Halk Hikâyesi Nedir? Halk Hikâyelerinin Özellikleri Nelerdir?

Halk Hikâyesi, destanlardan sonra ortaya çıkan, temelde destanların farklı şekillerde yansımaları olan, destanla hikâye (roman) arasında bir geçiş süreci olan bir türdür. Destanların tümüyle manzum (şiir) oluşu, halk hikâyelerine de yansımış, özellikle halk hikâyelerinin “döşeme ve soylama (söyleme)” bölümleri ölçülü ve uyaklı parçalardan oluşmuştur. Ancak zaman içinde halk hikâyelerindeki şiir olan bölümler azalmış, yerini düzyazıya bırakmıştır.

Halk hikâyeleri ana hatlarıyla dört kaynaktan beslenmiştir:

➢ Türk destan geleneğini sürdüren halk hikâyeleri: (Dede Korkut Hikâyeleri)
➢ Yaşamış veya yaşadığına inanılan saz şairlerinin (âşık) hayatları etrafında oluşmuş halk hikâyeleri: (Aşık Garip, Emrah ile Selvihan)
➢ Dinî ve millî olaylar ve bunlara dayalı kahramanlıkları anlatan halk hikâyeleri: (Kesikbaş Hikâyesi, Battal Gazi, Köroğlu, Güvercin Hikâyesi)
➢ Anadolu coğrafyasında yaşanmış gerçek bir olayı anlatan halk hikâyeleri: (Salman Bey Hikâyesi, İlbeyoğlu Hikâyesi)

Halk Hikâyelerinin Genel Özellikleri

  • Halk hikâyelerinde genel olarak aşk ve kahramanlık konuları işlenir.
  • Bireylerin ve toplumun yaşamı halk hikâyelerine yansır. Hikâyeler, ortaya çıktıkları dönemin siyasî, kültürel ve toplumsal özelliklerinden izler taşır.
  • Âşık adı verilen ozanlar tarafından saz eşliğinde ya da meddah adı verilen birikimli ve yetenekli kişiler tarafından anlatılır. Anlatıcıların az çok kültürlü kişiler oldukları ve dağarcıklarında çok sayıda halk hikâyesi bulunduğu söylenebilir.
  • Sözlü geleneğe dayandığı için özü değişmese de anlatıcının yeteneklerine, çağın koşullarına ve anlatıldığı yöreye göre çeşitli değişiklikler gösterebilir.
  • Halk hikâyeleri kulaktan kulağa aktarılarak varlığını sürdüren anonim ürünlerdir.
  • Halk hikâyelerinin içinde efsane, bilmece, deyim, atasözü ve masal örneklerine de rastlanır.
  • Halk hikâyelerinde ağırlıklı olarak aşk konusu işlenir. Hikâye ayrılık ve ölümle biter. Sayıca az da olsa mutlu biten hikâye örnekleri vardır.
  • Halk hikâyelerindeki temel çatışma, düşman bir milletle değil, toplumdaki sınıflar ve bireyler arasındadır.
  • Destanlardaki olağanüstülükler halk hikâyelerinde iyice azalmıştır. Olay, çevre ve kişiler gerçeğe oldukça yakındır. Yalnızca ana kahramanda sınırlı da olsa bazı olağanüstü nitelikler bulunur. Çeşitli mucizeler ve kerametler halk hikâyelerinde yer alan olağanüstü durumlardır.

Halk hikâyesinin bölümleri nelerdir?

Halk hikayeleri üç bölümden oluşur: Fasıl, döşeme, asıl hikâye

1. Fasıl: Hikâyeci âşıklar, hikâyelerine başlamadan önce, toplumun eğitiminden sorumlu olduklarının bilinciyle eğitici, haksızlıklara karşı direnmeyi işleyen, ulus sevgisi, büyüğe saygı, küçüğe sevgi, doğruluk, mertlik, yoksula yardım, acıma, adalet duygularını geliştirici manzum usta sözlerini dile getirirler. Bunlara üstadname denir. Üstadnameler, hikâyeci âşığın saygı duyduğu, anlatacağı hikâyenin sahibi, üstat bildiği hocası ya da eski güçlü âşıklara ait olabilir.

2. Döşeme: Âşık-hikâyeci fasıl bitince “döşeme”ye geçer. Döşeme, düzyazı ya da nazım-düzyazı bir tekerlemedir. Hikâyeci asıl konu ile ilgisi bulunmayan bu uyaklı tekerlemede dinleyenlerine, doğruluk, fazilet, yardım, adalet ve ulus sevgisi düşüncelerini telkin eder ve yaşamın geçiciliği ile “kader” düşüncesini anlatır.

3. Asıl Hikâye: Aşık-hikâyeci “döşeme”sini tamamlayınca hikayesinin konusu ile kahramanlarını kısaca takdim eder ve esasa girer. Bu bölümde asıl hikâye anlatılır.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.