Nefes Nedir? Nefes Örnekleri

Halk edebiyatının; anonim halk edebiyatı, aşık tarzı halk edebiyatı ve tekke-tasavvuf edebiyatı olmak üzere üç alt kolu vardır. Bunlardan tekke-tasavvuf edebiyatının kendine has nazım türleri bulunmaktadır. Bu yazımızda tekke tasavvuf şiiri nazım türlerinden biri olan nefes hakkında bilgi verecek, “edebiyatta nefes nedir?” sorusuna örneklerle yanıt vereceğiz.

Nefesin Genel Özellikleri

  • Nefes, Bektaşî şairlerin yazdıkları tasavvufi şiirlere verilen isimdir.
  • Nefeslerde genellikle vahdet-i vücut felsefesi dile getirilir.
  • Kalenderane ve alaycı bir üslupla yazılan nefeslerde “şah, pir, Ali, Hak” gibi sözcüklere sıkça yer verilir.
  • Genellikle 7’li, 8’li ve 11’li hece ölçüsüyle söylenir. Dörtlük sayısı 3-7 arası değişir.

Nefes Örnekleri

Tekke tasavvuf edebiyatı nazım türü nefes hakkında örnekler aşağıda verilmiştir.

Örnek-1

Hızır Paşa bizi berdâr etmeden
Açılın kapılar Şah’a gidelim
Siyaset günleri gelip yetmeden
Açılın kapılar Şah’a gidelim

Gönül çıkmak ister Şah’ın köşküne
Can boyanmak ister Ali müşküne
Pirim Ali On İk’imâm aşkına
Açılın kapılar Şah’a gidelim

Her nereye gitsem yolum dumandır
Bizi böyle kılan ahd u amandır
Zincir boynum sıktı hâlim yamandır
Açılın kapılar Şah’a gidelim

Yaz selleri gibi akar çağlarım
Hançer aldım ciğerciğim dağlarım
Garip kaldım şu arada ağlarım
Açılın kapılar Şah’a gidelim

Ilgıt ılgıt eser seher yelleri
Yâra selâm eylen Urum erleri
Bize peyik geldi Şah bülbülleri
Açılın kapılar Şah’a gidelim

Bir taze sevgidir yeni beğendim
Anam atam yoktur vere öğüdüm
Kıyman beyler kıyman ben genç yiğidim
Açılın kapılar Şah’a gidelim

Pir Sultan’ım eydür mürvetli Şah’ım
Yaram baş verdi sızlar ciğergâhım
Arşa direk olmuştur âhım
Açılın kapılar Şah’a gidelim

Örnek-2

Gönlüm darlandı da çıktım dağlara
Gönlüm eğlencesi dağlar merhaba
Aktı çeşmim yaşı döndü çaylara
Çeşmim eğlencesi çaylar merhaba

Kırlangıcın kanadında temaşa
Orda biter nergis ile menekşe
Benden selam söylen Sultan Bektaş’a
Orda yatan gazilere merhaba

Yürüyen duvara dur dedi durdu
Nişan kalsın deyü belini verd i
Kara taşı hamur gibi yuğurdu
Mucizatın belli Bektaş merhaba

Ruhsat söylüyor dili dolaşık
Dostunu görünce şad olur aşık
Dünü günü yüz sürdüğüm gök ışık
Ab-ı zemzem şifahane merhaba

Örnek – 3

Her bir söze sakın dilin uzatma
Doğru söyleyene dilde nemiz var
Aybın görüp elin gıybetin etme
Kendimiz görelim ilde nemiz var

Nâdâna söz atıp dile getirme
Câhile uyup da kendin yitirme
Her ağaç dibinde varıp oturma
Meyvesi olmayan dalda nemiz var

İhtilâf çoğaldı okur kitaptan
Her bağa girilmez oldu gazelden
Ayırma gönlünü sen de sohbetten
Halk içinde kıyl u kalde nemiz var

Herkese kaş çatıp fenâ söyleme
Helâlden gayrıya minnet eyleme
Her güle gül diye hizmet eyleme
Dikende açılan gülde nemiz var

Olur olmaz yerde çok sır verilmez
Cümle bir sıfattır kâmil bilinmez
Her akan sulardan abdest alınmaz
Yuvarlanıp akan selde nemiz var

Sakın bir kimsenin metaın satma
Bülbül gibi bezm-i gülşende ötme
Her gördüğün bala parmağın batma
Lezzeti çıkmayan nalda nemiz var

Kul Himmet’im der ki bu sır Ali’nin
Pîrim hünkâr hacı Bektaş Veli’nin
Kurbânıyım erkânının yolunun
Kırmızılar giydik alda nemiz var