Millî Edebiyat Döneminde Hikâye

Modern anlamda hikâye, edebiyatımıza Tanzimat döneminde girmiştir. Tanzimat edebiyatının basit hikâye örnekleri, Servet-i Fünun döneminde yerini teknik açıdan daha sağlam eserlere bırakmıştır. Milli Edebiyat döneminde de hikâye türünün gelişimi devam etmiştir. Milli Edebiyat Dönemi hikayelerinin özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Türk hikâyesinin dilinin sadeleştiği, konuların ve mekânların çeşitlilik kazanıp zenginleştiği, daha olgun ve kusursuz örneklerin verildiği dönem Millî Edebiyat Dönemi’dir.
  • Millî Edebiyat Dönemi’ne kadar romanın gölgesinde kalan hikâye türü, asıl gelişimini bu dönemde gerçekleştirir.
  • Hikâye türünün edebiyatımızdaki gelişmesinde Millî edebiyat yazarlarından Ömer Seyfettin’in büyük payı vardır.
  • Türk edebiyatında başlı başına hikâye üzerinde yoğunlaşan ilk yazar Ömer Seyfettin’dir.
  • Millî Edebiyat Dönemi’nin bir diğer hikâyecisi de Refik Halit Karay’dır. Ayrıca Halide Edip Adıvar ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu roman yanında hikâye örnekleri de veren sanatçılarımızdır.
  • Millî Edebiyat Dönemi hikâyecileri de eserlerinde Maupassant tarzı (olay hikâyesi) hikâye tekniğini kullanmışlar; olay örgüsü, kronolojik sıraya uygun olarak serim-düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşmuştur.
  • Bu dönemin hikâyelerinde konu olarak; Anadolu’da yaşanan gerçekler, her kesimden halkın yaşamı ve sorunları, tarihî olaylar ele alınmıştır.
  • Millî edebiyatçılar, ilk kez bilinçli olarak İstanbul dışına çıkarak “memleket edebiyatı” olarak adlandırılan edebiyat anlayışının oluşmasında etkili olmuştur.
  • Hikâyelerde yaşanan zaman diliminin yanında, tarihimizi anlatan geçmiş zaman olaylarına da yer verilmiştir.
  • Tema ve zihniyet olarak “Türkçülük, yoksulluk, batıl inançlar, cehalet, ilerleme ve çağdaşlaşma” üzerinde durulmuştur.
  • Ömer Seyfettin, hikâyelerinde tarihte kahramanlık gösteren kişileri kullanırken Refik Halit Karay, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Halide Edip Adıvar daha çok Anadolu’dan seçtikleri tipleri kullanmışlardır.
  • Millî Edebiyat Dönemi hikâyeleri gözleme bağlı, gerçekçi (realist) bir anlayışla kaleme alınmıştır.
  • Hikâyelerde sade bir dil kullanılmış; kurgu, olay, yer ve zaman ögelerinin kullanımı, serim, düğüm ve çözüm bölümleri arasındaki ilişki ve sıralama yönünden başarılı örnekler verilmiştir.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.