Sait Faik Abasıyanık Hayatı,Edebi Kişiliği,Eserleri

Hayatı

18 Kasım 1906 tarihinde Adapazarı’nda doğdu. Babasının adı Mehmet Faik, annesinin adı ise Makbule Hanım’dır. İlköğrenimini Adapazarı’nda tamamlayan Sait Faik, daha sonra ailesi ile birlikte İstanbul’a taşındı. Ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesi’nde ve Bursa Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü’ne iki yıl devam etikten sonra babasının isteği üzerine iktisat eğitimi için İsviçre’ye gitti. Orada fazla kalmayarak Fransa’ya geçti. Fransa’da kaldığı üç yıl, sanat ve kişiliği üzerinde derin izler bıraktı. Yurda dönünce bir süre Türkçe öğretmenliği yaptı. Babasının zorlamasıyla ticarete atıldı ama başarılı olamadı. 1938 yılında ailesi ile birlikte Burgazada’da yerleşti. Hayatının sonuna kadar kışları Nişantaşı’da, yazları ise Burgazada’da geçirdi. Burgazada’nın sembol ismi haline geldi. Babasının 1939’daki ölümüyle geçimini yalnızca kalemiyle sağlamanın yollarını aradı. Bir süre muhabirlik yaptıysa da daha sonra sadece hikâye ile uğraşmaya karar verdi. Daha önce Atatürk’ü de onur üyeliğine seçen, 1953 yılında ABD’deki Uluslararası Mark Twain Derneği tarafından çağdaş edebiyata yaptığı katkılarından dolayı onur üyeliğine seçildi, 11 Mayıs 1954’te İstanbul Burgazada’da şimdi müze olan evinde sirozdan öldü. 1955 yılından beri adına hikâye armağanı düzenlenmektedir.

Edebi Kişiliği

  • Şiir, hikâye, roman ve röportaj gibi farklı türlerde eserler vermiştir. Ancak hikayeleriyle Türk edebiyatının en önemli yazarları arasında yer almıştır.
  • Çağdaş Türk hikâyeciliğinde bir dönüm noktası yaratmıştır.
  • “Çehov” tarzı hikâyenin edebiyatımızdaki en büyük temsilcisidir.
  • Olaya, kişilere, entrikaya, başlangıç ve sonuca dayanan öykücülük anlayışını kırmış, daha çok atmosfer öyküsü denebilecek ürünler vermiştir.
  • İnsan gerçeğini kavramaya çalışırken bireyden ve daha çok kendisinden yola çıkmıştır.
  • Hikâyelerinde İstanbul balıkçılarını, yoksul insanları, doğa sevgisini, yaşama sevincini, avarelik ve yalnızlık duygularını anlatmıştır. Açgözlü vurgunculardan ikiyüzlü çıkarcılardan nefret etmiş, ezilenlerin yanında yer almıştır.
  • Herkesin anlayacağı biçimde bir Türkçe kullanır. İnsanı büyüleyen, şaşırtan, süssüz, yer yer argolu cümlelerle hikâyelerini anlatır.
  • Geliştirdiği hümanist söylem kendisinden sonraki öykücüleri çok etkilemiştir.
  • Şiirleri de öykülerinin havasını taşır. Hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerde Faruk Nafiz Çamlıbel ve Necip Fazıl’ın etkileri görülür. Çeşitli dergilerde yayımlanan şiirlerini “Şimdi Sevişme Vakti” adıyla yayımlamıştır.
  • Fransızca’dan çok sayıda eseri dilimize çevirmiştir.

Eserleri

Öykü
Semaver
Sarnıç
Şahmerdan
Lüzumsuz Adam
Mahalle Kahvesi
Havada Bulut
Kumpanya
Havuz Başı
Son Kuşlar
Alemdağ’da Var Bir Yılan
Az Şekerli
Tüneldeki Çocuk
Mahkeme Kapısı
Balıkçının Ölümü
Yaşasın Edebiyat
Açık Hava Oteli
Müthiş Bir Tren

Şiir
Şimdi Sevişme Vakti

Roman
Medar-ı Maişet Motoru
Kayıp Aranıyor

Röportaj
Mahkeme Kapısı



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.