Kadı Burhaneddin Kimdir? Hayatı, Sanatı, Edebi Kişiliği

Hayatı

Kadı Burhaneddin, 1345 yılında Kayseri’de dünyaya gelmiştir. Ahmed, babasının adı ise Şemseddin Mehmet’tir. Oğuzların Salur boyuna mensup bir ailedendir. Kadı Burhaneddin eğitimine 4 yaşında iken babasının yanında başlamış; kısa sürede Arapça ve Farsçayı öğrenmiştir. Çeşitli dini ve ilmi konularda eğitim almış, babası ile hacca gitmiştir. Bu seyahatte babasını kaybetmiş, bir sene Mısır’da kalarak eğitimine devam etmiştir. 1364 yılında Kayseri’ye dönmüştür. Kayseri o zaman Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra Eretna Beyliği’nde çeşitli vazifelerde bulunmuştur. 1381’de Sivas’ta istiklalini ilan ederek kendi adına hutbe okutup Sultanlık makamına geçip Kadı Burhaneddin Devleti adını taşıyan bir devlet kurmuştur. Bu devletin hükümdarlık makamında 18 yıl hüküm sürmüştür. Bu süre zarfında Akkoyunlular, Osmanlılar ve Memlûklular Devleti ile uğraşmak zorunda kalmıştır. 1398 yılında Akkoyunlu hükümdarı Kara Yülük Osman Bey ile savaşa girişmiş; bu savaşı kaybedip esir düşüp öldürülmüştür.

Edebi Kişiliği

  • Hayatı boyunca siyasi çekişmelerle boğuşmasına rağmen edebiyatla ilgilenmeyi de ihmal etmemiştir.
  • Tuyuğ nazım şeklini Türk edebiyatına kazandırmış, tuyuğlarıyla edebiyat tarihimizde önemli bir yer edinmiştir.
  • Azerbaycan lehçesini kullanmıştır.
  • Tasavvufi şiirlerinin yanı sıra din dışı şiirler de yazmıştır. Kadı Burhaneddin’in gerçek yaşamında zevk ve safa alemleri düzenlediği bilinmektedir.
  • Şiirlerinde aruz ölçüsü kullanmış ancak Türkçeyi aruza uydurmakta güçlük çekmiştir.
  • Şiirlerini günlük konuşma diliyle yazmıştır.
  • Şiirlerinde ne mahlası ne de adı bulunmaktadır.
  • Cinas başta olmak üzere edebi sanatlara fazlaca yer vermiştir.
  • Kadı Burhaneddin, şiirlerinde doğayla ilgili tasvirleri çok güzel yapmış, genellikle hayatını anlatmıştır.
  • Kendisinden sonra gelen Nesimi, Fuzuli gibi büyük şairleri etkilemiştir

Eserleri

Divan: 1500 gazel, 119 Tuyuğ, 20 Rubaiden oluşan 600 sayfalık bir Divanı vardır.

Enis’ül Kulüb

Gazel

Hüseynî lâ’lün içün ben kana boyanayum he mi?
Gözümün yaşı seyl olsun odına yanayum he mi?

Niçe bir kanaya gönlüm nigârâ leblerüniçün,
Hele şimdi ele girdi, lebünden kanayum he mi?

Ömür ben anı bilürem ki senünle geçe yârâ,
Tapundan ayru demleri ömürden sanayum he mi?

Nigârâ tavşan uyhusın virür câdû gözün bana;
Velî gamzelerün dürder ki ben uyanayum he mi?

Gönülde iki sevgü sığduğı yohdur bilür meğer,
Seni sevdi gönül candan begüm usanayum he mi?

Kadı Burhaneddin



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.