Mabette Bir Gece | Olay Örgüsü, Kişiler, Zaman, Mekan

Mabette Bir GeceSamiha Ayverdi’nin otuz dört hikâyeden meydana gelen ve evliya menkıbelerini düşündüren Mabette Bir Gece adlı eseri tasavvufi içeriklidir. Eser, kitaba adını veren Mabette Bir Gece adlı hikâye ile başlar.

  • Yazar, modern dünyanın çıkmazlarını ve bunalımlarını tasavvuf aracılığıyla çözmeye çalışmıştır.
  • Hikâyede, bireyin ilahi aşk teması etrafında dinî değerlerle donanmış olduğu görülmektedir.
  • Bireysel ve toplumsal alandaki ruhsal bunalımın tedavisi için tasavvufi düşünceyle birlikte ilahi aşk önerilmiştir.
  • Öyküde Allah, âlem ve insan tasavvuf anlayışına göre ele alınmış, tasavvufun temel gayesi, “vahdetivücut” inancına değinilmiştir. Tanrı’nın birliği ve evrenin oluşu vahdetivücut inancıyla anlatılmıştır.

A. Konu, Tema ve Çatışma

Konu: Allah’a yalvarışını, yakarışını dile getirmek için camiye gelen ve oradan çıkmak istemeyen kişinin tasavvufa yönelişi anlatılmıştır.

Tema: İlahi (mecazi) aşk

Çatışma: Bireyin kendi iç dünyasıyla hesaplaşması

B. Olay Örgüsü

Hikâyede belli bir olay örgüsü yoktur.

  • Olay bir gece camide bekçilerle isimsiz kahramanın arasında geçen bir konuşmayla başlar.
  • Bekçinin adamı camiden çıkarmaya çalışması
  • Adamın camiden ayrılmak istememesi
  • İbadetini yapmak ve kendini affettirmek için Allah’a yakarışlarını camide yapmak istemesi
  • Bekçilerin adamı camide bırakıp oradan ayrılması



C. Mekân (Yer), Zaman ve Kişiler

Mekân: İbadet edilen camidir.

Zaman: Olayın gece gerçekleştiği öykünün giriş cümlesindeki “… artık gece oldu, gün çoktan kavuştu…” sözleriyle verilmiştir.

Kişiler:

İsimsiz kişi: Gönlü Allah inancıyla dolu, Allah sevgisiyle yanıp tutuşan, Allah’a yalvarıp yakaran, tasavvuf düşüncesiyle bütünleşmiş bir kişidir. Hikâyenin asıl kahramanıdır.

Bekçi: Caminin bekçisi, isimsiz kahramanı camiden çıkarmaya çalışan kişidir.

Ç. Anlatıcı ve Bakış Açısı

Kahraman anlatıcının bakış açısı hâkimdir. Birinci kişili “ben” anlatım kullanılmıştır.

D. Dil ve Üslup

  • Dinî ve tasavvufi bir öykü olduğundan tasavvuf terimlerine, Arapça – Farsça sözcüklere yer verilmiştir. “Ukba, ezeli, mabet, rahle, tuğyan, itaatkâr” gibi kelimeleri buna örnek verebiliriz.
  • Öyküleyici anlatıma başvurulmuştur.
  • Soru cümleleri kullanılarak bireyin iç dünyası yansıtılmış, iç konuşmalara yer verilmiştir. İç konuşmalarda bireyin Allah’a yalvarışı, yakarışı dile getirilmiştir. Bireyin içindeki ilahi sevgi birtakım benzetmelere başvurularak somutlaştırılmıştır.
  • “Kâinatta senden başka hayat sahibi kimse yok… Fakat bunu da bilmiyorlar. Ne çıkar? Varsın bilmesinler… Kendin biliyorsun ya… Bir, hepten kuvvetlidir.” cümlelerinde tasavvufun temel gayesi, “vahdetivücut” inancına değinilmiş, Tanrı’nın birliği ve evrenin oluşu bu inançla anlatılmıştır.

E. Anlatım Teknikleri

Hikâyede anlatma ve iç monolog teknikleri kullanılmıştır.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.