Genç Kalemler Dergisi ve Yeni Lisan Makalesi

genç kalemlerGenç Kalemler Dergisi

Milliyetçilik hareketinin edebiyata yansıması Genç Kalemler dergisinde kendini gösterdi. 1911’de Selanik’te Ömer Seyfettin ve Ali Canip tarafından başlatılan dilde milliyetçilik hareketi, Millî Edebiyatın oluşmasında belki de en büyük katkıyı sağladı. Önce Manastır sonra Selanik’te çıkan “Hüsün ve Şiir” dergisinin başyazarı Ali Canip Yöntem, derginin isminin Genç Kalemler olarak değişmesini önerir. Bu öneri kabul edilince Ömer Seyfettin, Ali Canip’e bir mektup göndererek “dil ve edebiyatta çığır açmak” düşüncesini iletir. Olumlu karşılanan bu istek, Ali Canip Yöntem, Ömer Seyfettin ve Ziya Gökalp’i bu dergide bir araya getirir. Özellikle Ziya Gökalp’in katılmasıyla dergi, Türk edebiyatının ses getiren bir yayın organı haline gelir. Dergi, ilk defa “Millî Edebiyat” ifadesini kullanarak millî bir edebiyatın oluşması için edebî dilin millîleştirilmesi gerektiğini dile getirir ve “Yeni Lisan” hareketini ortaya koyar.

Tüm bu gelişmelerden sonra 1911’de Selanik’te çıkarılan Genç Kalemler dergisinde Ömer Seyfettin, “Yeni Lisan” başlıklı bir makale yazar. Tüm topluluğun dil anlayışını yansıttığını belirtmek için dergide imzasız yayımlanan ve Millî Edebiyatın bir çeşit edebî beyannamesi sayılan bu makalede bazı görüşler öne sürülür.



“Yeni Lisan Makalesi”ndeki Temel Görüşler

  • Arapça, Farsça tamlamalar ve dil bilgisi kuralları kullanılmamalı, tamlamalar Türkçe kurallara göre kurulmalıdır.
  • Arapça ve Farsça sözcükler, o dillerdeki kullanımına göre değil, Türkçede söylendiği gibi yazılmalıdır.
  • Türkçeye girmiş Arapça sözcükler, Arapça dil kurallarına göre değil, Türkçedeki kullanışlarına göre kullanılmalıdır.
  • Halk arasında yaygın olarak kullanılan Arapça, Farsça sözcükler Türkçeleşmiş sayılmalı ve dilimizden atılmamalıdır.
  • Yazı diliyle konuşma dili arasındaki farklılık ortadan kaldırılmalıdır. Bunun için İstanbul halkının konuştuğu doğal Türkçe yani “İstanbul ağzı”, yazı dilinde esas alınmalıdır.
  • Diğer Türk lehçelerinden kelime alınmamalıdır.

Bu ilkelerden de anlaşılacağı gibi Millî Edebiyat başlangıçta bir dil hareketi olarak ortaya çıkmıştır. Edebiyatımızın yapay ve eski dilinden dolayı ulusal bir nitelik taşımadığını, dilin yalınlaşması, konuşma dilinin edebî dile dönüştürülmesi halinde ulusal bir edebiyatın oluşturulabileceğini dile getirmişlerdir,

Mehmet Fuat Köprülü, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Süleyman Nazif, Cenap Şahabettin gibi Servet-i Fünun ve Fecri Ati sanatçıları ilk başta Yeni Lisan hareketine karşı çıkıp onları kıyasıya eleştirdiler. Yaklaşık bir yıl süren tartışmalardan sonra Hamdullah Suphi, Yakup Kadri, Mehmet Fuat Köprülü, Refik Halit Karay gibi sanatçılar Yeni Lisan hareketini benimsediklerini söyleyerek Millî Edebiyat akımına katıldılar.

Bu sanatçıların da katılımıyla Millî Edebiyat kadrosu genişlemeye devam etmiştir. Balkan Savaşları’nın etkisiyle Genç Kalemler 1912’de kapanınca yazarları İstanbul’a gelerek “Türk Yurdu” ve benzeri Türkçü dergilerde çalışmalarına devam etmişlerdir.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.