Şeyhi Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

ŞeyhiHayatı

Şeyhi, 14. yüzyılın sonlarında, Kütahya’da doğmuştur. Asıl adı Yusuf Sinaneddin’dir. Öğrenimine Kütahya’da başlamış, Ahmedi’den ders almıştır. Daha sonra ilmini ilerletmek için İran’a giderek tasavvuf ve tıp öğrenmiştir. İran’da önemli mutasavvıflarla bir arada olma fırsatı yakalamıştır. Göz rahatsızlığı bulunan Çelebi Sultan Mehmet’i tedavi etmiştir. Bu hizmeti karşılığında kendisine tımar olarak verilen Tokuzlu köyüne doğru giderken yolda tımarın eski sahipleri tarafından saldırıya uğramıştır. Bu durumu padişaha haber vermek için ünlü fabl türündeki “Harnâme”sini yazmıştır. Daha sonra İkinci Murat tarafından da himaye edilmiştir. Sultan İkinci Murat devrinde ve Germiyan’da hayatını kaybetmiştir.

Bkz: Divan Edebiyatı Şairleri

Edebi Kişiliği

  • Şeyhi, 15. yüzyıl divan edebiyatının ilk büyük şairidir.
  • Kaside ve gazelde başarılı örnekler yazsa da asıl mesnevileriyle tanınmıştır.
  • Hacı Bayram tarikatına bağlı olan şair hem tasavvufi hem de din dışı şiirler yazmış fakat asıl başarısını hiciv üslubuyla kaleme aldığı sosyal içerikli eserleriyle göstermiştir.
  • Divan edebiyatı geleneğinin kurallarını derli toplu ilk defa uygulayan şairdir. Divan şiiri sanatlarını, mecaz ve mazmunlarını büyük bir incelik ve ustalıkla kullanmıştır.
  • İran edebiyatından Hafız ve Sadi gibi büyük üstatlardan etkilenen sanatçı, Türk edebiyatında da Ahmet Paşa ve Fuzûlî gibi önemli şairleri etkilemiştir.
  • Eserlerinde döneminin Türkçesini başarıyla yansıtmıştır.
  • Türk edebiyatında hiciv ve fabl özelliği taşıyan ilk eser olan “Harname” adlı mesneviyi yazmıştır. Eleştirel tarzda yazılan eser didaktik ve alegorik özellikler taşımaktadır.



Eserleri

Divan
Harnâme
Hüsrev ü Şirin

Harname

Çelebi Mehmet’te sunduğu 126 beyitlik bir mesnevidir. Aynı zamanda göz doktoru olan Şeyhî, Ankara’da Çelebi Mehmet’in gözünü tedavi etmiş, Çelebi Mehmet de buna karşılık olarak ona Tokuzlu köyünü tımar olarak vermiştir. Şeyhî, Tokuzlu köyüne giderken yolda tımarın eski sahiplerince soyulmuş, hakarete uğramıştır. Şeyhî, bunun üzerine şikayetini padişaha anlatmak için ünlü Harname adlı mesneviyi yazmıştır.

Eser, “Bir eşeğin boynuz umarken kulağından olması” ana fikrine dayanır. Edebiyatımızın hiciv ve fabl türündeki ilk eseridir. Olay örgüsü; bir eşeğin başından geçmiş gibi hikâye edildiği ve eşeğin dilinden aktarıldığı için fabl tarzında alegorik bir eserdir. “İnsanlar yaptıkları işin değeri kadar refaha layıktır.” görüşünü vurgulayan didaktik bir eserdir. İnce nüktelerle toplumsal eşitsizlikleri eleştirdiği için hiciv tarzında bir eserdir.

Harnâme, derli toplu anlatımı ve seviyeli alaycılığıyla mizah edebiyatımızın en güzel örneklerinden biridir.

Hüsrev ü Şirin

6944 beyitten oluşan eser, İranlı şair Genceli Nizami’nin aynı adı taşıyan mesnevisinin tercümesidir. Eserde İran hükümdarı Hürmüz’ün oğlu Hüsrev ile Ermeni meliki Mehin Banu’nun yeğeni Şirin arasındaki aşk hikâyesi anlatılır.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.