Serveti Fünun Sanatçıları

Serveti Fünun sanatçıları, ruhen birbirlerine yakın, içe kapanık, gelecek konusunda karamsar, ağırlaşan siyasi şartlar karşısında bıkkın, doğrudan bir mücadeleyi göze alamayacak kadar çekingen insanlardır. Bu dönemde her türlü yayın büyük bir kontrol, basın sıkı bir sansür altında idi.  Baskı ve yasaklar onları yıldırıyordu. Bu bakımdan, Servet-i Fünûn sanatçıları siyasetten uzak durdular.

Servet-i Fünûncuların büyük bir kısmı orta tabakadan gelmişlerdir. Batı medeniyetini ve bu medeniyetin sanat ve edebiyat anlayışını öğrenme olanağı bulmuşlardır. Düzenli eğitim görmeleri, okudukları Batı tarzı okullarda, Avrupalı (özellikle Fransız) edebiyatçıları yakından tanımaları, onlarda ortak bir sanat zevkinin doğmasına zemin hazırlamıştır. Fakat aynı sanat zevkine sahip olmalarına rağmen bu zevki
yansıtma biçimleri farklıdır.

Bkz: Servet-i Fünun Edebiyatı ve Genel Özellikleri

Başılıca Serveti Fünun Sanatçıları

Tevfik Fikret (1867-1915)

  • Servet-i Fünun edebiyatının öncülerindedir.
  • Başlangıçtan 1901 yılına dek (Servet-i Fünun’un dağılışına dek) sanat için sanat anlayışındadır.
  • 1901’den sonra yazdığı şiirlerden toplum için sanat anlayışına yöneldiği anlaşılmaktadır.
  • Bu şiirlerinde baskıcı yönetime karşı çıkmış; yeniliği, medeniyetçiliği, özgürlüğü, idealistliği ve meşrutiyeti övmüştür.
  • Aruz veznini kullanarak Türkçeyle teknik açıdan kusursuz şiirler söylemiştir.
  • Şairin en büyük özelliği nazmı nesre yaklaştırmasıdır.
  • Şiirlerinde büyük bir biçim olgunluğu göze çarpar.
  • Dili, Servet-i Fünun’un genel anlayışı doğrultusunda Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalarla doludur.
  • Çocuklar için yazdığı “Şermin” adlı kitabında hece ölçüsü ve yalın bir dil kullanmıştır.
  • Batılı nazım biçimlerinden sone, terza-rima, serbest Müstezat tarzlarında şiirler de söylemiştir.

Eserleri: Eski Şeyler (İlk şairlik zamanına ait şiirler), Rübâb-ı Şikeste (1901 yılına kadar yazdığı şiirler), Haluk’un Defteri (Sosyal Konulu şiirler), Şermin (Hece vezniyle çocuklar için şiirler)

Bkz: Tevfik Fikret Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Cenap Şehabettin (1870-1934)

  • Servet-i Fünun edebiyatının Tevfik Fikret’ten sonraki büyük şairi kabul edilir.
  • Sanat için sanat anlayışına bağlı kalmış, toplumsal konularla ilgili şiir yazmamıştır.
  • Şiirlerini aruzla yazmış, hecenin bir ölçü olamayacağını iddia etmiştir.
  • Fransız sembolistlerinden etkilenmiştir.
  • Edebi dilin, konuşma dilinden farklı olması gerektiğine inanmıştır. Bu yüzden Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalarla yüklü dili ağırdır.
  • Fransızcanın etkisiyle oluşturduğu tamlamalar edebiyat dünyasında eleştirilere uğramıştır.
  • Şiirde anlamdan çok ahenk ve müzikaliteye önem vermiştir.
  • Şiirlerinin konusunu, kelimelerin ve veznin ahengi ile vermek istemiş ve tabiatı taklit etmiştir. Elhan-ı Şita adlı şiirinde karın yağışını sözcükler aracılığıyla tabiattaki gibi hissedilecek bir tarzla yazmıştır.
  • 1908’den sonra şiir yazmamış, yalnızca mensur eserler vermiştir.

Eserleri: Tâmât (Şiir), Hac Yolunda, Avrupa Mektupları, Suriye Mektupları, Afâk-ı Irak (gezi), Evrakı-ı Eyyam, Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh (Makale), Tiryaki Sözleri (Vecizeler), Yalan, Körebe, Küçük Beyler (Tiyatro), Shakespeare (Monografi)

Bkz: Cenap Şahabettin Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Halit Ziya Uşaklıgil (1869-1945)

  • Türk edebiyatında Batılı standartlarda roman yazan ilk sanatçıdır.
  • İlk romanlarını (Nemide, Sefile, Bir Ölünün Defteri, Ferdi ve Şürekası) İzmir’de kaleme alan sanatçı kendisine asıl şöhretini sağlayan romanlarını İstanbul’a geldikten sonra kaleme almıştır.
  • İstanbul’a geldikten sonra yazdığı, Mai ve Siyah, Kırık Hayatlar ve Aşk-ı Memnu, Türk edebiyatının ilk kusursuz romanlarıdır.
  • Mai ve Siyah adlı romanı, Türk edebiyatında Batılı anlamda ilk roman kabul edilmiştir.
  • Romanlarında genel olarak İstanbul ve İzmir’in seçkin tiplerini, ağır sayılabilecek bir dille anlatan sanatçı; öykülerinde daha sade bir dille ve halktan insanları anlatmayı tercih etmiştir.
  • Realizm akımının etkisinde kalmıştır.
  • Hikâyelerinde Fransız sanatçı Maupassant’ı örnek almıştır.
  • Edebiyatımızda mensur şiirin ilk örnekleri kabul edilen eserlerini Mensur Şiirler adlı yapıtında toplamıştır.

Eserleri: Mai ve Siyah, Kırık Hayatlar, Aşk-ı Memnu, Sefile, Nemide, Bir Ölünün Defteri, Ferdi ve Şürekası, Nesl-i Âhir (Roman) Nakil, Küçük Fıkralar, Heyhât, Bir Yazın Tarihi, Solgun Demet, Bir Şi’r-i Hayal, Sepette Bulunmuş, Bir Hikâye-i Sevda, Hepsinden Acı, Aşka Dair, Onu Beklerken, İhtiyar Dost, Kadın Pençesi, İzmir Hikâyeleri, Sade Bir Şey, Ferhunde Kalfa (Hikâye) Bir İzdivacın Tarih-i Muâşakası, Bir Muhtıranın Son Yaprakları, Bu muydu? (Uzun Hikâye), Kırk Yıl, Saray ve Ötesi, Bir Acı Hikâye (Hatıra), Füruzan, Fare, Kâbus (Tiyatro), Mensur Şiirler, Mezardan Sesler (Mensur Şiir), Sanata Dair (Makale)

Bkz: Halit Ziya Uşaklıgil Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri



Mehmet Rauf (1874-1931)

  • Servet-i Fünun dönemi roman ve hikâyecilerindendir.
  • Yerli sanatçılardan Halit Ziya, yabancılardan Fransız sanatçı Pal Bourget’ten etkilenmiştir.
  • Eserlerinde Servet-i Fünun anlayışına uygun romantik aşkları, duyguları, hayalleri, kişilerin iç dünyasını, hüzün ve karamsarlık konularını işlemiştir.
  • Eserlerinde toplumsal konulara yer vermemiştir.
  • Romanlarında, psikolojik tahlillere önem vermiş ve bunda başarılı olmuştur. Çevre ve kişi betimlemelerine pek önem vermemiştir.
  • Roman ve öykülerinde kendi hayatından kesitler vardır. Eserlerindeki kahramanlar aracılığıyla duygu ve düşüncelerini anlatmıştır.
  • Realizm ve natüralizmden etkilenmiştir.
  • Eylül adlı eseri, Türk edebiyatının ilk psikolojik romanıdır.
  • Genellikle aşk konusunda yazmıştır.
  • Eserlerinde mekân olarak İstanbul ve çevresini kullanmıştır.
  • Mensur şiir tarzına özel bir önem vermiş ve bu tarzda çok ürün çıkararak mensur şiirin yayılmasında etkili olmuştur.
  • Servet-i Fünuncuların genel dil özelliklerini kullanmakla beraber onlardan daha sade bir çizgide kalmayı tercih etmiştir.

Eserleri: Eylül, Halas, Ferda-yı Garam, Son Yıldız, Genç Kız Kalbi, Karanfil ve Yasemin (Roman) İntizar, Âşıkâne, Son Emel, Bir Aşkın Tarihi, Üç Hikâye, Eski Aşk Geceleri, Menekşe (Hikâye), Siyah İnciler (Mensur Şiir), Pençe, Cidal, Sansar, Ceriha (Tiyatro)

Bkz: Mehmet Rauf Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Süleyman Nazif (1869-1827)

  • Bireysel temaları işlediği ilk şiirlerini Servet-i Fünun’da İbrahim Cehdî adıyla yayımlamıştır.
  • 1908’den sonra Toplumsal konulara (özellikle memleket meseleleri) yönelmiştir.
  • İşgal kuvvetlerinin İstanbul’a girmesini Kara Bir Gün adlı makalesi ile protesto etmiştir.
  • Şiirlerinde Namık Kemal’den gelen ateşli vatanperverlikle, Servet-i Fünun’un üslubunu birleştirmiştir.
  • Firak-ı Irak’ta Irak’ın vatan topraklarından kopmasından duyduğu üzüntüyü dile getirmiştir.
  • Çal Çoban Çal adlı düz yazısı da Bursa’nın işgalden kurtuluşunu anlatan yine şaire ait en önemli eserlerden biridir.

Eserleri: Gizli Figanlar, Firak-ı Irak (Şiir), Malta Geceleri, Batarya ile Ateş (Düzyazı), Çal Çoban Çal, Tarihin Yılan Hikâyesi (Makale)

Bkz: Süleyman Nazif Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Hüseyin Cahit Yalçın (1875-1957)

  • Edebiyat-ı Cedide döneminde yeni edebiyatı ve Batı kültürünü savunan ateşli makaleler yazmıştır.
  • Meşrutiyet’ten sonra siyasi makaleyi diğer türlere kıyasla daha çok tercih etmiştir.
  • Eserlerini realist bir anlayışla ve gözlemlere dayanarak oluşturan sanatçı, roman ve hikâyelerinde tasvir ve ruh çözümlemelerine fazlaca yer vermiştir.
  • Fransızcadan çevirerek yayımladığı Edebiyat ve Hukuk adlı makalesi Servet-i Fünun dergisinin kapatılmasına yol açmıştır.

Eserleri: Nadide, Hayal İçinde (Roman), Hayat-ı Muhayyel, Hayat-ı Hakikiye Sahneleri, Niçin Aldatırlarmış (Hikâye), Lâne-i Melâl, Gave Destanı (Şiir) Edebi Hatıralar, Malta Adasında, Meşrutiyet Hatıraları (Hatıra), Kavgalarım (Eleştiri)

Bkz: Hüseyin Cahit Yalçın Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Ahmet Hikmet Müftüoğlu (1870-1927)

  • Servet-i Fünun dönemi hikâye ve romancılarındandır.
  • İlk kitabında (Haristan ve Gülistan) topladığı öykülerinde Servet-i Fünun roman ve hikâye dilini kullanmıştır.
  • Milli edebiyatın gelişmesiyle birlikte sanat anlayışını bu çizgide sürdürmüştür. Sanat hayatının ilk yıllarında Serveti Fünuncu sonraki dönemlerinde Milli Edebiyatçıdır.
  • Dil konusunda yazılar yazmış, Türkoloji çalışmalarıyla ilgilenmiş, güzel sanatlara, resim ve müziğe karşı büyük ilgi duymuş, el sanatlarımızı yüceltmiştir.
  • Türkoloji çalışmalarına karşı duyduğu ilgi sanatçının Gönül Hanım adlı romanı yazmasını sağlamıştır. Romanda Gönül Hanım, kardeşi, Üsteğmen Mehmet ve Macar kontu Zichy’nin Orhun yazıtlarına yaptıkları yolculuk anlatılmıştır.
  • İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra yazdığı Çağlayanlar adlı yapıtı, milli duygularla yazdığı düzyazıları ve hikâyeleri içerir.

Eserleri: Hâristan ve Gülistan, Çağlayanlar (Hikâye), Gönül Hanım (Roman)

Bkz: Ahmet Hikmet Müftüoğlu Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Ali Ekrem Bolayır (1867-1937)

  • Şiirlerini “Ayın Nadir” ismiyle yazan sanatçı asıl şöhretini Servet-i Fünûn dergisinde yayımladığı şiirleriyle elde etmiştir.
  • Edebiyat-ı Cedide şiirine yönelik bir özeleştiri olan “Şiirimiz” makalesini sansürleyen Tevfik Fikret’le araları açılmış, bunun üzerine dergiden ayrılmıştır.
  • Ali Ekrem 1908’e kadar Servet-i Fünun’un klasik dil ve edebiyat anlayışına bağlı kalmıştır. Bu dönemde daha çok bireysel konulara eğilmiştir.
  • 1908’den sonra toplum için sanat anlayışına daha yakın durmuştur. Bu dönemde şiirlerinin içeriğinde belirgin bir değişme görülmüştür. Sosyal temalar bu dönem şiirlerinin en belirgin özelliğidir.
  • Aruz ile çok uğraşmış olmasına karşın hece ölçüsünü de topluluk içinde ilk deneyen odur. Heceye olan ilgisi hayatının ikinci döneminde daha da artmış, bu dönemde şiirlerinin hemen hepsini heceyle yazmıştır.
  • Gerek şiirleri gerekse düz yazıyla ortaya koyduğu eserleri sanatsal açıdan çok güçlü değildir.

Eserleri: Zılâl-i İlham, Rûh-ı Kemal, Ordunun Defteri, Şiir Demeti (Şiir), Baria, Sultan Selim, Sükût, Mama Dadım Darılır (Tiyatro), Lisan-ı Edebiyat, Edebî Meslekler, Lisanımız, Recaîzâde Ekrem, Namık Kemal (İnceleme – monografi)

Bkz: Ali Ekrem Bolayır Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Celal Sahir Erozan (1883 – 1935)

  • Celâl Sahir, Servet-i Fünûn’un en genç şairlerindendir. Sanat hayatı; “Edebiyat-ı Cedide Dönemi”, “Fecr-i Âtî Şiirleri”, “Türkçülük Dönemi” ve “Cumhuriyet Sonrası” olmak üzere dört döneme ayrılabilir.
  • Servet-i Fünûn dönemindeki şiirlerinde, sanat için sanat ilkesine bağlı kalmıştır.
  • Şiirlerinde genellikle kadın, aşk, tabiat, hüzün ve melâl, gerçekten kaçıp hayale sığınma, ölüm gibi temaları işlemiştir.
  • Aşk ve kadın temalarını sık işlemesi, sanatçının “kadın şairi” olarak tanınmasına sebep olmuştur.
  • Dil ve üslup yönünden Tevfik Fikret ve Cenap gibi şairlerin gölgesinde kalmış, fazla öne çıkamamıştır.
  • 1908’den sonra Fecr-i Âtî topluluğuna katılmış, ardından Millî Edebiyat anlayışını benimsemiş, ‘Yeni Lisan’ hareketini desteklemiş, Türkçü düşünceyi savunmuş, sade bir dille ve hece vezniyle manzumeler yazmıştır.
  • Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine vatan temasını işleyen şiirler kaleme almış, bunlarda Halk şiirinin deyiş ve biçim özelliklerine yaklaşmıştır.

Eserleri: Beyaz Gölgeler (Servet-i Fünûn dönemi şiirleridir), Buhran (Mensur şiir ağırlıklı eseridir.), Siyah Kitap (Şiir-Servet-i Fünûn kütüphanesinin yirmi yedinci kitabı olarak basılmıştır.), İstanbul İçin Mebus Namzetlerim (Küçük bir hiciv risalesidir.)



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.