Oğuz Atay Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Oğuz AtayHayatı

Oğuz Atay, 12 Ekim 1934’te Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde doğdu. Üç dönem Kastamonu milletvekilli yapmış olan ağır ceza hâkimi Cemil Atay’ın oğludur. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da görmüş, 1957 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden mezun olmuştur. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmıştır. 1975 yılında doçent unvanını kazanan sanatçı eşitli dergi ve gazetelerde makale ve söyleşileri yayınlamış, 1971 yılında ise Tutunamayanlar ile edebiyat dünyasına girmiştir. 13 Aralık 1977’de, İstanbul’da hayatını kaybetmiştir.

Edebi Kişiliği

  • Oğuz Atay, edebiyatımızda Postmodernizm akımının öncüsüdür.
  • Roman, hikâye ve tiyatro türlerinde eserler kaleme almıştır.
  • Eserleri birçok edebiyat eleştirmeni ve incelemecisi tarafından incelenen yazar, Türk edebiyatının en etkili isimlerinden biridir.
  • Romanlarında toplumsal değerlerle çatışan, kent yaşamının kalabalığında yalnızlaşan ve yabancılaşan aydınların dramını alaycı bir tutumla anlatmıştır.
  • Batılılaşma sürecinde yerleşik düzenin değer yargılarıyla, zevkleriyle, yaşama biçimiyle uzlaşamayan; topluma yabancılaşan bireylerin yaşamlarını, toplumdan kopuşlarını ve iç çelişkilerini dile getirirken eleştiri, mizah ve ironiden yararlanmıştır.
  • Batılı modern roman tekniği ve farklı anlatım biçimleriyle dikkat çekmiştir.
  • Eserlerinde iç konuşma, bilinç akışı ve hayal-gerçek çatışmasının iç içe olduğu karmaşık bir anlatım ortaya koymuştur.
  • Klasik roman anlayışının anlatım tekniklerini yıkarak hem geleneksel roman anlayışıyla hem de insanı ezen toplumsal değerlerle alay etmiştir.
  • Romanlarında toplumun içinde hep var olan ancak daha önce cesurca irdelenememiş karakterleri anlatmıştır.
  • 1970’te yazdığı ilk romanı “Tutunamayanlar” ile Türk edebiyatında modern ve postmodern tarzda eser veren ilk yazarımız olmuştur. Yazar, kurgusu ve anlatım tekniği önceki romanlarımızdan çok farklı bu eseriyle aynı yıl TRT Roman Ödülü’nü almıştır.
  • Tutunamayanlar’da insanları ezen, yozlaştıran toplumsal düzen ve bu düzenin sahte değerleriyle uyuşmayarak sanata sığınan Selim Işık’ın intiharla sonuçlanan hayat hikayesini ve Selim’in ölüm nedenini araştıran arkadaşı Turgut Özben’in ruhsal dünyasını anlatmıştır. Çağdaş Batı roman tekniğinden, iç konuşma, bilinç akışı gibi yöntemlerden yararlanarak yazdığı romanında küçük burjuva dünyasına ironiyle yaklaşmış ve hayata “tutunamayanlar”ın serüvenini yazmıştır. Koyu bir kötümserliğin hâkim olduğu eserde yazar, güçlü bir ironi ile mensup olduğu çevrenin de eleştirisini yapmıştır.
  • Tehlikeli Oyunlar” adlı romanında kurulu düzene ayak uyduramayan bir aydının içine düştüğü bunalım sonucunda intihar edişini anlatır. Romanın başkahramanı Hikmet’i ölüme götüren, oyun yazmak amacıyla yaşadığı hayal dünyasıyla gerçeği bağdaştıramayışıdır. Hikmet toplumdaki huzursuzluğun nedenlerini araştırırken karşısında bu huzursuzluğun kaynağı olan yöneticileri bulur. Roman düş ve gerçeğin birbirine karıştığı bir anlatım ve planla kurgulanmıştır.
  • Bir Bilim Adamının Romanı” adlı eseri biyografik roman tarzındadır. Yazar bu romanında ITÜ inşaat Fakültesinde hocası olan Prof. Dr. Mustafa İnan’ın hayatını, diğer bir ifadeyle bir halk çocuğunun uluslararası üne kavuşan bir bilim adamı oluşunun zorlu serüvenini toplumsal eleştiri bağlamında anlatmıştır.
  • Romanlarında hâkim olan karamsar hava hikâyelerinde de hissedilmiştir.

Eserleri

Roman
Tutunamayanlar
Tehlikeli Oyunlar
Bir Bilim Adamının Romanı
Eylembilim

Hikâye
Korkuyu Beklerken

Tiyatro
Oyunlarla Yaşayanlar

 



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.