Tanzimat Dönemi’nde Roman

Tanzimat Fermanı’nın ilan edilmesiyle tarihimizde yeni bir dönem başlamıştır. Değişen toplumsal yapı ile beraber kültür hayatımız da hızlı bir değişime girmiş; bu değişim doğal olarak, edebiyatımızı da etkilemiştir. Batı edebiyatında doğan edebi türler, bu dönemde Türk edebiyatına dahil olmuştur. Türk edebiyatının Tanzimat ile beraber tanıştığı türlerden biri de romandır. Bu makalemizde Tanzimat Dönemi’nde roman konusunu ele aldık.

Tanzimat öncesine kadar Türk edebiyatında roman diye bir tür yoktur. Mesnevi, halk hikayesi ve destan metinleri, edebiyatımızda romanın yerini tutan türler olmuştur. Modern anlamda roman ile ilk tanışmamız ise tercüme vasıtası ile olmuştur. Dönemin önemli aydınlarından Yusuf Kâmil Paşa, Fransız yazar Fenalon’un “Telemak” isimli eserini dilimize tercüme etmiştir. Bu eser Türk edebiyatının ilk çeviri romanıdır. Bu ilk çevirinin ardından Sefiller, Robinson Crusoe, Monte Kristo Kontu gibi önemli romanlar dilimize kazandırılmıştır. En nihayetinde Şemsettin Sami, “Taaşşuku Talat ile Fitnat” isimli romanı kaleme almıştır. Bu eser edebiyatımızın ilk yerli romanı kabul edilmektedir. Şemsettin Sami’yi takip eden yazarlarımız roman türüne büyük ilgi göstermişler ve Tanzimat Döneminde roman hızla gelişme göstermiştir.

Tanzimat Romanının Genel Özellikleri

  • Tanzimat romanları, edebiyatımızda türünün ilk örnekleri olduğu için teknik açıdan başarısızdır. Bu dönemin romanlarında geleneksel anlatım tekniklerinin etkilerini görmek mümkündür.
  • Her anlamda yüzünü Avrupa’ya dönmüş olan Tanzimat aydınları, romanda da dönemin en başarılı ülkesi olan Fransa’yı örnek almışlardır. Tanzimat romanlarında Fransız romancılığının büyük etkisi olmuştur.
  • Bu dönemde yazarlar, romanı, halkı eğitmede bir araç olarak görmüş; “toplum için sanat” anlayışıyla hareket etmişlerdir. Ahlak konusu, romanların özünü oluşturur. Romanın ahlaki bir ders vermesine özen gösterilir.
  • Tanzimat dönemi romanlarında en çok işlenen konular şunlardır: yanlış batılılaşma, kölelik-cariyelik, mirasyedilik, görücü usulü ile evlilik…
  • Kadının eğitimi konusuna da büyük önem verilmiş, hemen hemen her romanda kadınların eğitilmesi ile ilgili mesajlar verilmiştir.
  • Osmanlı’nın çöküş döneminde görülen ekonomik sıkıtılar ve umutsuzluklar romanlara da etki etmiştir. Romanlar genellikle ölümle sonuçlanmıştır.
  • Bu dönemin romanlarında büyük rastlantılar da göze çarpar. Bu durum, okuyucuda gerçeklik algısının azalmasına neden olur.
  • Tanzimat döneminde roman romantizm ve realizm akımlarının etkisinde gelişmiştir. İlk dönem romanlarında romantizm akımı görülürken ikinci dönem romanlarında realizm hatta natüralizm akımları hakimdir.

Tanzimat Romanlarında Kişiler

Tanzimat birinci dönem sanatçıları, romantizmin de etkisiyle tek boyutlu kişiler yaratmışlardır. İyiler hep iyi; kötüler ise hep kötüdür. İkinci dönemde, realizm akımın gelişmesiyle beraber bu özellik yavaş yavaş ortadan kalkmıştır.

Tanzimat romanlarının kişileri, genellikle anneleri tarafından büyütülmüş, bir yanları hep zayıf, ciddi zaafları olan kişilerdir. Baba figürünün eksikliği, hemen hemen her romanda kendisini hissettirir.

Tanzimat romanlarının kişilerinde göze çarpan diğer bir unsur ise “tutku”dur. Mahpeyker, Bihruz Bey ve Rakım Efendi, Tanzimat romanlarının tutkulu kişileri olarak göze çarparlar.

Tanzimat Romanlarında Mekân

Tanzimat dönemi romanlarında mekân, çoğunlukla İstanbul’dur. Özellikle “Çamlıca” bu dönemin en popüler mekanıdır ve romanlarda da sıkça karşımıza çıkmaktadır.

İstanbul’un dışında geçen romanlar da vardır. Karabibik, Antalya’nın bir köyünde geçerken Sergüzeşt isimli roman İstanbul’dan başlayıp Nil nehrinde sonlanan bir macerayı anlatmaktadır.

Tanzimat Dönemi’nde Roman Türünde Yazılan Eserler

Şemsettin Sami, Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Nabizade Nazım, Samipaşazade Sezai, Recaizade Mahmut Ekrem ve Mizancı Murat bu dönemde roman yazan sanatçılardır. Bu isimler içinde en üretkeni Ahmet Mithat Efendi’dir. Tanzimat Dönemi’nin önemli romanları şunlardır:

Şemsettin Sami: Taaşşuku Talat ile Fitnat
Namık Kemal: İntibah, Cezmi
Ahmet Mithat Efendi: Felatun Bey ile Rakım Efendi, Paris’te Bir Türk, Çengi, Dünyaya İkinci Geliş, Hasan Mellâh, Hüseyin Fellah, Esrar-ı Cinayat, Henüz On Yedi Yaşında, Jön Türkler, Çingene …
Nabizade Nazım: Zehra, Karabibik
Samipaşazade Sezai: Sergüzeşt
Recaizade Mahmut Ekrem: Araba Sevdası
Mizancı Murat: Turfanda mı yoksa Turfa mı?



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.