Milli Edebiyat Döneminde Şiir

Milli Edebiyat Dönemin Şiirinin Genel Özellikleri

Millî Edebiyat Dönemi şiirlerinde aruz ölçüsü heceyle birlikte kullanılmakla beraber, hece ölçüsü giderek ağırlık kazanmıştır. Konu ve tema seçiminde yerli unsurlar tercih edilmiştir. Mehmet Emin Yurdakul, Mehmet Akif, bazı şiirleriyle Yahya Kemal ve Cumhuriyet Dönemi’nde yazdığı bazı şiirleriyle Faruk Nafiz Çamlıbel bu anlayış doğrultusunda olmuştur.

Aruz yerine hece ölçüsünü kullanma anlayışı giderek yaygınlaşmış, bu anlamda Mehmet Emin Yurdakul’un Türkçe Şiirler adlı kitabı, edebiyat dünyasında büyük yankı uyandırmıştır. Mehmet Emin, yazdığı şiirlerle Millî Edebiyat akımının oluşmasında öncülük yapmıştır. Rıza Tevfik Bölükbaşı, halk şiiri tarzındaki koşma ve nefesleriyle bu anlayışa destek olmuş ama bu anlayış, ancak I. Dünya Savaşı yıllarında, Orhan Seyfi Orhon, Faruk Nafiz Çamlıbel, Enis Behiç Koryürek, Yusuf Ziya Ortaç, Halit Fahri Ozansoy gibi şairlerce yaşama geçirilmiştir. Bu beş şair, daha sonra edebiyatımızda hecenin beş şairi, yani “Beş Hececiler” olarak anılmış ve Millî Edebiyat Dönemi’nden Cumhuriyet’e geçişte bir köprü görevi görmüşlerdir.

Millî edebiyat sanatçıları; sade bir dil ve hece ölçüsüyle milliyetçilik temasını ele alan şiirler yazmışlar ve konuşma dilinin şiire yerleşmesi gerektiğini vurgulamışlardır. Hece ölçüsünün ilk ürünlerini veren şairlerin çoğu; bir yandan aruzla yazmışlar, diğer yandan Türkçülük hareketinin ve Ziya Gökalp’in etkisiyle, hece ölçüsüne yönelmişlerdir. Didaktik bir üslupla yazılan bu anlayıştaki şiirler, genellikle sanat değerinden yoksun ürünlerdir.

Bu dönemde; Millî edebiyat anlayışına katılmayıp bağımsız bir şekilde hareket eden Mehmet Akif, Ahmet Haşim, Yahya Kemal aruz vezni ile önemli eserler yaratmışlardır. Mehmet Akif, manzumeleriyle halka yönelirken, Ahmet Haşim ve Yahya Kemal saf şiir anlayışıyla hareket etmişlerdir.

Daha sonra, 1911’de Selanik’te çıkan “Genç Kalemler” dergisinde Turan adlı şiirini yayımlayan Ziya Gökalp’in, şiirde sade Türkçe ve hece ölçüsünü yerleştirme çabası, Mehmet Emin Yurdakul’un çabasından daha etkili olmuştur.

Millî Edebiyat Dönemi’nde 1911-1923 yılları arasında yazılan şiirlerin tümünü; ses, söyleyiş, yapı, tema, dil ve anlatım bakımlarından aynı görmek mümkün değildir. Özellikle de

1911-1917 yılları arasında değişik eğilimlerin olduğu görülür.

Şiirde ses unsurunu sağlayan ölçü ve uyak, şiirin yapısı, işlenen konular, kullanılan dil ve anlatım bakımından bu döneme ait şiirler üç ana grupta incelenebilir.

A. Sade Dil ve Heceyle Yazılan Şiir

  • Yeni Lisan hareketi doğrultusunda İstanbul Türkçesinin esas alındığı konuşma dilinden yararlanılarak sade bir dil kullanılmıştır.
  • Genellikle duygudan çok düşünceye önem verildiği için eserlerde didaktik özellikler ağır basmıştır.
  • Milli veznimiz olduğu düşüncesiyle hece ölçüsü kullanılmıştır.
  • Milli kaynaklara yönelme düşüncesiyle halk şiiri nazım biçimlerinden yararlanılmıştır.
  • Türkçülük-milliyetçilik düşüncesi etrafında oluşan vatan ve millet sevgisi, kahramanlık, Turan ideali Orta Asya Türk tarihi, Türk destan kültürü, halkın ve Anadolu insanının sorunları gibi tema ve konulara yer verilmiştir.
  • Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Ali Canip Yöntem, Faruk Nafiz Çamlıbel, Halit Fahri Ozansoy, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon, Enis Behiç Koryürek bu eğilimi temsil eden başlıca şairlerdir.

B. Öz Şiir (Saf Şiir)

  • Öz şiir anlayışı yüzyılın başlarında Fransa’da sembolizm akımının etkisinde gelişmiş, Türk edebiyatında ilk olarak Millî Edebiyat Döneminde Yahya Kemal Beyatlı ve Ahmet Haşim tarafından temsil edilmiştir.
  • Öz şiir çizgisinde yazılan şiirlerde, musikiye yaklaşıldığı ölçüde saf şiire ulaşılacağı düşüncesinden hareket edilerek ahenge, ses ve musikiye büyük önem verilmiştir.
  • Aruz ölçüsü, ahenk oluşturmada güçlü bir araç olarak görüldüğünden (Yahya Kemal’in Ok şiiri dışında) bu iki şairin tercihi olmuştur.
  • Şiirin düz yazıdan ve konuşma dilinden apayrı kendine özgü bir dil olduğu düşüncesi temel alınmıştır.
  • Sanatlı söyleyişe ve biçim güzelliğine önem verilmiştir.
  • Şiiri teşbih ve istiareden ibaret bir sanat olarak gören anlayışa tepki olarak, şiirin bir tema etrafında ses ve anlam kaynaşmasıyla oluşan bir ritim sanatı olduğu anlayışı geliştirilmiştir.
  • Şiirde hiçbir kelimenin yerinden oynatılamayacağı ve şiirin nesre çevrilemeyeceği düşüncesi temel ilke olarak benimsenmiştir.
  • Şiirde dinî, siyasî, ideolojik hiçbir düşünce ve öğretiye yer verilemeyeceği; didaktik tarzın öz şiirle bağdaşmayacağı düşüncesiyle “sanat için sanat” anlayışına bağlı kalınmıştır.



C. Halkın Yaşam Tarzını Dile Getiren Manzumeler

  • Milli Edebiyat Döneminde Mehmet Akif Ersoy’un tek başına temsil ettiği şiir çizgisidir.
  • Mehmet Akif Ersoy, şiirlerinde Arapça, Farsça sözcük ve tamlamalara yer vermiş olsa da 1908’den sonra halka yaklaşma arzusuyla halkın konuşma diline yönelmiş; içtenlik ve doğallıktan uzaklaşmadan halk diline özgü sözcük ve deyimleri başarıyla kullanmıştır.
  • Mehmet Akif’in şiirlerindeki halk dili, aynı zamanda halkın zengin kültürünü, yaşayış tarzını ve inanç ve değerlerini de yansıtan bir dildir. Siyasi görüş olarak İslamcılığa bağlı olan
  • Mehmet Akif Ersoy, şiirlerinde İslam dünyasının ve yerli halkın geriliğini, içinde bulunduğu yoksulluk, cehalet, taklitçilik, bağnazlık gibi sorunları realist bir bakışla işlemiştir.
  • Mehmet Akif, şiirlerinde Ziya Gökalp çevresinden ayrılarak aruzu kullanmış ve aruz veznini sokakta konuşulan halk Türkçesine uyarlayarak ona âdeta milli bir kimlik kazandırmıştır.
  • Mehmet Akif, Servet-i Fünun Döneminde Tevfik Fikret ve Ali Ekrem’in, Milli Edebiyat Döneminde de Mehmet Emin’in kullandığı manzum hikâye türünü daha da geliştirmiş ve bu türün edebiyatımızdaki en yetkin örneklerini vermiştir.
  • Manzum hikâye hem hikâye hem de şiir özelliklerini taşıyan karma bir türdür. Şiire ait vezin, kafiye ögeleriyle hikâyeye ait kişi kadrosu, olay, zaman, mekân, anlatıcı ögeleri manzum hikâyede bir bütün oluşturur. Manzum hikâyede olay örgüsünün kuruluşunda çoğunlukla söyleşi üslubundan yararlanılır.

 



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.