Öğretici Metinler Test

BU TESTİ ONLİNE OLARAK ÇÖZEREK PUANINIZI GÖREBİLİRSİNİZ.

1) Aşağıdakilerden hangisi öğretici metinlerden biri değildir?
A) Hatıra
B) Roman
C) Röportaj
D) Gezi yazısı
E) Eleştiri

2) ……. , Türk edebiyatında sohbet türünde öne çıkan yazarımızdan biridir. Bu sanatçımızın bu türde yazmış olduğu kitaplar arasında Eşref Saat, Tatlı dil, Aile Sohbetleri, Saadet Yolu sayılabilir.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Ahmet Rasim
B) Şevket Rado
C) Ahmet Haşim
D) Nurullah Ataç
E) Falih Rıfkı Atay

3) Bursa Lisesinde onuncu sınıftaydım, hocamız bir vazife yazmamızı istedi. Ben İpekli Mendil isimli bir hikâye yazıp verdim. Ertesi de bu hikâyemi bütün sınıfa okuttu. Neden okudu bir türlü anlamamıştım. Meğerse hikâyeyi çok beğenmiş, sonra beni yanına çağırıp “Böyle yazmaya devam edersen iyi hikâye yazabileceksin.” demişti. İşte ilk bu şekilde yazmaya başladım. Hocam, bana daima cesaret veriyordu. İkinci olarak Zemberek’i yazdım. Sonra İstanbul’a gelip Edebiyat Fakültesine girdim. Orada rahmetli Kenan Hulusi Koray’ın verdiği cesaretle hikâye yazmaya devam ettim.
Bu parçada aşağıdaki yazı türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?
A) Gezi yazısı
B) Röportaj
C) Eleştiri
D) Hatıra
E) Biyografi

4) Aşağıdakilerden hangisi bir eleştiriden alınmıştır?
A) Hayat aslında bir yönüyle acımasız bir savaş değil midir? Bir muharebe meydanı, kanların ve saydam gözyaşlarının arzı endam ettiği bir kör dövüş sahnesi…
B) Fazıl Hüsnü’nün şiirleri karanlıktır, bir şey anlaşılmaz. Onun şiir adına giriştiği bir savaşı yoktur. İddiasız bir şiir yazmıştır.
C) Şiir insanoğlunun en güçlü haykırışıdır. Fani yanımıza şiir yoluyla karşı çıkarız. Bir dize, anlatamadığımız birçok derdimizi anlatmamıza yardımcı olur
D) Naneli şeker tadında bence hayat. Hafif buruk bir hâli var. Şekeri az, serinliği fazla sanki. Bir öğrencim çekip çıkardı hafızamın sandıklarından bu eskimeyen lezzeti.
E) Kar yağışının karasal iklime has bir yağış şekli olması, o alımlı yüzünü soğuk görmeyenlerden esirgemesi demektir. İzmir dört mevsim açan güneşiyle mahrum kalır çoğu kez kardan.

I. Sözlü gelenek içinde ortaya çıkmışlardır.
II. Sanatlı ve terimlerle yüklü bir dil kullanırlar.
III. Öğretici metin türleri arasında yer aldıklarından dil, göndergesel işlevde kullanılır.
IV. Yazar, ileri sürdüğü tezi, kanıt ve belgelerden yararlanarak kanıtlamak zorundadır.
V. Yazarın günlük olay üzerindeki görüş ve düşüncelerini yergili bir dille anlatır.
5) Sohbet ve fıkra yazı türlerinin her ikisiyle ilgili olarak yukarıdaki verilenlerden hangisi ya da hangileri söylenebilir?
A) Yalnız I.
B) Yalnız II.
C) Yalnız III
D) II. ve IV.
E) I, IV. ve V.

6) Sizi bilmem ama ben toplu taşıma araçlarına kolay kolay binmem. Dün hangi akla hizmetse halk otobüsü ile Altunizade’den Topkapı’ya gidecek oldum. Önce güç bela otobüse bindim. İçeride ayak basacak yer kalmadığı halde şoför “ilerleyelim sayın yolcular!” deyip duruyordu. En sonunda otobüs yolcularla tıkasa doldu ve hareket etti. Nefes olmanın bile zor olduğu araçla Şişli’ye kadar tam bir saatte gittik. Oradan daha öteye gitmeyi göze alamadım ve başka bir otobüse binip tekrar Altunizade’ye geldim. O ne trafik çilesi Allah’ım! Halkımızın önemli bir bölümü bu sıkıntıyı her gün çekiyor. Artık bu sorunların ülke gündeminde kalkmasının zamanı çoktan gelip de geçmedi mi?
Bu parçada aşağıdaki yazı türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?
A) Otobiyografi
B) Anı
C) Fıkra
D) Günlük
E) Makale

7) Bizim Pirene Dağları’ndan bile daha yüksek bir yerde, soğuk ve sessiz bir gece ile kuşatılmış olan Şiraz’da insan hakikaten kaybolduğunu hissediyor. Bu şehirde her yer duvarlarla çevrilmiş olduğundan henüz bir şey göremedim. Kalacak iyi bir yer bulduktan sonra bile bu boş duvarlardan başka bir şey görebilecek miyim, onu da bilmiyorum. Burada kendimi masallardaki gibi gözleri bağlanıp yer altındaki saraylara götürülen kahramanlar gibi hissediyorum. Bu sabah, varışımızdan gönderdiğimiz mektupla haberdar olan tüccar Hacı Abbas hemen hana geldi. Yanında kendi gibi şehrin ileri gelenlerinden birkaç kişi vardı. Bunlar uzun elbiseli, büyük yuvarlak gözlüklü ve kuzu derisinden kalpak takmış olan gayet kibar tavırlı kişilerdi.
Bu parça aşağıdaki yazı türlerinin hangisinden alınmış olabilir?
A) Gezi yazısından
B) Mektuptan
C) Günlükten
D) Biyografiden
E) Masaldan

8) Sevgili Kardeşim Orhan,
Bütün sıkıntıların sanatçı-hekim ikiliğinden doğuyor. Şimdi Ankara’da tiyatrolar perdelerini açıyor. Gözüm o kadar alışmış ki Orhan Asena adı altında bir oyun arıyorum, bulvarları dolduran afişlerde. Bu yıl, yerli oyun bakımından tiyatrolar oldukça dolgun. Geçen yılın en güzel başarısı Haldun Taner’in Keşanlı Ali Destani oldu. Bu Türk oyun biçiminden yararlanan, toplumsal yergiyi temel alan ve Türk opereti geleneğine dayalı güzel bir oyundu Gılgamış Sergisi üzerine yazdıklarını da okudum.
Bu yazı aşağıdaki türlerden hangisinden alınmış olabilir?
A) Otobiyografi
B) Makale
C) Destan
D) Gezi yazısı
E) Mektup

9) İnsanların beğenileri birbirine uymaz. O belki kırmızıdan hoşlanır, siz yeşili seviyorsunuzdur. O belki Wagner’in müziğini beğeniyor, siz Mozart’ı yeğliyorsunuzdur. Beğenileri sizinkine uymuyor diye onu beğenisizimle, kabalıkla mı suçlayacaksınız? Kızacak mısınız onlara? Onun da sizin de beğendiğiniz şeyleri yansız olarak değerlendirmelisiniz. İşte düşünce alanında da böyledir. Bunun için size seslenen kimsenin düşüncelerini öyle anlayıp dinlemeden geri çevirmeye kalkışmayınız. Onları inceleyiniz. Bakalım ne yenilikler bulacaksınız. Doğal olarak bütün insanların düşüncelerinde olduğu gibi, iyi ve kötü yönler görecek, doğru ve yanlış noktalar bulacaksınız. Öyleyse doğru bulduklarınızı açıkça belirtiniz, geri kalanları da güler yüzle tartışınız. Kanıtlarınızı ortaya koyunuz fakat karşı tarafın kanıtlarını da dinleyiniz.
Bu parçada aşağıdaki yazı türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?
A) Mektup B) Günlük C) Sohbet D) Anı E) Otobiyografi

10) Eleştiri türünde eser veren sanatçılar için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Eleştirmen olarak nitelendirildikleri
B) Eser ile okur arasında köprü işlevi gördükleri
C) Eleştirileri ile yazara yol göstermek istedikleri
D) Ele aldıkları eserlerin yalnız olumsuz yönle üzerinde durdukları
E) Metinlerini belirli ilkelere bağlı kalarak yazdıkları

11) Aşağıdakilerden hangisi, Türk edebiyatında röportaj türündeki eserlerdendir?
A) Bu Diyar Baştan Başa
B) Yaprak Dökümü
C) Memleket Hikâyeleri
D) Çalıkuşu
E) Alemdağ’da Var Bir Yılan

12) Sanat eseri nedir?” diye soranlara “Kişiyi bıktırmayan şeydir.” demeli. Duvara astığımız resme her gün bakıyoruz, bir ezgiyi ikide bir yeniden dinliyoruz, bıkmıyoruz usanmıyoruz onlardan. Okuduğumuz romandan, şirden de bıkmamalıyız. Merakla okuduğunuz bir hikâyeyi, bir daha okuyamazsanız okumak arzusunu duymazsanız, ondan aldığınız zevk, bilin ki sanat zevki değildir. Yahut sanat zevkini tadabilecek insanlardan değilsiniz. Yalnız sanat eserinden mi bıkmayız? Hayır, güneşin doğup batmasına bakmaktan, ay ışığında gezmekten, bu gibi şeylerden bıkmayanlar da vardır.
Bu parça aşağıdaki yazı türlerinden hangisinin örneği olabilir?
A) Biyografi
B) Deneme
C) Günlük
D) Otobiyografi
E) Gezi yazısı

– Uzun yıllar Anadolu’da yaşamış bir Anadolulu İstanbul’a geldiniz. Hikâyeciliğinize İstanbul’un katkısı nedir?
– İstanbul benim için bir aşktır. Binlerce yıllık tarihin hikâyesiyle binlerce kişinin hikâyesi yaşıyor burada. Her an, her semtinde yaşanan ve bir hikâye malzemesi olacak bir hadise elbette var. Anadolu’da da var malzeme lakin, İstanbul sanatın başkenti. İstanbul’dan bakarak Anadolu’yu yazmak daha bir başka oluyor. İstanbul, baktığınız yere göre okunabilecek bir şehir. “Surkent” olarak bakabilir ve ona öyküler yazabilirsiniz. Ben İstanbul’u imparatorluk mirası olarak okuyorum.
13) Bu parçada aşağıdaki yazı türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?
A) Röportaj
B) Deneme
C) Hatıra
D) Mülakat
E) Fıkra

14) Yaz ayları bizim için tam bir şenlik olurdu. Kahvaltımızı eder etmez çıkardık dışarıya. Kızlar ayrı, erkekler ayrı oynardı. Biz genellikle ip atlar, taş sektirirdik. Çimento bir zemine tebeşirle çizdiğimiz karelerde seksek oynardık. Ama en çok evcilik oynamayı severdik. Yere serdiğimiz kilim evimiz olurdu. Temizlik yapar, hayali yemekler pişirirdik. Düzgün taşlar, kiremit parçaları tabaklarımız, tencerelerimiz, bardaklarımız olurdu.
Bu parçada aşağıdaki yazı türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?
A) Günlük
C) Mektup
B) Gezi yazısı
D) Biyografi
E) Hatıra

15) Aşağıdaki eserlerden hangisi hatıra türünde değildir?
A) Falaka B) Çankaya C) Bugünün Saraylısı D) Kırk Yıl E) Türkün Ateşle imtihanı

Cevap Anahtarı

  1. B
  2. B
  3. D
  4. B
  5. B
  6. C
  7. A
  8. E
  9. C
  10. D
  11. A
  12. B
  13. D
  14. E
  15. C

 

 



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.