Garip Şiiri Özellikleri ve Temsilcileri

“Garip şiiri”ni oluşturan üç yakın arkadaş Orhan Veli, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet şiire lise yıllarındayken başlamış, ilk şiirlerini ölçülü ve uyaklı; geleneksel şiire uygun, şairane, romantik şiirler yazmışlardır. Fakat yazdıkları şiirden memnun olmayan gençler, şiir üzerine tartışmalar ve düşüncelerle geçirdikleri kısa bir suskunluğun ardından 1937’de Varlık dergisinde ölçüsüz, uyaksız, günlük dile dayalı kısa şiirler yayımlamışlardır. Kendilerini edebiyat dünyasında kabul ettirmeye çabalayan Garipçiler, bir güç birliği içinde olduklarını göstermek amacıyla şiirlerini dergilerde hep beraber yayımlamışlar, Orhan Veli’nin “Kitabe-i Seng-i Mezar” şirinde geçen “Hiçbir şeyden çekmedi dünyada/nasırdan çektiği kadar” dizesinde olduğu gibi alaylara, eleştirilere, tartışmalara yol açacak aykırı şiirlere yer vermişlerdir.

1941 yılında üç şairin Garip hareketine uygun şiirlerinden oluşan ortak kitapları olan “Garip” yayımlanır. Garip, Orhan Veli’nin yazdığı bir ön sözle başlar. Garip akımı; Nâzım Hikmet’in öncülüğünü yaptığı toplumcu (sosyalist gerçekçi) şiire, Ahmet Haşim ve Yahya Kemalin sembolist şirine ve hece şairlerine tepki olarak doğmuştur. Sıradan insanların yaşamlarını ilişkilerini temel alan, imgeden ve şairane söyleyişlerden mümkün olabildiğince uzaklaşan, konuşma dilinin olanaklarından yararlanan, öykülemeyi ön plana çıkaran, dolayışıyla yaşantıya önem veren, kafiye ölçü gibi şiir unsurlarını şiirselliğin temel ölçütü olmaktan çıkaran bir akımdır. Şiirimizde en köklü değişimleri Garipçiler yapmıştır.

Garip Şiirinin Özellikleri

  • Edebiyat tarihimizde Birinci Yeni adıyla da bilinen Garip şiiri şairaneliğe karşı çıkmıştır.
  • Biçimden çok anlamı, duygudan çok “aklı” öne çıkaran bir şiir yazmışlardır.
  • Şiirde resim, müzik gibi diğer sanatlardan yaralanma düşüncesi doğru bulunmamış; betimlemeye ve müzikaliteye önem verilmemiştir.
  • Şiirin konusu sıradan insanın, halkın hayatından seçilmiştir.
  • Şiirde espriyi, nükteyi kullanmış ve şaşırtmaya dayalı şiirler yazmışlardır.
  • Şiir, sıradan insanın anlayabileceği açıklık ve basitliğe indirgenmiştir.
  • Ölçü ve uyak, şair için engelleyici bir bağ olarak görülmüş, serbest nazım benimsenmiştir.
  • İmgeye karşı çıkılmış, söz sanatlarına önem verilmemiştir.
  • Şiir dilinin günlük konuşma dil inden ayrı bir dil olmadığı düşüncesiyle kelimeler genellikle ilk anlamlarıyla kullanılmıştır.
  • Şiire özgü bir kelime kadrosu olmadığı ileri sürülerek “nasır”dan “lağım”a her sözcüğün şiire girebileceği görüşü savunulmuştur.
  • Yaşama sevinci, tabiat sevgisi, çocukluğa dönüş, ölüm, insan sevgisi, aşk gibi temaları işlemişlerdir.
  • Garipçilerin şiirlerinde, Dadaizm’in ve Sürrealizm’in izleri görülür.



Garip Şiirinin Temsilcileri

Orhan Veli Kanık (1914-1950)

  • Varlık dergisinde 1936-1937 yılları arasında yayımladığı ilk şiirleri ölçülü, kafiyeli ve sanatlıdır.
  • 1937 yılından itibaren geleneksel şiir anlayışından uzak şiirler yazmaya başlamıştır.
  • Bu şiirlerinde şiirin ciddi ve kurallı diline itiraz eder.
  • Şiirini süsten ve gösterişten ve biçime bağlılıktan arındırır.
  • Gündelik sözlerle gündelik yaşantılar üzerine şiirler yazar.
  • 1941 yılına gelindiğinde Oktay Rifat ve Melih Cevdet’le birlikte çıkardıkları Garip adlı şiir kitabıyla şiir anlayışının sistematiğini ortaya koyar.
  • Bu yeni anlayışa adını veren Garip kitabının ön sözünde şiirle ilgili görüşlerini anlatan sanatçı, ölçü ve uyağın şiiri yozlaştırdığını, şiirin insanın beş duyusuna değil beynine seslenen bir söz sanatı olduğunu, şiirin toplumun geneline seslenmesi gerektiğini belirtmiştir.
  • “İstanbul’u Dinliyorum ve Anlatamıyorum” gibi lirik duygusal şiirleriyle büyük bir beğeni kazanmıştır.
  • La Fontaine’den çeviriler yapmış, bazı Nasrettin Hoca fıkralarını da manzumlaştırmıştır.

Eserleri: Garip, Vazgeçemediğim, Destan Gibi, Yenisi, Karşı (Şiir) Sanat ve Edebiyatımız, Bindiğimiz Dal (Düz yazı) La Fontaine’den Masallar (Çeviri) Nasrettin Hoca Fıkraları (72 fıkranın nazma çekilmiş biçimi)

Oktay Rıfat Horozcu (1914-1988)

  • Garip akımının temsilcilerindendir.
  • Arayışların şairidir, Hemen her kitabında farklı nitelikler göstermiştir.
  • Başlangıçta aşk şiirleri yazan sanatçı, toplumcu sanat anlayışın etkisiyle halk masalları, deyim ve tekerlemelerinden yararlanarak sosyal temalı şiirler, taşlamalar yazmıştır.
  • Bazı şiirlerinde gerçeküstücü ögelere yer veren sanatçı bazen de klasik şiir geleneğini düşündüren bir söyleyişle şiir yazmıştır. Garip akımının etkisiyle yazdığı şiirlerde sıradan insanların hayatını, kuru sayılabilecek bir anlatımla veren Oktay Rıfat, özellikle “Perçemli Sokak” adlı şiir kitabından sonra soyut ve imgeci şiire kayarak II. Yeni anlayışına daha yakın durmuştur.

Eserleri: Garip, Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler, Güzelleme, Aşk Merdiveni, Koca Bir Yaz, Denize Doğru Koşma, Karga ile Tilki, Dilsiz ve Çıplak, Çobanıl Şiirler, Bir Cigara İçimi, Elleri Var Özgürlüğün (Şiir) Çil Horoz, Oyun İçinde Oyun, Atlar ve Filler, Yağmur Sıkıntısı, Kıskançlar, Kadınlar Arasında (Tiyatro) Bir Kadının Penceresinden, Bay Lear, Danaburnu (Roman)

Melih Cevdet Anday (1905- 2002)

  • Orhan Veli ve Oktay Rifat’la birlikte Garip akımının kurucularındandır.
  • Şiirlerinde toplumsal gerçeklere değinir.
  • Zamanla ilk şiirlerindeki duygusallık yerini aklın egemenliğine bırakır.
  • Şiirde söz oyunlarından arınmış, yalın bir dil kullanır.
  • Düzyazılarında ise yoğun bir düşünce; şiirsel, esprili, özlü bir dil kullanır.
  • Fıkra, makale, gezi, roman, tiyatro ve şiir türü dışında çevirileri de vardır.

Eserleri: Garip, Rahatı Kaçan Ağaç, Teknenin Ölümü, Yana Yana, Telgrafname, Tanık Dünya, Yağmurun Altında, Gılgamış, Göçebe Denizin Üstünde, Kolları bağlı Odysseus, Ölümsüzlük Ardında (Şiir) Aylaklar, Gizli Emir, İsa’nın Güncesi, Raziye (Roman) Doğu-Batı, Konuşarak, Paris Yazıları, Yasak, Sosyalist, Bir Dünya (Deneme) Mikado’nun Çöpleri, İçerdekiler, Dikkat Köpek Var, Dört Oyun, Ölüler Konuşmak İster (Tiyatro)



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.