Samipaşazade Sezai Hayatı Eserleri Edebi Kişiliği

Hayatı

Tanzimat devrinin ileri gelen isimlerinden, Osmanlı Devleti’nin ilk maarif nazırı Sami Paşa’nın oğlu olan Samipaşazade Sezai 1859 yılında İstanbul’da doğmuştur. Babasının konağında özel bir öğrenim görmüş, Farsça, Arapça, Fransızca, Almanca öğrenmiştir. 1880’de önce Evkaf Nezareti Mektubi Kalemine memur olmuş, sonra Londra elçiliği ikinci kâtipliğine atanarak orada kaldığı dört yıl boyunca İngiliz ve Fransız edebiyatlarını yakından izlemiş, İngilizceyi de öğrenmiştir. 1885 yılında yurda dönen Samipaşazade Sezai, İstanbul’da sürdürdüğü memurluk hayatına 1901’de ara vererek Paris’e gitmiş, Meşrutiyetin ilanından sonra Madrid elçiliğine atanmıştır. I. Dünya Savaşı başlayınca Madrid’den İsviçre’ye geçmiş, 1921’de emekli olarak tekrar yurda dönmüştür. 1927 yılında Büyük Milet Meclisi tarafından kendisine maaş bağlanmıştır. Sanatçı, çok sevdiği yeğeni İclal’in ölümüne çok üzülmüş, son yıllarını Kadıköy’de geçirmiştir. 26 Nisan 1936 tarihinde zatürre hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

Edebi Kişiliği

  • Tanzimat Edebiyatı’nın ikinci dönem yazarlarındandır.
  • Hikâye, roman, sohbet, gezi, makale türünde eserler verir.
  • Edebiyatımıza ilk küçük hikâyeyi o getirmiştir. Hikâye ve romanlarında, halkın içinden kahramanları, kendi dilleri, çevreleri ve günlük yaşamlarıyla yansıtmıştır.
  • Namık Kemal’e hayranlığı, nesirde onun üslubunu benimsemesine neden olur. Ancak zamanla bu etkiden uzaklaşır, kendi üslubunu bulur.
  • Üslubun ele alınan konuya göre değişkenlik gösterdiğine inanır.
  • Sami Paşazade Sezai, kısa hikâyenin kurucusu sayılır. En küçük şeylerin bile hikâye konusu olabileceğini savunur.
  • Onun kısa hikâyeleri, küçük olayları konu edinmesi, hayatı ve insanları anlatması bakımından önemlidir. Bu yönüyle kısa hikâye alanında gerçekçi akımın öncülerinden sayılır.
  • Hikâyelerinde romanlarından daha güçlü bir teknik vardır. Küçük, önemsiz, şaşırtıcı konuları, olmuş olması mümkün olayları, ruh çözümlemeleriyle, doğal ve günlük konuşma diliyle işler.
  • Şiirlerinde romantizmin, roman ve hikâyelerinde realizmin etkisi görülür.

Eserleri

Roman:
Sergüzeşt :  Bu roman, Türk romancılığında yeni bir akımın öncüsü gibidir. Yöresel gerçeklerden kaynaklanarak evrensele açılan bir nitelik taşır. Toplumcu bir gözlemle köleliğin tüm acılarını esir kız Dilber’le birlikte okura da hissettirir. Romanda Kafkasya’dan kaçırılarak İstanbul’a getirilen dokuz yaşlarında güzel bir Çerkez kızı olan Dilber’in yaşadığı sıkıntılar anlatılır.

Hikâye:
Küçük Şeyler : Sami Paşazade Sezai’nin hikâyelerinin bulunduğu bu eser edebiyatımızdaki küçük hikâye türünün ilk örneği sayılır.

Tiyatro:
Şîr

Hatıra:
İclal



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.