“Halk Hikayesi ile Destan”ın Karşılaştırılması

Edebiyatımızda hem halk hikayesi hem de destan türünde fazlaca eser verilmiştir. Bu iki tür sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır. Çünkü halk hikayesi ile destan arasında önemli ölçüde benzerlikler bulunmaktadır. Halk hikayeciliği, destan geleneğinden doğmuş, destanlar zaman içinde yerini halk hikayesini bırakmıştır. Bu makalemizde halk hikayesi ve destan arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ele aldık.

Halk Hikayesi ile Destanın Karşılaştırılması

Halk Hikayesi ile Destan Arasındaki Benzerlikler

  • Destan da halk hikâyesi de yaratıcısı belli olmayan anonim ürünlerdir. Kulaktan kulağa, kuşaktan kuşağa aktarılarak varlıklarını sürdüren sözlü anlatı türleridir.
  • Destanlar da halk hikâyeleri de âşık denen saz ozanları tarafından bağlama ya da kopuz eşliğinde geniş dinleyici toplulukları önünde anlatılagelmiştir.
  • Her iki türde de olağanüstü olaylara ve kişilere rastlanabilir.



Halk Hikayesi ile Destan Arasındaki Farklar

  • Destanlar baştan sona manzum (şiir) şekilde yaratılmış ürünlerdir. Halk hikâyeleri ise nazım-nesir karışıktır, olay anlatımı nesir, karşılıklı konuşmalar nazım biçimindedir.
  • Destanlarda doğal ve sosyal çevre tasvirleri pek kullanılmaz, halk hikâyelerinde ise özellikle doğa tasvirleri sıkça kullanılmıştır.
  • Destanlarda olağanüstü özellikler taşıyan kahramanlara, olaylara çok sık rastlanırken halk hikâyelerinde gerçek dışı unsurlar iyice azalmıştır. Özellikle kahramanlar gerçek hayatta her an rastlanabilecek tiptedir.
  • Destanlar, bir milleti derinden etkileyen birtakım olayları anlatır, daha çok kahramanlık konusunu işler. Halk hikâyeleri daha bireyseldir, daha çok iki genç arasındaki büyük ve güçlü bir aşkı konu eder. Halk hikâyelerinde kahramanlık konusu az işlenmiştir.
  • Destanlarda genellikle toplum dışındaki bir milletle yapılan mücadele konu edilir, halk hikâyelerinde ise toplum içindeki bireyler ve sınıflar arasındaki çatışmalar ağırlık kazanmıştır.
  • Destanların orijinal şekillerinin yazıya geçirilmesi çok geç tarihlerde mümkün olmuş, baştan sona orijinal hâli korunan destan sayısı az olmuştur. Destanların çoğunun konusu yabancı kaynaklardan öğrenilmiş ve nesir biçiminde kaleme alınmıştır. Halk hikâyelerinin büyük bir kısmı halk arasından derlenerek yazıya aktarılabilmiştir.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.