Fuzuli Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Hayatı

fuzuliTürk edebiyatının en büyük şairlerinden biri kabul edilen Fuzuli’nin hayatı hakkında çok az bilgi vardır.  Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen sanatçının asıl adı Mehmet’tir. Babasının adı Süleyman’dır. Bütün ömrünü Hille, Kerbela, Bağdat ve Necef bölgesinde geçirmiştir. İyi bir öğrenim görmüş, İslami ilimler konusunda kendisini geliştirmiştir. Felsefe, tıp, kimya alanlarında da bilgi sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Hayatı sıkıntılar içinde geçmiş, geçimini sağlamak için Hz. Ali’nin türbesinde görev yapmış, Kerbela’da çıkan bir veba salgınında ölünceye dek bu görevde kalmıştır. Kanuni Sultan Süleyman, Bağdat’ı aldığında bütün devlet büyüklerine kasideler sunmuş ancak o karışıklıkta fazla ilgi görmemiştir. Kendisine vakıf gelirlerinden maaş bağlanmış, zaman zaman onu da alamamış ve bu durumu bildirmek için Nişancı Celalzâde Mustafa Çelebi’ye ünlü Şikayetnâme adlı mektubu yazmıştır. Fuzuli, 1556 yılında hayatını kaybetmiştir.

Bkz: Divan Edebiyatı Şairleri

Edebi Kişiliği

  • Çocuk yaşta şiir yazmaya başlayan sanatçı, şiirlerin başkalarının şiirleriyle karışmaması için kimsenin almaya cesaret edemeyeceğini düşündüğü “Fuzuli” mahlasını seçmiştir.
  • Arapça, Farsça ve Türkçeyi çok iyi bilen, zamanın geçerli bütün ilimlerini öğrenen Fuzuli, bilgin bir şairdir. Şiirle ilgili görüşlerini Türkçe Divan’ının ön sözünde “Şiir, kaynağı Allah sanatında bulunan bir marifettir; ilimsiz şiir, temelsiz duvar gibidir.” sözleriyle, şiirin doğuştan gelen bir yetenek ve duygu olduğunu, bunu ilimle geliştirmek gerektiğini ifade etmiştir.
  • Divan edebiyatının en büyük ve en lirik şairlerindendir, şiirlerini genellikle Azeri şivesiyle yazmıştır.
  • Gençliğinde beşerî aşkı, ilim tahsilinden sonra ise tasavvufi aşkı anlatan şiirler yazmıştır. Ondaki beşerî aşk, ilahi aşka giden ilk basamak gibidir.
  • Geniş bir tasavvuf kültürüne sahiptir fakat mutasavvıf bir şair değildir. Tasavvuf onun için bir amaç değil, araçtır.
  • Aşk acısını, çaresizliği, yalnızlığı, vefayı, dünyevi zevk ve zenginliklerin geçiciliğini coşkun bir lirizmle anlatmıştır.
  • Fuzûlî, duyuş ve seziş kudreti bakımından edebiyatımızın en kuvvetli şairi kabul edilir. Hislerinin derinliği ve samimiliği, özellikle âşıkane gazellerinde üstün bir değer kazandırmıştır.
  • Şiir tekniği çok iyi, muhtevaya önem veren, şiirlerinde güçlü bir lirizm yakalayan tamamen kendine özgü bir sanatçıdır.
  • Aşk ve ızdırap şairidir. Aşkı; hüzün, keder ve acı yönüyle ele alır. Ayrılık, dert ve üzüntüyü arar; neşe ve mutluluğu istemez. Acı çekmekten şikâyetçi değildir. Her kavuşmanın sonunda dayanılmaz bir ayrılık olduğu için sevgiliye kavuşmayı, kavuşmanın aşkı öldürdüğüne, acı çekmeninse insanı ve aşkı olgunlaştırdığına inanır.
  • Karamsar bir şairdir. Ona göre dünya acılarla dolu geçici bir mekândır. Bu yüzden dünyaya fazla bağlanmamak gerektiğini düşünür.
  • Gazel ve mesnevilerinin temel konusu, sanatının en önemli dayanağı aşk ve güzelliktir. Aslında dünyevi aşktan ilahi aşka bir geçiş olan bu süreç ilk bakışta anlaşılamaz. Olağanüstü bir güzellikte kullandığı mazmunlar çözüldükçe dizelerindeki derin anlam ve şirinin güzelliği anlaşılabilir.
  • Söylenmesi kolay gibi görünen ama gerçekte herkesin kolayca söyleyemeyeceği sehl-i mümteni sanatını örnekleyen şiirler yazmıştır.
  • Kasideler de yazan sanatçı daha çok gazel türünde yazdığı aşk şiirleriyle ün kazanmıştır.
  • Hüzünlü bir aşk hikâyesini işleyen “Leyla vü Mecnun” mesnevisi ve Hz. Muhammed’i anlatan naat türündeki “Su Kasidesi” ünlü eserlerindendir.
  • Türkçe, Farsça ve Arapça Divan’ı olan tek şairdir.



Eserleri

Manzum Eserler
Türkçe Divanı
Arapça Divanı
Farsça Divanı
Leyla vü Mecnun
Beng ü Bade
Sohbetü’l-Esmar
Tercüme-i Hadis-i Erbain
Sâkiname
Enisü’l-Kalb
Risale-i Muamma

Mensur Eserler
Şikâyetname
Hadikatü’s-Süeda
Mektuplar
Sıhhat ü Maraz
Rind ü Zahid
Matlaü’l-İtikad



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.