Tanzimat Dönemi’nde Eleştiri

Eleştiri, Türk edebiyatında bağımsız bir tür olarak Tanzimat Dönemi’nde başlamıştır. Yenileşme döneminin ilk eleştirel görüşleri dil ve basın hayatı etrafında belirir. Tanzimat Dönemi’nde eleştiri türü, edebi meselelerin tartışılmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Eleştiriler, özellikle kafiye konusu üzerine yoğunlaşmıştır. Türk Edebiyatı’nın ilerleyen dönemlerinde ise eleştiri türü, gelişerek varlığını sürdürmüştür.

Bkz: Eleştiri Nedir?

Tanzimat Dönemi’nde Yazılan Önemli Eleştiriler

Şinasi, Tercüman-i Ahvâl’de ve Tasvir-i Efkâr’da yayımladığı kimi yazılarında eski zihniyeti, eski dil ve edebiyat anlayışıyla basın hayatını eleştirir.

Namık Kemal, 1866’da Tasvir-i Efkâr’da yayımladığı Lisan-ı Osmanînin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazatı Şamildir başlıklı yazısında, divan edebiyatının olumsuzluklarını dile getirir. Yazar, Ziya Paşa’nın Harabat adlı divan şiiri antolojisini eleştirmek amacıyla yazdığı Tahrib-i Harabat (1876) ve Takip (1886) başlıklı yazılarında da divan edebiyatına hücum etmiştir. Bu olay üzerine Namık Kemal ile Ziya Paşa’nın araları açılmıştır. Victor Hugo’nun Cromwell ön sözüne benzetilen Mukaddime-i Celal‘de (Celalettin Harzemşah’ın ön sözü) ise roman ve tiyatro konusundaki düşüncelerini aktarır ve divan edebiyatını eleştirmeye devam eder. Renan Müdafaanamesi adlı eserini Ernest Renan’ın, İslâmiyet’in bilime, kültüre, sanata ve ilerlemeye engel olduğu fikrini eleştirmek için kaleme almıştır. Bahar-i Dâniş Mukaddimesi, İrfan Paşa’ya Mektup başlıklı yazıları onun diğer eleştirileridir.



Ziya Paşa ise 1868’de Londra’da Hürriyet gazetesinde yayımladığı Şiir ve İnşâ makalesinde, divan edebiyatına yönelik eleştirilerde bulunur. Ancak 1874’te kaleme aldığı Harabat Mukaddimesi’nde divan edebiyatı hakkındaki düşüncelerinin tam tersini ileri sürerek divan edebiyatını yüceltirken halk şiirini küçümser.

Ahmet Mithat Efendi, Sabah gazetesinde yayımladığı Dekadanlar adlı yazısında Servetifünuncuları ağır ve süslü bir dil kullandıkları, edebiyatımızı soysuzlaştırdıkları için eleştirmiştir. Bu yazı üzerine edebiyat dünyasında uzun sürecek tartışmalar yaşanmış, daha sonra Ahmet Mithat özür mahiyetinde bir yazı daha yazmıştır. Dekadanlık tartışmasının sonunda eski edebiyat anlayışı tarihe karışmıştır.

Recaizade Mahmut Ekrem, eski yeni kavgasında yenilikçilerin lideri konumundadır ve Takdir-i Elhan ve Zemzeme şiir kitabının ön sözü ile Muallim Naci’nin şahsında eski edebiyat anlayışını eleştirmiş; Muallim Naci ise Recaizade’nin fikirlerini “Demdeme” adlı eseriyle eleştirmiştir.

Mizancı Murat Bey ise Mizan’da “Edebiyatımızın Numune-i İmtisalleri” başlığı altında Vatan yahut Silistre, Vuslat ve Sergüzeşt’i elettirdiğini görürüz.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.