Ev Ona Yakıştı | Hikaye Özeti

Ev Ona Yakıştı, Memduh Şevket Esendal’ın aynı isimli kitabında yer alan hikayelerinden biridir. Sıradan insanların gündelik yaşamlarından bir kesit sunan “Ev Ona Yakıştı”da ön plana çıkan bir çatışma unsuru yoktur. Bu bakımdan Çehov tarzı hikâyenin özelliklerini gördüğümüzü söyleyebiliriz. “Ev Ona Yakıştı” hikayesinin geniş özetini sizlere sunduk.

Ev Ona Yakıştı Geniş Özet

Sandıkemini Ali Efendi şehrin bir kenar semtinde genişçe bir bahçeye dün beş gözlük bir ev yaptırmıştı. Borçlarını ödeyemeden öldü. Çoluk çocuğu ne yapacaklarını bilemediler. Alacaklılar da sıkıştırıp evi sattılar. Evi Silgioğlu Halil satın aldı. Hemen kiraya verdi. Kiracılar evi birkaç ay içinde harabeye çevirerek çıkıp gittiler. Bir daha da kimse gelip tutmadı. Sonunda binbaşı emeklisi Ali Köse evi aylığı on liraya kiraladı ve oğlu ile bir güzel onardı. Gelip gören komşular şaşakaldılar. Gidip ev sahihine haber saldılar. “Sudan ucuza verdin” diye kışkırttılar. Silgioğlu merak etti, gelip evi gördü. Komşuların dediğini doğru buldu. İçine bir kurt düştü. Bunu sezen arkadaşları onunla eğlenmeye başladılar. Emekli binbaşı gidip onlara yalvararak yatıştırmaya uğraştıysa da başaramadı. Bunun üzerine Silgioğlu önce kirayı attırdı, sonra da binbaşıyı evden çıkardı. Bir fabrika muhasebecisine on beş liradan kiraya verdi. Artık rahatlayacağını umuyordu.

Aradan birkaç ay geçti. Komşuların uyarısı üzerine gidip eve baktı. Bahçe yeniden düzlenmiş, duvarlar yıkılmış, camlar kırılmış, çukurlar dolmuştu. Halil’in canı sıkıldı. Eksiklerin yaptırılmasını istedi. Kiracılar güldüler: “Sen yaptıracaksın., yaptırmazsan biz de kira vermeyiz” dediler. Nitekim bir daha da kirayı ödemediler. Halil sağa sola başvurdu. Her kafadan bir ses çıkıyordu. Yine onunla eğlenmeye başlamışlardı.

Bu kez de binbaşı gibi iyi bir adamı aptallık edip kaçırdığı için onu eleştiriyorlar, ayıplıyorlardı. Neyse ki bir gün kiracısının çıkacağı haberini aldı. Fakat üzüntüsü bilmedi. Boş eve geceleri gelip kapılarını pencerelerini söküp götürüyorlardı. Komşular şimdi de “Başladın yine boş eve vergi vermeye” diye onunla alay ediyorlardı.

Halil’in canına tak dedi. Kararını vermişti: Binbaşıyı bulacak, ne pahasına olursa olsun evi ona satacaktı. Sonunda niyetini açıklayınca adamcağız şaşırdı. Evi satın alacak parası yoktu. Halil, evi hem veresiye hem de ucuza verdi Silgioğlu’nun sırtından sanki bir dağ kalkmıştı. Çarşıdaki tanıdıkları, “Yazık etmişsin!” diyecek oldular. Fakat o aldırmadı sevinçle:
– Hiç de yazık etmedim. dedi, herifçioğlu yapmayı da biliyor, oturmayı da! Ev ona yakıştı…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.