilk pastoral şiirler (Sahra) İkinci dönemde Abdülhak Hamit Tarhan tarafından yazılmıştır.



Ölçü ve Kafiye

Tanzimat Döneminde şiir dünyası ölçü ve kafiye tartışmaları yaşamıştır. Ziya Paşa, Namık Kemal, Ahmet Cevdet Paşa gibi sanatçılar hece ölçüsünü savunmuşlar fakat pek fazla ilgi görmemişlerdir.

  • Tanzimat Dönemi şairleri çok büyük oranda aruz ölçüsünü kullanmaya devam etmişlerdir.
  • Her iki dönemde de az da olsa hece ölçüsü de görülmüştür. Ziya Paşa, hece ile bir türkü yazmış, Namık Kemal, bazı oyunlarında kahramanlarını hece ile konuşturmuştur. Recaizade Mahmut Ekrem de Zemzeme’de yer alan şiirlerinin bazılarını hece ölçüsü ile yazmıştır.
  • İkinci dönem yazarları konuya göre ölçü seçilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Şiirde canlılığı ve ritmi sağlamak için değişik yapıda ölçüler seçmişlerdir.
  • Tanzimat Dönemi şairleri “Kafiye göz içindir.” anlayışı ile şiirler yazmışlardır.

Tanzimat Dönemi Şiirinde Dil ve Anlatım

Bir şiirin dil ve üslubunu belirleyen en önemli etken hangi amaçla yazıldığıdır. “Sanat toplum içindir.” anlayışıyla yazanların mesajlarını halka iletebilmek için anlaşılır olmaları gerekmektedir. “Sanat sanat içindir.” anlayışını savunan şairlerin ise böyle bir kaygısı yoktur. Tanzimat Döneminde şiir dili yeni bir kimlik kazanmıştır.

  • Birinci kuşak şairleri şiiri sosyal mesaj vermede bir araç olarak gördükleri için yalın bir üslupla şiir yazma çabasına girmişlerdir. Eski şiir geleneğinin süslü kurgusu yerine daha samimi sözlerle oluşmuş dizelere ağırlık vermişlerdir. Şiirlerde Türkçe deyimlere ve atasözlerine yer vermişlerdir. Ancak dilde sadeleşme düşüncesi tam manasıyla hayata geçememiştir.
  • İkinci dönem şairleri ise böyle bir çaba içine girme gereği duymamışlardır. Recaizade Mahmut Ekrem, günlük konuşma dilinin şiir için geçerli olmayacağını, şiir dilinin farklı olması gerektiğini savunmuştur. Abdülhak Hamit Tarhan, yeni bir şiir dili yaratmak gayesine girmiş Arapça kurallara göre yeni sözcükler türetmiştir.

Tanzimat Şiirinde Biçim Özellikleri

Tanzimat Döneminde şiir, biçim yönüyle de tartışılmıştır. İlk dönemde eski nazım biçimleri kullanılmaya devam edilmiştir. İkinci dönemde ise yenilik çalışmaları biçime yönelmiş, batı edebiyatı nazım biçimleri denenmeye başlamıştır.

  • Nazım biçimi bakımından eski şiire bağlı kalınmış; özellikle birinci dönemde gazel, kaside, murabba, terkibibent, terciibent gibi Divan şiiri nazım biçimleri kullanılmıştır. Şinasi’nin mesnevi tipi uyakla kaside yazması uyak konusunda ilk yenilik olsa da biçimle ilgili asıl yenilikler ancak ikinci dönemde Abdülhak Hamit Tarhan’ın cesur girişimleriyle başlamıştır.
  • Nazım birimi olarak genellikle beyit kullanılmıştır.
  • Parça güzelliği yerine bütün güzelliği benimsenmiştir.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.