Faik Ali Ozansoy Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

faik ali ozansoyHayatı

Faik Ali Ozansoy, 10 Mart 1876 tarihinde Diyarbakır’da doğmuştur. Asıl adı Mehmet Faik’tir. Diyarbakırlı şair Sait Paşa’nın oğlu, Süleyman Nazif’in kardeşidir. İlk ve ortaöğrenimini Diyarbakır’da tamamladıktan sonra İstanbul’a gelerek Mülkiye Mektebi’nden mezun olmuştur. Çeşitli devlet memuriyetlerinde bulunmuş, mutasarrıf, vali, olmuş, Dahiliye vekaleti müsteşarlığında bulunmuş, Mülkiye mektebinde Fransızca öğretmenliği yapmıştır. Kütahya’da mutasarrıflık yaparken askeri bir önlem olarak çıkartılan Tehcir Kanunu’nu Talat Paşa’nın baskılarına rağmen uygulamayarak, şehrin Ermeni halkını korumuştur. Diyarbakır valiliği sırasında 1919’da Erzurum Kongresi’ne şehirden heyet gönderilmesi istendiğini reddetmesi nedenyile cumhuriyetin ilanından sonra dışlanmış, bu andan itibaren devlette görev alamamıştır. hayatının son dönemlerinde geçim sıkıntısı yaşayan şair 1 Ekim 1950 tarihinde Ankara’da hayatını kaybetmiştir.

Bkz: Servet-i Fünun Sanatçıları

Edebi Kişiliği

  • Küçük yaşlarda şiire başlayan Faik Ali Ozansoy, ilk edebî kültürünü ağabeyi Süleyman Nazif ve babasından almıştır.
  • Gençliğinde Namık Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit gibi sanatçıları okuyarak onlardan etkilenmiştir.
  • Fuzuli, Nabi, Nedim gibi divan şairlerinin yanı sıra Batı’dan Victor Hugo’nun etkisinde kalmıştır.
  • Edebî kişiliği, Servetifünun topluluğuna katıldıktan sonra şekillenmiştir.
  • Hem dil ve üslup hem içerik yönünden Servetifünun geleneğine uyarak ağırlıklı olarak aşk, tabiat gibi bireysel temalı şiirler yazmıştır.
  • İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra toplumsal konulara yönelik millî duyguları yansıtan az sayıda şiir kaleme almıştır.
  • Bazı şiirleri Bimen Şen, Cinuçen Tanrıkorur, Ruhi Ayangil gibi bestekârlar tarafından şarkılaştırılmıştır.
  • Döneminde etkili olmaya başlayan dilde sadeleşme ve Türkçülük akımına ilgi göstermemiştir.
  • Tiyatroyla da ilgilenmiştir ancak tiyatroları şiirleri kadar başarılı değildir. Aruz ölçüsü ile manzum tiyatrolar yazmıştır.
  • Servetifünun topluluğu dağıldıktan sonra, Fecr-i Ati’nin kurucuları arasında yer almıştır. Fecr-i Ati’nin isim babası Faik Ali Ozansoy’dur.
  • 1936’da oğlu ile birlikte “Marmara” isimli bir dergi çıkarmıştır. Aylık bir dergi olan “Marmara” sadece 10 sayı yayımlanmıştır.



Faik Ali Ozansoy’un Eserleri

Şiir
Fani Teselliler
Elhan-ı Vatan

Oyun
Payitahtın Kapısında
Nedim ve Lale Devri

Marmara’ya

Ah ey deniz, güzel deniz, ey nazlı Marmara!
Bilsen ne hasretim var o mahmur ufuklara,
Bilsen ne özledim seni? .. Hicrinle kaç sene
Bir münzevî hayatı geçirmekteyim yine.
Tütmektedir gözümde hayalin, derin derin
Daldım, yüzünde aksini gördüm ezellerin…
Ma’şûka seyr eder gibi daldım uzun uzun;
Gel dinle iştiyâkımı, sevdamı, derdimi…
Rabbim! Nedir o sendeki efsanevi füsûn?
Sen bir yığın sudan mı ibaretsin? Öyle mi?

Yok yok… Yegane Mübdi’in en saf ü nâzenin.
En şâirane, en güzel, en şûh gözleri
Ondan yaratmış olduğu bir madde var… Senin
Katmıştır işte rühuna tekmîl o cevheri.

Sevdalı bir kadın gibisin, hisle dopdolu;
Her hali, her kıyafeti cazib ve… korkulu.
Hülya zamanlarında ser-â-pâ bediasın.
Sen coştuğun zamanda da fevk-at-tabiasın.
Hep sevk u neşve cilvesi, yahut hışım, haşem
Olsaydı mâlikane-i hüsnünde bir köşem
Ben başka yolda şâir olurdum.. Ne boş hayâl!
Sevdalı bir kadın… Bunun izâhı güç, muhâl:
Bir raz ü rûh-ı nâ-mütenahi demektir o,
İnsan kıyafetinde ilahi demektir o.

Duydum sedânı kaç senelik bir mesâfeden!
Ey bin bir ibtihalime, hülyama âşinâ,
Asrın şu hasta rühunu temsîl eden bana
Dünyada şimdi tek bir emeldir gülümseyen:
Dil-ber deniz! Budur dileğim, sen de et duâ.
Bir gün gelir nihayeti elbet bu hasretin.
Olsun sonunda ecri bu hicrin, bu mihnetin
Âsûde bir kıyında da bir müddet inzivâ.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.