Orhun Abideleri, Orhun Abidelerinin Özellikleri

Türk edebiyatının ilk yazılı örnekleri, Gök-Türkler tarafından taşlar üzerine yazılarak bırakılmış eserlerdir. Bu dikili taşlara Gök Türkler “bengü taş” diyorlardı. Bengü taş, ebedi taş, abide demektir. Bu abideler, bugün, “Orhun Abideleri” diye anılmaktadır. Bunun sebebi, Kuzeydoğu Moğolistan’da Koşu Çaydam gölü civarında, Orhun (Orkun) adlı ırmağın eski yatağı yakınına dikilmiş olmasıdır.

Gerek bu bölgede gerek Yenisey çevresinde irili ufaklı, daha birçok taşlar varsa da bu taşlar içinde yüksek bir dil, tarih ve edebiyat değeri taşıyanlar, bugün Gök-Türk Kitabeleri veya Orhun Abideleri denilen üç büyük kitabedir. Bu kitabelerde Çinlilere karşı istiklal savaşı yapmak ve Türk bütünlüğünü yeniden kurmak için, içte, dışta savaşan Gök-Türklerin hikayesi yazılıdır.

Orhun Abideleri’nin Özellikleri

  • Türklerin ilk yazılı eseri, Türk edebiyatının ilk şaheseridir.
  • Türk adının geçtiği, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metindir.
  • Orhun Irmağı’nın eski yatağı yakınlarında olduğu için Orhun Yazıtları olarak da anılan ve bir kilometrelik bir alana yayılmış olan bu anıtlar, bugün Moğolistan topraklarındadır.
  • Orhun Abideleri II. Göktürk Devleti’nden (Kutluk Devleti) kalma kitabelerdir.
  • Sekizinci yüzyılda ortaya konulmuş olan bu anıtlar Tonyukuk, Kültigin ve Bilge Kağan Anıtları olmak üzere üç tanedir.
  • Bu anıtların varlığından ilk defa tarihçi Cüveynî, 12. yüzyılda Tarih-i Cihan-Küşâ adlı eserinde bahsetmiştir. Kitabeleri Strahlenberg bulmuş, 1893’te Wilhelm Thomsen okumuştur. Thomsen önce abidelerde çok geçen Tengri, Türk ve Kültigin kelimeleri çözmüş, daha sonra tümünü okumayı başarmıştır.
  • Kitabelerde idarecilerin ve sultanların halkı aydınlatması, yaptıklarının hesabını halka vermesi söz konusu olduğundan söylev türünde ve düzyazı ile yazılmış ilk eserimiz kabul edilir.
  • Anıtların olduğu yerlerde anıtlarla beraber yüzlerce heykel, balbal, koç ve kaplumbağa figürleri, kent harabeleri, dört buçuk kilometrelik bir yol da bulunmuştur.
  • Yabancı etkilerden uzak, yalın, oldukça gelişmiş ve işlenmiş bir dil kullanılmıştır.
  • Türk dilinin gelişmişlik düzeyine ilişkin etraflı bilgiler edinilebilecek önemli bir kaynaktır.
  • Kitabelerde Çinlilerle yapılan savaşlar, Türklerin bağımsızlığını nasıl kazandıkları, Türkleri bekleyen tehlikeler anlatılmış hem dini hem de din dışı konular işlenmiştir. Buradaki din kavramı Gök Tanrı’dır.





Tonyukuk Anıtı (720 yılında kendisi diktirdi ve kendisi yazdı) Tonyukuk Anıtı’nı devlet idaresinin başyardımcısı olan büyük devlet adamı Tonyukuk ihtiyarlık devrinde bizzat kendisi diktirmiştir. Kitabede Tonyukuk’un anılarının ve dönemin tarihinin anlatıldığı bu kitabede konuşan kişi Tonyukuk’tur. Anlatımda, atasözlerine bolca yer verilmiştir.

Kültigin Anıtı (732 yılında Bilge Kağan diktirdi ve Yollug Tigin yazdı) Bilge Kağan’ın emriyle Yollug Tigin tarafından yazılmıştır. Bilge Kağan kendisinin kağan olmasında ve devletin güçlenmesinde birinci derecede rol oynayan kardeşi Kültigin’e duyduğu saygının ve minnettarlığının ifadesi olarak onun adına diktirmiştir. Bilge Kağan’ın ağzından yazılmış olan bu kitabede Göktürk tarihine ait olaylar dile getirilmiştir. Sanatkârane bir üslupla yazılan bu eserin bir yüzü Çince diğer yüzleri Göktürkçe’dir.

Bilge Kağan Anıtı (735 yılında oğlu diktirdi ve Yollug Tigin yazdı) Bilge Kağan anıtı 735 yılında Bilge Kağan’ın ölümü üzerine oğlu tarafından dikilmiş ve diğerleri gibi Yollug Tigin tarafından yazılmıştır. Bizzat Bilge Kağan’ın konuştuğu bu anıtta Bilge Kağan’ın yiğitlikleri ve Türk milletine iletmek istediği mesajlar anlatılmıştır. Anıtın batı cephesi Çince diğer yüzleri Göktürkçe’dir.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.