Halide Edip Adıvar Romanları

Halide Edip Adıvar, Türk edebiyatının en ünlü kadın yazarlarından biridir. İlk romanlarında kadın psikolojisini anlatmış, daha sonra Ziya Gökalp’ın etkisiyle Türkçülük düşüncesine yönelmiştir. Halide Edip romanları teknik yönden çok başarılı değildir ancak işlediği konular, hareketli ve girişken kişiliği, onun tanınmasını ve okunmasını sağlamıştır. “Halide Edip romanları”ndan bir kısmını sizler için derledik.

Bkz: Halide Edip Adıvar Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Ateşten Gömlek Kısa Özet

Edebiyatımızda Kurtuluş Savaşı üzerine yazılan ilk romandır. Hatıra şeklinde yazılan eserde bir aşk hikâyesi çevresinde Anadolu’daki isyanlar ve Büyük Taarruz’a kadar geçen dönem anlatılır. Romanın çoğu Kurtuluş Savaşı’nda yaralanıp Ankara Cebeci Hastanesi’nde yatan Peyami’nin hatıra defterinden ibarettir ve olay onun ağzından anlatılır.

Başlıca kahramanları; Peyami, Ayşe, Cemal, Kezban, İhsan, Mehmet, Çavuş’tur. 15 Mayıs 1919’da İzmir’in Yunanlar tarafından işgal edilmesi sırasında, Ayşe adlı genç bir kadının kocası ve çocuğu öldürülür. Ayşe bir İtalyan ailenin yanına sığınır, oradan da İstanbul’daki akrabası Peyami’nin yanına gider. O günlerde İstanbul, ülkenin kurtuluşu uğruna millî bir coşkuyla yapılan protesto mitingleriyle çalkalanmaktadır. Ayşe, Peyami ve Peyami’nin arkadaşı Binbaşı İhsan, Kuvayımilliye’ye katılmak üzere Anadolu’ya geçerler. Ayşe, gönüllü hemşirelik yapar. Peyami ile İhsan, Ayşe’yi içten içe sevmeye başlar.

Bu aşk, her ikisi için de artık bir ateşten gömlek sayılır. Aşk üçgenine anası ve babası Yunanlar tarafından öldürülen Kezban da katılır ve karşılık görmeyen bir aşkla İhsan’ı sever. Cephede savaş alabildiğine şiddetlenir. Düşmana son darbeyi indirecek taarruzlar yapılmaktadır. Bu taarruzlardan birinde İhsan ile Ayşe ölür, Peyami de başından ve ayaklarından ağır yaralanır. Tedavi edilmek üzere getirildiği Ankara’daki Cebeci Hastanesi’nde o da ölür.



Vurun Kahpeye Kısa Özet

Romanda İstanbullu idealist bir öğretmen olan Aliye’nin vatan için yaptığı fedakârlığın yanlış anlaşılması ele alınır. Romanın kahramanları; Aliye, Hacı Fettah Efendi, Tosun Bey, Damyanos’tur. Aliye 1919 yılında İstanbul’dan Anadolu’ya gider ve faaliyetleriyle Millî Mücadele’ye destek verir. Küçük bir Kuvayımilliye grubu kuran Tosun Bey de zaman zaman kasabaya uğrar ve Aliye’ye destek olur. Ancak Millî Mücadele karşıtı, köy imamı Hacı Fettah ve Kantarcıların Uzun Hüseyin Efendi, Yunanlarla iş birliği yaparak Kuvayımilliye ve Aliye hakkında olumsuz kampanyalar başlatır.

Sonunda Hacı Fettah, kasabanın da desteğini alarak Aliye’ye karşı çıkar, ona birçok eziyet çektirir ve taşlanmak suretiyle onu linç ettirir. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra İstiklal Mahkemesi’nde yargılanan Hacı Fettah ve Hüseyin Efendi idama mahkûm edilir, Aliye’nin öldürüldüğü meydanda asılırlar. Eser, sinemaya da uyarlanmıştır.

Sinekli Bakkal Kısa Özet

Halide Edip romanları içinde özel bir yere sahip olan Sinekli Bakkal, II. Abdülhamit dönemi İstanbul’unu anlatan bir töre romanıdır. Halide Edip’in yurt dışındayken yazdığı bu eser, ilk olarak 1935’te “The Clown end His Daughter (Soytarı ve Kızı) adıyla Londra’da basılmış, 1936’da “Sinekli Bakkal” adıyla Türkçe olarak yayımlanmıştır.

Olaylar, İstanbul’un Aksaray semtinde, Sinekli Bakkal Sokağı’nda geçer. Başlıca kahramanları, Rabia: Tevfik (Kız Tevfik), Vehbi Dede, Peregrini, Selim Paşa ‘dır. Mahalle imamının kızı Emine, babasına rağmen orta oyununda zenne (kadın) rolünde oynayan Tevfik ile evlenir. Babası, bunun üzerine Emine’yi evlatlıktan reddeder. Genç karı-koca bir müddet geçim sıkıntısı çekerler. Sonunda bir bakkal dükkânı açarlarsa da Tevfik burayı işletemez. Emine’nin Tevfik’ten bir kızı olur fakat kocası mahallede zenne rolüne çıktığı için “Kız Tevfik” diye anılır ve bu yüzden ayrılırlar. Emine, babasının evine döner, babası onu affeder.

Emine’nin kızı Rabia güzel sesiyle Kuran ve mevlit okur. Zaptiye Nazırı Selim Paşa, bu sesi beğenir ve ona İtalyan müzisyen Peregrini’den ders aldırtır. Tevfik ise orta oyununda iyice ustalaşarak İstanbul’un ünlü bir sanatçısı olur. Bir oyunda karısının taklidini yaptığı için İstanbul’dan sürgün edilir. Gelibolu’ya sürgüne giden Tevfik, İstanbul’a dönünce kızı Rabia’yı yanına alır. Ancak Genç Türkler adlı bir gruba katıldığı için bu sefer Şam’a sürgüne gönderilir. Rabia’ya olan aşkından dolayı Müslüman olan ve Osman adını alan piyano öğretmeni Peregrini ve Rabia evlenirler. 1908’de Meşrutiyet ilan edilince Tevfik, sürgünden döner. Rabia’nın bir çocuğu olur ve Sinekli Bakkal Sokağı’ndaki mutlu günler tekrar başlar.

Tatarcık Kısa Özet

Romanın başlıca kahramanları; Tatarcık (Lale), Osman Kaptan, Lalezar Hanım, Recep, Sungur Balta’dır. Fakir bir köyün fakir insanlarının anlatıldığı köyde iki mekân vardır: Biri genelde halkın yaşadığı Boğaz’ın Karadeniz’e bakan yamacındaki Poyraz Köyü, diğeri de Feridun Paşa Korusu’dur. Köy halkının çektiği sıkıntılar bütünüyle gösterilemediği için sadece hayatın üst yüzü gösterilir.

Romanın aslî tipi, gerçek adı Lâle olan Tatarcık’tır. “Tatarcık”, Halide Edip’in bütün romanlarında hayalini kurduğu; Batı kültürüyle Doğu geleneklerini -şeklen- birleştiren kadın tipidir. Eserde imparatorluk Türkiye’sinden Cumhuriyet devrine geçişte, eski-yeni çatışmasında bilginin önemine inanan Lâle’nin şahsında yeninin zaferi üzerinde durulur. On üç yaşından itibaren babasız kalan Tatarcık’ın, insanlardan uzaklaşıp içine kapanması, köylüler tarafından dışlanması ve buna tepki olarak okuyup İngilizce öğretmeni olması ele alınır.

Yolpalas Cinayeti Kısa Özet

Yazarın, Paris’te kaleme aldığı eser; 1900’lü yıllarda İstanbul’un zengin semtlerinden biri olan Şişli’de Yolpalas adlı büyük bir konakta işlenen cinayeti konu edinir. Eserin kahramanları arasındaki ilişkilerden hareketle; o dönemin İstanbul hayatı, aydınlarımızın Batı’ya ve Türkiye’ye bakışı, zengin-fakir çatışması da gözler önüne serilir. Romanın kahramanları; Murat, Sacide, Akkız, Bülent, Mükerrem, Rıfkı’dır. Eser sinemaya da uyarlanmıştır.

Handan Kısa Özet

Yazarın ilk romanıdır. Mektup tarzında yazılan romandaki olaylar, II. Abdülhamit döneminde geçmektedir. Kitapta; bir aşk hikâyesi et-rafında o günün sosyal yaşamı, kültürel yapısı ve istibdat dönemindeki Türk aydınlarının başlattığı yeni sosyal akımlardan söz edilmektedir. Romanın başlıca kahramanları; Handan, Hüsnü Paşa, Refik, Neriman’dır. Handan’ın Hüsnü Paşa’dan ayrılıp evli olan Refik’e âşık olması, vicdan azabı çekmesi esere “psikolojik” özellik katar. Eylül’den sonra kadın psikolojisini ele alan başarılı romanlardan biridir.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.