Reşat Nuri Güntekin Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

reşat nuri güntekinHayatı

Reşat Nuri Güntekin, 1889’da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa’nın kızı Lütfiye Hanım’dır. İlkokulu Çanakkale’de bitirdi. Galatasaray Lisesinde bir yıl okuduktan sonra İzmir’deki Fransız okuluna girdi ancak burayı da bitirmeden ayrıldı. 1912 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini bitirdi. Çeşitli liselerde edebiyat ve felsefe öğretmenliği yaptıktan sonra Millî Eğitim Bakanlığı Müfettişi oldu. Bu arada Dil Heyeti’yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1927’de Hadiye Hanım ile evlendi, bu evlilikten bir çocuğu oldu. Bir dönem Çanakkale milletvekilliği yaptı Memleket gazetesini çıkardı. UNESCO Türkiye temsilciliği, Paris’te kültür ataşeliği görevlerinde bulundu. Kanser hastalığına yakalandı ve tedavi için Londra’ya gitti. 7 Aralık 1956’da bu Londra’da hayatını kaybetti. Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.

Reşat Nuri Güntekin Edebi Kişiliği

  • Memleket edebiyatımızın kurucuları arasında yer alan sanatçı, Türk edebiyatının en çok sevilen roman ve hikayecilerindendir.
  • Sanat hayatına Birinci Dünya Savaşı yıllarında küçük hikâye ve piyesler yazarak başlamış, 1917’de Diken dergisinde yayımladığı “Eski Ahbap” adlı uzun öyküyle yazarlığa ilk adımını atmıştır.
  • Millî Eğitim Bakanlığı Müfettişi göreviyle Anadolu’nun birçok yerini gezmiş, Anadolu’daki sosyal hayatı ve Anadolu insanını gözlemleme imkânı bulmuş, izlenimlerini realist bir bakışla eserlerine yansıtmıştır.
  • Gözlem gücünün yanında duygusallığa da yer verdiği için romanlarında romantizm ve realizm iç içe girmiştir.
  • Reşat Nuri Güntekin “Duygusal romanlar” ve 1toplumsal romanlar1 olarak iki farklı temada roman yazmıştır.
  • Romanlarında genellikle Anadolu insaninin yaşantısını, kişisel duygularını, inançlarını, gelenek ve göreneklerini, “memur, işçi, şehirli, köylü, kadın, erkek, serseri” gibi çeşitli tipler aracılığıyla dile getirmiştir.
  • 1927’den sonra yazdığı roman ve hikayelerinde yanlış Batılılaşma, batıl inançlar gibi konuları işlemiştir.
  • Türk romanının en büyük eserlerinden kabul edilen Çalıkuşu ile şöhreti yakalamıştır. Bu eser, sanatçının Anadolu’daki gözlemlerinin bir ürünüdür.
  • Roman ve hikayelerinde yer yer keskin bir zekâ ve ince bir espri kabiliyeti görülür; olayların meydana getirdiği gerilim, sevimli bir mizah unsuruyla yumuşatılır.
  • Tiyatrolarında sahne tekniğini ve sahne dilini oldukça başarılı bir şekilde uygulamıştır.
  • Eserlerinde süsten uzak, yapmacıksız, açık, sade bir dil ve canlı bir üslup kullanmıştır.
  • Hikayelerini Maupassant tarzıyla kaleme almış, mizahi yönünü daha çok hikayelerinde dile getirmiştir.
  • Anadolu izlenimlerini Anadolu Notları adlı gezi yazısında bir araya getirmiştir.



Eserleri

Roman
Çalıkuşu
Gizli El
Damga
Dudaktan Kalbe
Akşam Güneşi
Bir Kadın Düşmanı
Yeşil Gece
Acımak
Yaprak Dökümü
Kızılcık Dalları
Gökyüzü
Eski Hastalık
Ateş Gecesi
Değirmen
Miskinler Tekkesi
Son Sığınak
Kavak Yelleri

Hikâye
Tanrı Misafiri
Sönmüş Yıldızlar
Olağan İşler
Eski Ahbap
Leyla ile Mecnun

Tiyatro
Balıkesir Muhasebecisi
Tanrıdağı Ziyafeti
Hançer,
Eski Borç
Taş Parçası
İstiklal
Eski Rüya
İhtiyar Serseri

Gezi Yazısı
Anadolu Notları

 



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.