Suat Derviş Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

suat dervişHayatı

Suat Derviş, 1903 yılında İstanbul Moda’da dünyaya geldi. Babası tıp profesörü İsmail Derviş Bey’dir. Varlıklı bir ailenin çocuğu olan sanatçının resmi adı Hatice Saadet’tir. İlköğrenimini evinde, özel hocalardan almıştır. İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir. Daha sonra Kadıköy Numune Rüştüyesi’ne, ardından Bilgi Yurdu’na devam etmiştir. Nazım Hikmet’in çocukluk arkadaşıdır. İlk yazıları Nazım’ın etkisiyle Alemdar dergisinde yayımlanmıştır. Bir süre Alemdar gazetesinde ardından da İkdam gazetesinde çalışmıştır. İkdam gazetesinde bir kadın sayfası hazırlayarak bu konuda öncü olmuştur. 1927-1932 yılları arasında konservatuar eğitimi için Almanya’ya gitmiş, eğitimini tamamlayamadan yurda dönmüştür. Çeşitli gazetelerde çalışan sanatçının, Rusya ziyareti hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur. Sol görüşleri nedeniyle “kıpkızıl komünist” adıyla damgalanmış, 1944 yılında Türkiye Komünist Partisi’ne katıldığı gerekçesiyle yargılanarak 8 ay tutuklu kalmıştır. Bir süre Paris’te yaşadıktan sonra yeniden Türkiye’ye dönmüş, 23 Temmuz 1972’de hayatını kaybetmiştir.

Edebi Kişiliği

  • Gazetecilik ile uğraştı. Yayımlanan ilk şiiri “Hezeyan” başlığını taşıyan mensur şiiridir. Bu şiir çocukluk arkadaşı Nazım Hikmet tarafından Alemdar gazetesinde yayımlanmıştır. Nazım Hikmet’in “Gölgesi” adlı şiiri Suat Derviş’e ithafen yazılmıştır.
  • Eserleri yabancı dile çevrilen ilk Türk yazarlardan olan Suat Derviş, toplumcu-gerçekçi bir anlayışa sahiptir.
  • Avrupa’ya muhabir olarak giden ilk kadın gazetecidir.
  • Geçimini sağlamak için İngilizce ve İtalyanca çeviriler yaptı.
  • Tiyatro piyesleri ve skeçler yazdı.
  • Roman, hikâye ve çocuk masalları yazdı.
  • “Hatice Saadet Baraner” takma adını kullandı.
  • Suat Derviş’in ilk romanı “Kara Kitap”tır. Bu eserde ölüme mahkûm güzel ve hassas bir genç kızın son nefesinde kadar ki yaşama arzusunu ve duygularını anlattı.
  • “Hiçbiri”, “Ne Bir Ses Ne Bir Nefes”, “Bir Buhran Gecesi”, “Fatma’nın Günahı”, “Gönül Gibi” ve “Emine” romanlarında İstanbul’un üst düzey yaşamından kesitler sundu, ilişkileri anlattı; kadının toplumsal konumunu, özgürlük talebini irdeledi.
  • “Emine” adlı eseri Latin harfleri ile yazılmış ilk eserdir.
  • Adana, İstanbul, Ankara ve İzmir’de çıkan pek çok gazetede yazıları yayımlandı.
  • “Onu Bekliyorum”, “Onları Ben Öldürdüm”, “Baba ve Oğul” romanları çeşitli gazetelerde yayımlandı.
  • Fosforlu Cevriye” romanı 1930’larda Galata semtinde yaşayan hayat kadını Cevriye’nin polisten kaçan bir adama aşkını anlatır. Eser, “Karakolda Ayna Var”, “Kız Kolunda Damga Var”, “Gözlerinden Bellidir Cevriyem” ve “Sende Kara Sevda Var” başlıklı dört bölümden oluşur.



Eserleri

Roman
Kara Kitap
Ne Bir Ses Ne Bir Nefes
Hiçbiri
Ahmet Ferdi
Behire’nin Talipleri
Fatma’nın Günahı
Ben mi
Gönül Gibi
Emine
Hiç
Çılgın Gibi
Yalının Gölgesi
Fosforlu Cevriye
Ankara Mahpusu (Zeynep İçin)
Onları Ben Öldürdüm
Büyük Ateş
Yaprak Kıpırdamasın
Biz Üç Kardeşiz
Bir İstanbul Gecesi
Bu Roman Olan Şeylerin Romanı

İnceleme
Niçin Sovyetler Birliğinin Dostuyum



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.