Fiilimsi Nedir? Fiilimsilerin Özellikleri, Fiilimsi Çeşitleri

Fiil anlamını kaybetmeden cümle içinde isim, sıfat ya da zarf görevinde kullanılan sözcüklere fiilimsi (eylemsi) adı verilir. İsim fiil, sıfat fiil ve zarf fiil olmak üzere üç çeşit fiilimsi vardır.

Fiilimsiler ile fiilleri karıştırmamak gerekir. Fiiller kip eki alırken fiilimsiler kip eklerini almaz.

Fiilimsilerin Genel Özellikleri

  • Fiilimsiler, fiiller gibi çekimlenemez, yani kip ve kişi eklerini almaz.
  • Fiilimsi ekleri bütünüyle fiil kök ya da gövdelerine getirilir.
  • Fiilimsiler, fiil gibi olumsuzluk eklerini (-ma, -me) alabilir.
  • Fiilimsiler cümle içinde isim, sıfat ve zarf görevlerinde kullanılsa da fiil anlamını büsbütün kaybetmez.
  • Fiilimsilerin temel cümle içinde yan cümle kurma özellikleri vardır.
  • Fiilimsiler içinde bulundukları cümleyi birleşik yapılı cümle hâline getirir.
  • Fiilimsi ekleri yapım ekidir.
  • Fiilimsiler anlamları ve görevleri yönünden üç grupta incelenir:

1. İsim-Fiiller (Adeylemler)

Fiil kök ya da gövdelerine getirilerek onları isim yapan, başka bir deyişle yapılan eyleme isim veren eklerdir. Fiilden isim türetseler de fiil anlamlarını bütünüyle kaybetmezler.

İsim-fiiller, fiillere getirilen -mak / -mek, -ma / -me, -ış / -iş / -uş / -üş ekleriyle yapılır.

-mak / -mek

⇒ Bir an önce onu görmek istiyorum. (gör- fiilinin ismi görmek)
⇒ Olup bitenleri öğrenmek için can atıyor. (öğren- fiilinin ismi öğrenmek)
⇒ Otobüse yetişmek için koştu. (yetiş- fiilinin ismi yetişmek)

-ma / -me

⇒ Biraz dinlenmeye ve uyumaya çalış. (dinlen- fiilinin ismi dinlenme, uyu- fiilinin ismi uyuma)
⇒ Artık çalışmanız ve para kazanmanız gerek. (çalış- fiilinin ismi çalışma, kazan- fiilinin ismi kazanma)
⇒ Bir an önce yanına gelmeyi istiyorum (gel- fiilinin ismi gelme)

-ış / -iş / -uş / -üş

⇒ Adamın gülüşü bir anda dondu. (gül- fiilinin ismi gülüş)
⇒ Ben onu yürüyüşünden tanırım. (yürü- fiilinin ismi yürüyüş)
⇒ Çocuğun bakışı bir tuhaftı. (bak- fiilinin ismi bakış)

İsim-fiillerin Özellikleri

  • Bazı isim-fiil ekleri bir nesne ya da kavrama kalıcı ad oluşturur, eylem anlamını tümüyle kaybeder. Böyle durumlarda isim-fiil olarak kabul edilmez.

Örnekler

⇒ Bu havada dondurma yersen hastalanırsın.
Kızartma mideme dokundu, sanırım.
⇒ Bu buluş tüm dünyada yankılandı.
⇒ Elindeki çakmak birden alev aldı.
Bu örneklerde de görüldüğü gibi “dondurma, kızartma, buluş, çakmak” yapılan eylemin adı değil, kalıcı bir addır. Bu nedenle bu sözcükler fiilimsi değildir.

  • İsim-fiiller, isim görevinde kullanıldığı için durum, iyelik ve tamlama eklerini alabilir.

Örnekler

⇒ Bu alanda çalışmaya devam edeceğim. (“çalışma” sözcüğü yönelme hal ekini almıştır.)
⇒ Çocuğun bakışı hala gözlerimin önünde. (“bakış” sözcüğü tamlanan eki almıştır.)
⇒ Yıllar geçmesine rağmen gülüşü hiç değişmedi. (“gülüş” sözcüğü iyelik eki almıştır.)

  • İsim-fiiller, ek fiil alarak cümlede yüklem görevinde kullanılabilir. bu durumda cümle isim cümlesi kabul edilir.

Örnek

⇒ Tek istediğim ondan intikam almaktı. (“almak” isim fiili, ek eylem alarak yüklem görevinde kullanılmıştır.)

2. Sıfat-Fiiller (Sıfat-eylem / Ortaç)

Bir fiil tabanına gelerek fiilden sıfat türeten eklerdir. Başka bir deyişle bir fiilin cümlede bir isim niteleyerek sıfat görevi kazanmasını sağlayan eklerdir.

Sıfat-fiil, fiillere getirilen -an / -en, -ası / -esi, -maz / -mez, -ar/ -er(-r), -dık / dik, -acak / -ecek, -mış / -miş ekleriyle türetilir ve bir fiilin, fiil anlamını kaybetmeden cümlede sıfat görevinde kullanılmasını sağlar.

-an / -en

Durakta bekleyen yolcuların sayısı her dakika artıyor.
Bu beklenmeyen durum yeni önlemler gerektiriyor.

-ası / -esi

Gözü kör olmayası adam, yine bizi kandırdı.
Olası kötü sonuçta turnuvadan eleneceğiz.

-maz / -mez

Birtakım anlaşılmaz sözler söyleyip gitti.
Bitmez tükenmez karanlıklar içinde kayboldum.

-ar / -er (-r)

Şehrin görünür yerlerinde bir tek ağaç bile yoktu.
Görünmez kaza işte, ayağımı burktum.

-dık / -dik

Koskoca kentte tanıdık bir insan bile yok.
Bu beklenmedik soru karşısında müdür sinirlendi.

-acak / -ecek

Başımızı sokacak bir ev almayı hayal ediyoruz.
Olmayacak işlerle uğraşırsan zarar edersin tabii.

-mış / -miş

Sen şimdi pişmiş aşa su katıyorsun, dikkat et.
Kültürel yönden gelişememiş ülkelerde okur yazar oranı da düşüktür.

Sıfat-fiillerin Özellikleri

  • Fiilden sıfat türeten her ek, sıfat-fiil eki değildir. Sıfat-fiil, fiil anlamını kaybetmeden cümlede sıfat görevi üstlenen sözcüklerdir
  • Olumsuzluk eki alamayan bir ek, sıfat-fiil eki değildir.
  • Sıfat-fiil bir ismi niteleyerek sıfat tamlaması kurar.

Örnekler

Gelecek yıl okula başlayacak.
Gitmedik ev, çalmadık kapı bırakmadı.

  • Sıfat-fiil, tamladıkları ismin yerini tutarak kullanıldığında adlaşır, adlaşmış sıfat meydana getirir.

Örnekler

⇒ Rıhtımda bekleyenler bu seyahatten elemli.
Sevdikleriniz için bazı fedakârlıklar yapmalısınız.

  • “-dık / -dik ve -acak / -ecek” ekleriyle kurulan sıfat-fiil iyelik ekleri alabilir.

Örnekler

Bildiğim tüm şarkıları sana söyledim.
Yapacağın işleri önce planla.

  • Bu eklerden bazıları kimi zaman kalıcı isim oluşturarak fiilimsi özelliğini kaybeder.

Örnekler

⇒ Depremden etkilenenlere Kızılay yiyecek ve giyecek yardımı yaptı.
Dolmuşa yetişmek için adımlarını hızlandırdı.

  • Sıfat-fiil ek fiille çekimlenerek yüklem olur ve isim cümlesi kurarlar.

Örnekler

⇒ Bize bakan kadın, uzaktan bir tanıdıktı. → İsim cümlesi
⇒ Beni en çok üzen beni sevenlerdi. → İsim cümlesi

  • Sıfat-fiil cümlede özne, nesne ve dolaylı tümleç görevinde bulunabilirler.

Örnekler

Anlattığı masalı ilgiyle dinledik. (belirtili nesne)
Düşünen insan bu hatayı yapmaz. (özne)
⇒ Sınava girecek öğrencilere başarılar diledi. (dolaylı tümleç)

  • “-acak / -ecek, -mış / -miş, -dık / -dik, -maz / -mez, -r” kip ekleri olarak da kullanılabilir, sıfat fiille karıştırılmamalıdır.

3. Zarf-Fiiller (Bağ-Fiil / Ulaç)

Fiillerin cümle içinde zarf görevi kazanmasını sağlayan eklerdir. Başka bir deyişle fiilden türeyerek fiil anlamını kaybetmeden zarf görevi üstlenen sözcüklerdir.

Getirildikleri fiili ve söz grubunu değişik anlam ilgileriyle yükleme bağlama görevi yapan eklerdir.

Bağ-fiil ekleri cümlede kazandıkları anlam ve kurdukları ilgilere göre şöyle gruplandırılır:

A) Bağlama Zarf-fiili: Fiilden “-ıp, -ip, -up, -üp” ekleriyle türetilir. Bağlaç türüne en yakın olan zarf-fiil ekidir.

⇒ Bana bakıp güldü. (Baktı ve güldü.)
⇒ Masayı çekip altını süpürdü. (Çekti ve süpürdü.)

B) Durum Zarf-fiili: Fiilden “-arak / -erek, a…a, -a / -e, -cesine, -madan / -meden, -maksızın / -meksizin, -asıya /  -esiye” ekleriyle türetilir ve yüklemin anlamını durum yönünden tamamlar.

Gülerek anlattı başına gelenleri. (Nasıl anlattı? Gülerek)
⇒ İşini her zaman seve seve yapardı. (Nasıl yapardı? Seve seve)
⇒ Onu davet etmedim diye bana küsmüş. (Niçin küsmüş)
⇒ Ara vermeden çalıştık bütün gün. (Nasıl çalıştık? Ara vermeden)
⇒ Yağmur durmaksızın yağıyordu. (Nasıl yağıyordu? Durmaksızın)
⇒ Zavallı eşeği öldüresiye çalıştırıyor. (Nasıl çalıştırıyor? Öldüresiye)
⇒ Annesini ölürcesine severdi. (Nasıl severdi? Ölürcesine)

C) Zaman Zarf-fiili: Fiillere getirilen “-dıkça /-dikçe, -alı / -eli, -ir mez, -diğinde, -ken, /-ınca / -ince, -inceye dek” ekleriyle türetilir. Yüklemdeki yargıyı zaman yönünden gösterir ve kısıtlar.

⇒ Ona baktıkça seni hatırlıyorum.
⇒ Sen gideli buralar çok değişti.
⇒ Eve gelir gelmez onu aradım.
⇒ Karanlık çöktüğünde merakımız iyice arttı.
⇒ O uyurken ben evden açıktım.
⇒ Bunları oraya gelince konuşuruz.
⇒ İyiliklerini ölünceye dek unutma.

Zarf-fiillerin Özellikleri

  • Zarf-fiiller cümlede zarf tümleci görevinde bulunur.

Örnekler

Film başlayınca salon sessizliğe gömüldü.
Yerinden kalkıp bize doğru yürüdü.

  • Zarf-fiiller temel cümle içinde yan cümle kurarlar ve birleşik yapılı cümle oluştururlar.

Örnekler

⇒ Sağına soluna bakmadan dalgın dalgın yürüyordu. → Birleşik cümle
⇒ İstanbul’a gider gitmez iş bulmuş kendine. → Birleşik cümle

Fiilimsi Online Test



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.