Tahmis Sanatı Nedir? Özellikleri, Örnekleri

Tahmis, divan şiirinde kullanılan edebi sanatlar arasındadır. Kelime manası “beşleme” demektir. Genellikle “gazel” türüne uygulanır. Şair, herhangi bir şairin beğendiği bir gazelinin beyitleri üzerine üçer mısra daha ekleyerek onları beşer mısralık bentler haline getirir. Eklenen bu üç mısra, vezin, mana ve kafiye bakımından eklendiği beyit ile bütünlük ve uygunluk göstermelidir. Tahmis ancak o zaman başarılı sayılabilir.

Eklenen üç mısranın kafiyeleri başlangıç beytinde beytin kafiyeleri ile, sonraki beyitlerde ise beytin ilk mısrası ile kafiyeli olur. Tahmis, fikre bağlı bir sanattır. Kelimelerin anlamları ön planda olduğundan da mana sanatları grubuna da dahil edilebilir.

Tahmis Örnekleri

Örnek – 1

Yahya Kemal, Neşati’nin “bile redifli” gazelini tahmis etmiştir.

Ye’se gark etti felek külbe-i ahzánı bile
Âteşim geçti cehennemdeki nírânı bile
Cuş edüp söndüremez gözyaşı tüfânı bile
“Gittin ammâ ki kodun hasret ile canı bile
İstemem sensiz olan sohbet-i yâranı bile”

Düşde gördüm gece endamını pirâhensiz
Nürdan ruh-i musaffâ idi gûya tensiz
Gam değil kalsa da iklim-i çemen gülşensiz
“Devr-i meclis bana girdâb-ı belâdır sensiz
Meyi zehráb-1 sitem sågar-ı gerdanı bile”

Sanırım çerh siyah atlasa yer yer bürünür
Ah edüp bad-ı seher yollara düşmüş sürünür
Ne mükedder çıkılır seyre ne mahzun yürünür
“Baga sensiz varamam çeşmime âteş görünür
Gül-i handanı degil serv-i haramını bile”

Mihr ü mahımdı bu âlemde huzurun dahi dün
Gittin eyvah cihân zulmete gark oldu bugün
Küskünüm tali-i nasâze gönülden küskün
“Sineden derd ile bir ah edeyim kim dönsün
Aksine çerh-ı felek mihr-i dırahşanı bile”

Şeb-i yeldada görünsün mü vücüdun bana tayf
Geçse eyyâm-ı şitâ gelse bahar olsa da sayf
Güle bakmak ele câm almak içün kalmadı keyf
“Har-ı firkatle Neşâti-i hazînin vahayf
Dâmen-i ülfeti çak oldu giribânı bile”



Örnek – 2

Beşir Ayvazoğlu, Yahya Kemal’in “olsun erenler” redifli gazelindeki beyitlerin üzerine üçer mısra daha ekleyerek tahmis etmiştir:

Mey düşmen-i rindâna harâm olsun erenler
Taşsın meyimiz âleme nâm olsun erenler
Her dem dil-i şeydâ meye râm olsun erenler
Ömrün şu biten neşvesi tâm olsun erenler
Son meclisi câm üstüne câm olsun erenler

Minnet bize âteş getiren båd-1 sabaya
Gitmez biliriz cuşişimiz gayrı hebaya
Her dem yeniden peyrev olup nale-i nâya
Şükranla veda ettiğimiz cám-1 fenaya
Son pendimiz ahlafa devam olsun erenler

Mecnun oluruz lezzet-i iksir ile nagah
Någåh açılır sırrına aşkın nice bin rah
Sermest ü harap seyrederiz âlemi her gah
Dünyâda bu iksir ile mes’ud olan ervah
Ukbada da sermest-i müdâm olsun erenler

Toplansın meyhaneye rindân bugün hep
Döksün yine döksün meyi sâkî-yi şeker-leb
Elbette yeter rinde o meyhâne-yi ahreb
Câizse harâbât-ı ilâhîde de her şeb
Yârân yine rindân-ı kiram olsun erenler”

Ey yâr-ı cefakâr şu son meclise gel de
Gör neşveyi öğren ki ne var tûl-i emelde
Yâran yine sermest kadehler yine elde
Tekrâr mülâkî oluruz bezm-i ezelde
Evvel giden ahbâba selâm olsun erenler

 



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.