Öğretici Anlatım Nedir? Öğretici Anlatımın Özellikleri

Öğretici anlatım, öğrenme amacının gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla oluşturulan metinlerde kullanılır. Bir insanın doğuştan gelen davranış ve yeteneklerinin geliştirilmesine, değiştirilmesine, yeniden düzenlenmesine öğrenme denir. Öğrenme aktüel bir haberden spora, yeryüzünden gökyüzüne kadar her alanda olabilir.

Öğretici anlatımla açıklayıcı anlatım arasında pek çok açıdan benzerlik vardır. En önemli fark ise öğretici anlatımda yapılan açıklamalar ve verilen bilgilerle kişide herhangi bir yeteneğin ya da davranışın geliştirilmesi, değiştirilmesi, silinmesi ya da düzenlenmesinin amaçlanmasıdır. Yani metin, açıklayıcı anlatıma göre daha somut beklentiler üzerine kurulur.

Öğretici anlatımda amaç, anlatılanın alıcıya kesin olarak ulaşmasıdır. Anlatılandan, başka bir anlam çıkmaması amaçlanır. Bu nedenle öğretici anlatımda sanatlı ifadelere pek yer verilmez.

Öğretici Anlatımın Genel Özellikleri

  • Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.
  • Öğretici anlatımda daha çok genellikle geniş zaman kipi kullanılır.
  • Söz sanatlarına, kelimelerin mecaz anlamlarına yer verilmez.
  • Verilen bilgiler örneklerle ve tanımlarla pekiştirilir.
  • Daha çok, nesnel cümleler kullanılır.
  • Açıklama, aydınlatma, bilgi verme amaçlarıyla yazılır.
  • Öğretici metnin anlaşılması ve yorumlanması için okuyucunun verilen bilgiyi kavrayabilecek birikime sahip olması gerekir.
  • İfade hiçbir engele uğramadan akıp gider.
  • Gereksiz söz tekrarı yapılmaz.
  • Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktur.
  • Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür.
  • Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.
  • Öğretici anlatım daha çok ansiklopedilerde ve ders kitaplarında kullanılır.
  • Tarihi metinler, felsefi metinler, bilimsel metinler gibi bölümleri vardır.



Öğretici Anlatım Örnekleri

Meridyenler

Ekvator’dan kuzey-güney yönünde birer derece açıyla geçerek bir kutuptan ötekine uzanan daire yaylardır. Ekvator’un çevresi 360 derece olduğundan 360 meridyen bulunur. Meridyenler arasındaki uzaklık Ekvator üzerinde yaklaşık 111 km’dir. Bu uzaklık, Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe daralır. Meridyenlerin birleştiği kutuplarda bir nokta hâlini alır. Meridyenlerin yerini belirtmek için Londra’daki Greenwich (Grinviç) Gözlemevinden geçen meridyen esas alınmıştır. “0” derece olarak kabul edilen bu meridyen başlangıç meridyenidir. Bunun doğusunda bulunan 180 meridyene doğu meridyeni, batısında bulunan 180 meridyene batı meridyeni denir. Ayrıca başlangıç meridyeninin doğusundakine doğu yarım küre, batısındakine batı yarım küre denir.

Maddenin Üç Hâli

Maddenin üç hâli vardır: Katı, sıvı ve gaz. Uygun koşullarda madde bir hâlden diğer hâle dönüşebilir. Bu dönüşüm sırasında bir kütle kaybı olmaz.

Katı hâli: Bir maddenin belli bir şekli ve belli bir hacmi varsa maddenin bu durumuna “katı hâl” denir. Katı maddeyi oluşturan tanecikler arasındaki boşluklar çok azdır. Maddenin katı hâlinde, tanecikler arasında bir düzenlilik vardır.

Sıvı hâli: Sıvı maddelerin belli bir şekli yoktur. Bunlar içinde bulundukları kabın şeklini alırlar. Hafif bir kuvvet uygulanarak sıvıların biçimi rahatlıkla değiştirilebilir. Sıvı hâlde tanecikler arasındaki boşluk katılara göre daha fazla olup tanecikler arasındaki düzensizlik artar.

Gaz hâli: Bir maddenin belli bir şekli ve belli bir hacmi yoksa ve bulunduğu kabın şeklini alarak hacmini kaplıyorsa bu duruma “gaz hâli” denir. Gaz maddeyi oluşturan tanecikler arasında büyük boşluklar ve düzensizlikler vardır.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.