Nazlı Eray Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Hayatı

Nazlı Eray, 28 Haziran 1945 tarihinde Ankara’da doğmuştur. Babası, bir dönem Anayasa Mahkemesi’nde görev yapmış olan Lütfullah Bütün’dür. Arnavutköy Kız Koleji’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk bölümüne girmiş üçüncü sınıfta felsefe bölümüne geçiş yapmıştır. Ancak bu bölümü de bitirmeden okuldan ayrılmıştır. Varlık dergisi, Cumhuriyet, Güneş, Radikal ve Akşam gazetelerinde çalışmış, aktif olarak siyaset ile ilgilenmiş, CHP’de parti meclisi üyeliğinde bulunmuştur. Nazlı Eray, günümüz edebiyatının önde gelen yazarları arasındadır.

Edebi Kişiliği

  • Yapıtlarında fantastik gerçekçiliğe ait ögeler ağır basmaktadır.
  • Gerçekle gerçeküstü arasında köprüler kuran sanatçı, düş âleminin öne çıktığı, masalımsı unsurlarla beslediği hikâyelerini “Ah Bayım Ah” adlı kitabında toplamıştır.
  • Konusunu sıradan insanların sevgileri, aşkları, mutlulukları, hüzünlerinden alan hikâyeler oluşturmaktadır.
  • Hikâyelerinde mekân, zaman, olay ve şahıslar bakımından geçişler vardır.
  • Eserlerinde tekdüze bir dünya ve tekdüze bir anlatım göze çarpar.
  • Eserleri birçok dile çevrilmiş, bazı hikâyelerinden TV dizileri oluşturulmuştur.
  • Hikâyelerini kolay algılanabilen, sıcak, akıcı, temiz bir dille kaleme almıştır.
  • Romanlarında okuyucuya düş ile gerçek arasında, daha çok fantastik gerçekçiliğin gizemli ve düşsel dünyasını sunmaktadır. “İmparator Çay Bahçesi” ve “Aşkı Giyinen Adam”da okuru hayal ile gerçeğin kesiştiği birbirinden tamamen farklı mekânlarda, düş ülkelerinin sisli ve gizemli labirentlerinde dolaştırarak varlık sorununu ve ötesini sorgular.
  • Postmodern ve fantastik unsurlarla yüklü “Arzu Sapağında İnecek Var”da Nazlı Eray ve erkek arkadaşının zaman ve mekânda geçmişe ve geleceğe yaptıkları yolculukları anlatır. Kahramanlar, kimi zaman geçmişe gidip Fransız Devrimi’nde görev alanlarla dans ederken, kimi zaman romanın yazıldığı dönemden robotların denetimindeki otuz yıl sonrasına gidip Nevyork’ta bulurlar kendilerini.
  • “Aşkı Giyinen Adam”da tarot kartları aracılığıyla gerçeküstü gerçekçiliğin farklı bir yansımasını sunar. Fal ustası Dürnev Hanım’ın salonu zamanın ve gerçeğin sınırlarını zorlayan gizemli, olağanüstü, fantastik dünyaya ait kişilerle dolar. Yazar bu kişileri ustalıkla konuşturarak/betimleyerek/öyküleştirerek düşsel yolculuklarına okuru da dâhil eder.
  • “Ayışığı Sofrası”nda bundan yaklaşık iki bin yıl önce bir mağarada yaşayan “Yedi Uyurlar”ı günümüz Ankara’sına taşır.
  • Otobiyografik karakterli romanı “Sis Kelebekleri”nde güncel ile tarihi, düş ile gerçeği bir noktada buluşturur. Ankara/Mamak’ın iç karartıcı mekânlarından Sinop’un cezaevini anımsatan bir otel odasına kadar uzanan bir yolculuğu ele alır.
  • Gerçeklikle fantastiğin bir arada olduğu “Ay Falcısı” adlı romanı otobiyografik bir özellik taşımaktadır. Ben-anlatıcı biçiminde kaleme alınan eserde anlatıcı yazarın kendisidir. Eser, bir çeşit zaman tüneli üzerine kurulmuştur. Hiç görmediği dedesinin geçmişten bugüne çıkagelmesi, Nazlı Eray’ın 1930’ların Bağdat’ına gidip Türk sefaretine konuk olması, sefir olan büyükbabasının yanında dayısının bebeklik halini görmesi, Kral Faysal’la tenis oynamaya giden annesini hayranlıkla izlemesi eserdeki gerçeküstü ögelerdir.
  • “Yoldan Geçen Öyküler”le 1988 Haldun Taner Öykü Ödülü’nü, “Aşkı Giyinen Adam” romanıyla 2002 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü almıştır.



Eserleri

Roman
Aşkı Giyinen Adam
Pasifik Günleri
Orphee
Yıldızlar Mektup Yazar
Arzu Sapağında İnecek Var
Ay Falcısı
İmparator Çay Bahçesi
Deniz Kenarında Pazartesi
Uyku Tansiyonu
Örümceğin Kitabı
Ayışığı Sofrası
Sis Kelebekleri

Hikâye
Ah Bayım Ah
Geceyi Tanıdım
Kız Öpme Kuyruğu
Hazır Dünya
Eski Gece Parçaları
Yoldan Geçen Öyküler
Aşk Artık Burada Oturmuyor
Kuş Kafesindeki Tenor
Elyazması Rüyalar
Beyoğlu’nda Gezersin

Deneme
Düş İşleri Bülteni



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.