Hamdullah Suphi Tanrıöver

Hamdullah Suphi TanrıöverHamdullah Suphi Tanrıöver Kimdir?

Hamdullah Suphi, 1886 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası, Tanzimat Dönemi tarihçilerinden Suphi Paşa’dır. Bu zat, aynı zamanda, farklı bakanlıklarda bulunmuş önemli bir devlet adamıdır. Yine Tanzimat Dönemi’nin önemli yazarlarından Samipaşazade Sezai, Hamdullah Suphi’nin amcasıdır. Numune-i Terakki Mektebinde ve Galatasaray Sultanisinde eğitim gören sanatçı, genç yaştan itibaren edebiyata ilgi duymaya başlamıştır. Namık Kemal’e büyük bir hayranlık duymuş, lise yıllarında onun için şiirler yazmıştır. İkinci Meşrutiyet’in ardından düzenlenmeye başlayan Fecriâti toplantılarına katılmıştır. Diğer yandan, öğretmenlik mesleğine atılmış, Ayasofya rüştiyesinde ve İstanbul Darü’lmuallimininde öğretmenlik yapmıştır. Daha sonra milliyetçilik akımının etkisine kapılarak Türk Ocağı’na üye olmuştur. Burada yaptığı çalışmalarla ve özellikle nutuklarıyla yükselen Türk milliyetçiliğinin gür sesi olmuştur. Bir dönem İstanbul Darülfünununda “İslam-Türk sanayi-i nefisesi” müderrisliğine getirilmiştir. Daha sonra Meclis-i Mebusanda ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısında Saruhan milletvekili olarak bulundu. Ardından maarif vekili olmuş, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ise İstanbul’dan milletvekili seçilerek yeniden Maarif Vekilliğine getirilmiştir. Hamdullah Suphi 1946’ya kadar on üç yıl boyunca Bükreş sefirliğinde bulunduktan sonra, 1946’da yeniden İstanbul milletvekilliğine seçilmiş, 10 Haziran 1966’da vefat etmiştir.

Edebî Kişiliği

  • Sanat hayatına şiirle başladı. İlk şiirlerini, amcasının da yardımıyla Servet-i Fünûn başta olmak üzere dönemin önemli dergilerinde yayımladı. Bu şiirlerinde vatan ve millet sevgisi temalarını işledi.
  • Önceleri Fecriâti’nin beyannamesine imza atan ekipte yer aldı. Daha sonra ise Millî Edebiyat anlayışına yöneldi.
  • Hamdullah Suphi’yi edebiyatımızda önemli bir konuma getiren ise şiirlerinden ziyade söylevleri oldu. Edebiyatımızda söylev (nutuk) türünün en önemli isimleri arasında yer aldı.
  • Verimli ve enerjik çalışmalarıyla gençlerin Türk Ocağı’na olan ilgisinin artmasına katkılar sundu. Nutuklarında Türk gençlerine, Türklük uğrunda daima yükselen bir “Dağ yolu”nda bulunduklarını haber veriyordu.
  • Daima gür ve ahenkli bir sesle konuşan Hamdullah Suphi Millî Edebiyat Dönemi’nin en hareketli ve en heyecanlı sanatçılarından biri oldu. Berrak, çekici ve inandırıcı söyleyişleriyle 1912 – 1920 yılları arasındaki milli heyecanın dili ve kalbi olarak gençler üzerinde kuvvetli etkiler bıraktı.
  • Millî marş seçmek için düzenlenen yarışmaya Mehmet Akif’in katılmasını çok isteyen Hamdullah Suphi, uzun uğraşlar sonunda arkadaşını ikna etti ve İstiklal Marşı’nın yazılmasına vesile oldu. O dönemde Millî Eğitim Bakanı olan sanatçı, İstiklal Marşı’nı meclis kürsünde okuyan ilk isim oldu.

Eserleri

Türk Ocaklarında söylediği hitabelerden toplanmış eserini “Dağ Yolu” adıyla; yine millî heyecanla süslenmiş, çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış makalelerinden meydana gelen diğer bir eserini de “Günebakan” adıyla yayımladı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.