Pınar Kür Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

pınar kürHayatı

Pınar Kür, 15 Nisan 1943 tarihinde Bursa’da doğdu. Annesi, İsmet Hanım, babası ise Azerbaycan Türklerinden Behram Kür’dür. Annesi de babası da öğretmen olan Pınar Kür, lise eğitimini Robert Kolej’de gördü. Lisans eğitimini Queens College ve Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra Sorbonne Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat üzerine doktora yaptı.  İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller okulunda ingilizce okutmanı oldu. Bir dönem televizyonda “Haydi Gel Bizimle Ol” isimli bir program da yapan Pınar Kür, Bilgi Üniversitesi’nde Medya ve İletişim Sistemleri bölümünde öğretim görevlisidir.

Bkz: Modernizmi Esas Alan Eserler

Edebi Kişiliği

  • Toplumsal sorunları ve bu sorunlar içinde önemli bir yer tutan kadınların özgürlüğünü, bireysel dertlerini, cinsel yönden sömürülmelerini ele almıştır.
  • Kadının eylemci yanını öne çıkaran, onların özgürlüklerini kazanmaları için sadece sınıfsal mücadeleyi yeterli görmemiş, siyasal çatışmalara da işaret etmiştir.
  • Romanlarında yaşadığı zaman ve mekândan şikâyet eden kişilerin iç dünyalarındaki huzursuzlukları, yalnızlıkları ve açmazları birey-toplum değerleri uyuşmazlığında ele almıştır.
  • 1979’da yayımlandıktan altı ay sonra yasaklanan ve iki yıl sonra serbest bırakılan “Yarın Yarın” romanıyla dikkat çekmiştir. 12 Mart dönemini eleştirdiği romanında varlıklı bir çevreden gelen ve mutsuz olan bir evlilik geçiren genç bir kadın Seyda ile aynı çevreden radikal sol örgütlere katılmış bir gencin 12 Mart darbesi çerçevesinde buluşan yaşamlarını konu edinmiştir.
  • Müstehcenliği nedeniyle yasaklanan sonra serbest bırakılan “Asılacak Kadın” adlı romanında, cinsel bakımdan sömürülen ve sonunda cinayete sürüklenen genç bir kadının, Melek’in serüvenini konu edinmiştir.
  • “Küçük Oyuncu”da bir süre aralarında bulunduğu tiyatro çevresini ve sanat-insan ilişkilerini anlatmıştır.
  • Müstehcen olduğu iddiasıyla bir süre yasaklanan sonra aklanan “Bitmeyen Aşk” adlı eseri Türkçe üstkurmaca bir metindir. (Üstkurmaca; gerçek ile kurmaca arasındaki ilişkiyi sorgulamak için bilinçli ve sistemli olarak dikkâti, anlatının bir kurmaca olduğuna çeken kurmaca türüdür.)
  • “Bir Cinayet Romanı”nda polisiye roman tekniğini kullanarak aslında bu tarz romanları alaya almış ve eserini garip bir aşk hikâyesine dönüştürmüştür. Romanın kahramanı bir matematik profesörüdür.
  • Bir Deli Ağaç’ta topladığı hikayelerini aşk ve ölüm teması etrafında geliştirmeyi arka planda da hayatın güzelliklerini anlatmayı amaçlamıştır.
  • “Akışı Olmayan Sular” adlı hikâyesi 1984’te Sait Faik Hikâye Armağanı’na layık görülmüştür.
  • Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak ve Celil Oker ile birlikte “Beşpeşe” isimli romanı yazdı.
  • Çeviri alanında da önemli işlere imzasını attı.



Eserleri

Roman
Yarın Yarın
Küçük Oyuncu
Asılacak Kadın
Bitmeyen Aşk
Bir Cinayet Romanı
Sonuncu Sonbahar
Sadık Bey

Öykü
Akışı Olmayan Sular
Bir Deli Ağaç
Hayalet Hikâyeleri
Cinayet Fakültesi

Çeviri
Bağla Şu İşi
Aç Sınıfın Laneti

Söyleşi Kitabı
Aşkın Sonu Cinayettir – Mine Söğüt – 2006 – Pınar Kür ile söyleşi.

Asılacak Kadın Kısa Özet

Yazar, bu romanında kendi ayakları üzerinde durmayan, kendi doğrularını savunamayan kadınların durumunu ele alır. Romanın konusu yaşanmış bir olaydan alınmıştır. Pınar Kür, akrabası olan Halide Nusret Zorlutuna’nın Edirne’de gerçek bir olayın gözlemlerini dinleyerek romanlaştırmıştır. Melek, hizmetçi olarak çalıştığı konağın yaşlı ve zengin sahibi Hüsrev’le evlenir. Fakat ruh hastası olan Hüsrev, eşi Melek’i erkeklerle zorla ilişkiye zorlar. Bunun üzerine Melek, sevgilisi

Yalçın Özveren’le bir olup eşi Hüsrev Bey’i öldürür. Melek, idama, Yalçın ömür boyu hapse mahkûm olur. Yazar, olayların gelişimini, mahkemedeki duruşmaları ve hâkimlerin olaya bakış açılarını geriye dönüş ve bilinç akışı yöntemiyle verir.

Yarın… Yarın Kısa Özet

Roman “kadınların cinsel özgürlüğü”nü anlatır. Güzelliğiyle ön plana çıkan Seyda isimli bir kadın, zengin biri olan Oktay’la evlenir. Oktay, zamanın çoğunu düşük ahlaklı olan sevgilisi Aysel’le geçirince Seyda, eşinin akrabası olan Selim’le aşk yaşamaya başlar. Romanda devrimci, sosyalist görüşlü Selim’in şahsında 12 Mart darbesi ve 1968 kuşağı da anlatılır. Güçlü ve zengin bir roman diline sahip olan yazar, bu eserinde “geriye dönüş” ve “ben” anlatım tekniğini kullanır.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.