Servet-i Fünun Döneminde Hikâye

Servet-i Fünun edebiyatında hikâye alanında Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Hikmet Müftüoğlu ve Saffeti Ziya gibi sanatçılar örnekler vermişlerdir.

  • Bunların hikâyeleri gerek kurgu gerekse olay örgüsü yönünden Tanzimat dönemi hikayelerinde daha başarılı olmuştur. Hikâye alanındaki en büyük kusurları, verilen ürünlerde dilin ağır olmasıdır.
  • Servet-i Fünun Dönemi hikâyelerinde aşk, ölüm, intihar, kıskançlık, yalnızlık, ihanet, toplumdan kaçış, hayal-hakikat çatışması gibi bireysel konular, karamsar ve melankolik bir çerçevede ele alınır. Ancak Hüseyin Cahit Yalçın’ın Hayat-ı Hakikiye Sahneleri ile Halit Ziya’nın bazı realist hikâyeleri sosyal konuludur.
  • Servet-i Fünun hikâyelerinde genellikle modern ve Batılı bir yaşam biçimi anlatılır. Hikâyelerde İstanbul ve İzmir gibi büyük kentler mekân olarak seçilir. Hikâyelerde psikolojik tahlillere ve tasvirlere geniş yer verilir. Dil ağır, anlatımda sanatkârane bir tarz dikkati çeker.
  • Hikayelerde genellikle üst tabakadan kişiler seçilmiştir.
  • Servet-i Fünun Dönemi hikâyeleri daha çok “olay hikâyesi” (Mauppassant tarzı hikâyecilik) biçimindedir. Serim-düğüm-çözüm bölümlerinden oluşan hikâyelerde klasik olay örgüsü kullanılmıştır.
  • Bu dönemde hikaye türündeki bazı eserler şunlardır:

Halit Ziya Uşaklıgil: Bir Yazın Tarihi, Solgun Demet, Aşka Dair, Hepsinden Acı, Kadın Pençesi, Bir Şi’ri Hayal, İzmir Hikâyeleri, Bir Muhtıranın Son Yaprakları, Onu Beklerken

Mehmet Rauf: Kadın İsterse, Âşıkane, Bir Aşkın Tarihi, Son Emel, İhtizar, Pervaneler Gibi

Hüseyin Cahit Yalçın: Hayat-ı Muhayyel, Hayat-ı Hakikiyye Sahneleri, Niçin Aldatırlarmış



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.