Kemal Tahir Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

kemal tahirHayatı

Kemal Tahir, 13 Mart 1910’da İstanbul’da dünyaya geldi. Gerçek adı İsmail Kemalettin Demir’dir. Babası, II. Abdülhamit’in yaverlerinden Yüzbaşı Tahir Bey; annesi, Osmanlı sarayında Abdülhamit’in kızı Nâile Sultan’ın hizmetinde bulunan Nuriye Hanım’dır. Babasının görevi nedeniyle ilköğrenimini imparatorluğun çeşitli yerlerinde gördü. Ardından Mekteb-i Sultani’de eğitim gördü. Annesinin ölümünün ardından okulu bırakarak önce İstanbul’da avukat kâtipliği, sonra Zonguldak’taki kömür işletmelerinde ambar memurluğu yaptı. 1932’de İstanbul’a döndü. Çeşitli gazetelerde çalıştı. 1938 yılında Donanma Davası’ndan tutuklanandı. Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya cezaevlerinde 12 yıl hapis yattı. 1950’de çıkan aftan yararlanıp serbest kaldı. Cezaevinden çıktıktan sonra romancılık faaliyetlerine hız verdi. 21 Nisan 1973 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Edebi Kişiliği

  • Kemal Tahir, toplumcu gerçekçi romanın usta isimlerindendir.
  • Roman ve hikaye türünde yazdığı eserler ile ön plana çıkmıştır.
  • Çeşitli gazetelerde “Körduman, Nurettin Duman, Bedri Eser, Samim Aşkın, F. M. İkinci, Ali Gıcırlı” takma isimleriyle aşk ve macera romanları, senaryolar yazmıştır.
  • Toplumsal gerçekçi bir anlayışla yazdığı romanlarını, fikirlerini anlatmada bir araç olarak kullanmıştır.
  • Konusunu “tarih-siyasetten alanlar” ve “köy-kasabadan alanlar olmak üzere iki grupta toplanabilecek romanlar yazmıştır.
  • Romanlarında olaylar genellikle Orta Anadolu coğrafyasında, özellikle cezaevi yıllarından tanıdığı Çankırı, Çorum ve Kırşehir’in köy ve kasabalarında geçer.
  • Eserlerinde ağalık, ırgatlık, eşkıyalık, köy ve kent sorunları, hapishane yaşantısı, Osmanlının kuruluşu-devlet yapısı-sosyal hayatı, Meşrutiyet, Millî Mücadele ve Cumhuriyet yıllarındaki siyasi ve toplumsal olayları ele almıştır.
  • Türk toplumunda son bir asırda meydana gelen siyasî ve sosyal değişiklikleri neden-sonuç analiziyle irdeleyerek tezli romanlar yazmıştır.
  • Anadolu insanını yaşamını, sorunlarını, inançlarını, gelenek ve göreneklerini toplumsal gerçekçi bir bakışla ele alarak gerçek Anadolu romanını oluşturmuştur.
  • Halkın konuşma diliyle İstanbul Türkçesini eserlerinde ustalıkla kullanmıştır.
  • Birbirinin devamı sayılan “nehir roman” anlayışına uygun romanlar yazmıştır.
  • Derlediği sözcüklerle, cümlelerle, deyimlerle, araştırma ve kültür zenginliğiyle İstanbul ağzının kaynaşmasından doğan canlı, rahat bir anlatımı vardır.



Kemal Tahir’in romanlarının konusu kısaca şöyledir.

Çorum, Çankırı yöresinin yerli diliyle yazdığı ilk romanı “Sağırdere” ve onun devamı olan “Körduman”da Türkiye’nin yaşadığı toplumsal değişimle köye ve köylülere özgü sorunları, kadın-erkek ilişkileri, batıl inançları konu edinir.

Rahmet Yolları Kesti” romanında eşkıyalık sorununa eğilen yazar, eşkıyalığa karşı çıkarak devleti savunur. Bunu romanın kahramanı Uzun İskender’in şahsında dile getirir.

Yedi Çınar Yaylası”; “Köyün Kamburu” ve “Büyük Mal” üçlemesi, köy hayatını ele aldığı nehir romanlardır. Çankırı, Çorum, Kastamonu köylüsünün yaşamı ayrıntılı bir şekilde verilirken, Osmanlının yıkılışı, Cumhuriyetin kuruluşu ve 1940’lı yıllara kadarki politik, ekonomik ve sosyal olaylar, ağaların zulmü, batıl inançlar, medreselerin iç yüzü de gözler önüne serilir.

Kelleci Memet”te köyde katil olan bir Anadolu genci Kelleci Memet’in hayatını anlatır. Olaylar çoğunlukla Çankırı Cezaevinde geçer.

Bozkırdaki Çekirdek” yazarın köy serisinden kent serisine geçişin habercisidir. Romanda köy enstitülerinin kuruluşu ve köy sorunlarına değinir.

1960’tan sonraki romanlarında dikkatini kente ve kent insanına çeviren sanatçı, genellikle uzak ve yakın tarihin siyasi olaylarına yönelir. Tarihî bir roman olan “Devlet Ana”da Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemini, Osmanlının aşiretten devlet haline gelişini anlatır. Osmanlı kurulmadan önce Batı ve Doğu’daki yönetimlerin durumu, Anadolu insanının güvenli ve adaletli bir devlete, düzene duydukları ihtiyacı dile getirir. Adını romandaki kahramanlardan Devlet Hatun’dan alan eserde Kemal Tahir, Türkleri bir işgalci olarak değil, Bizans tekfurlarının baskısı altında ezilen Hıristiyan halk için bir kurtarıcı diye nitelendirir. 1967’de yazılan bu eser 1968’de TDK Roman Ödülü’nü almıştır.

Kurt Kanunu”nda Atatürk’e karşı düzenlenmek İstenen İzmir suikastini, İttihatçılar arasındaki iktidar mücadelesini ve Tanzimat’la birlikte büyük bir açgözlülükle kabul gören Avrupa sermayesine ve kültürüne açılımı eleştirel bir şekilde ele alır.

Millî Mücadeleyi konu alan “Esir Şehrin İnsanları”,Esir Şehrin Mahpusu” ve “Yol Ayrımı” adlı eserleri nehir roman özelliği taşır. Üçlemesinin ilk kitabı olan “Esir Şehrin İnsanları”nda Birinci Dünya Savaşı günleri, yıkılan bir imparatorluğun insanlarının esirliğe, sürüklenişi Kâmil Bey’in şahsında anlatılır.

Millî Mücadeyi konu edinen diğer romanı “Yorgun Savaşçı”da Osmanlı Devleti’nin 1918’de mütarekeyi imzalamasından Millî Mücadele’nin güçlendiği 1920 ortalarına kadar geçen olayları anlatır.

Eserleri

Hikâye
Göl İnsanları

Roman
Sağırdere
Esir Şehrin İnsanları
Körduman
Rahmet Yolları Kesti
Yediçınar Yaylası
Köyün Kamburu
Esir Şehrin Mahpusu
Kelleci Memet
Yorgun Savaşçı
Bozkırdaki Çekirdek
Devlet Ana
Kurt Kanunu
Büyük Mal
Yol Ayrımı
Namusçular
Karılar Koğuşu
Hür Şehrin İnsanları
Damağası

Senaryo
Haremde Dört Kadın



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.