Eskici | Olay Örgüsü, Kişiler, Çatışma

Eskici, Refik Halit Karay’ın Gurbet Hikâyeleri adlı kitabında yer alan bir hikâyedir. Karay, vatanından 16 yıl ayrılmak zorunda kaldığı dönemde etkisi altında kaldığı vatan hasretiyle bu hikâyeleri yazmıştır. Eskici hikâyesi, yazarın Beyrut ve Halep’te sürgünde bulunduğu yıllara aittir. Sürgün yıllarında tanık olduğu olaylardan yola çıkarak bu hikâyeyi kaleme almıştır

Refik Halit’in hikâyelerindeki olaylar birbirine bağlı bir zincir hâlinde serim, düğüm, çözüm bölümlerinden oluşur. Eskici de bu anlayışla yani Maupassant hikâye geleneğine göre yazılmıştır. Eskici, konusu ve üslûbuyla sadeliği ve sıradanlığı bir anda çarpıcı bir atmosfere dönüştüren bir hikâyedir. Hikâyede bir çocuğun dünyasında ana dilinin ne denli önemli olduğu vurgulanmıştır. Ana dilinin önemini yoğun olarak işleyen, âdeta bütün unsurları tek bir etki yaratmak için bir araya getiren bu hikâye, gerek üslûbu gerekse yarattığı atmosferle Türk hikâyeciliğinin önemli eserlerindendir.

A. Konu, Ana Düşünce, Çatışma

Konu: Vatanından ayrı kalan bir çocuğun dilini ve yaşamını bilmediği bir yerde yalnızlık çekmesi ve vatanına olan özlemi anlatılmıştır.
Ana Düşünce: İnsan, memleketi kadar güzel bir yere sahip olamaz; onun kıy-metini, ondan uzak kaldığında daha iyi anlar.
Çatışma: Kültürel çatışma

B. Olay örgüsü

Maupassant tarzı hikâyecilik anlayışıyla kaleme alınan bu hikâyede; annesini kaybeden Hasan’ın halasının yanına Filistin’e gönderilmesi ve orada çektiği vatan özlemi dile getirilmiştir.

Olay örgüsü:

  • Hasan’ın vapurla Filistin’e halasının yanına gönderilmesi
  • Hasan’ın yolculuk sırasında yaşadıkları
  • Hasan’ın halasına kavuşması
  • Filistin’de bir gün eskiciyle karşılaşması
  • Eskiciyle yaşadıkları
  • Eskicinin işini bitirip mahalleden ayrılması ve Hasan’ın duyduğu üzüntü



C. Mekân, Zaman

Mekân: İstanbul’da bir rıhtımda vapurla başlayan yolculuk, Filistin’de son buluyor. Hikâyede geçen mekânlardan biri de Filistin’in Hayfa kentidir.
Zaman: Hikâyedeki geniş zaman dilimi tam olarak belli olmasa da Osmanlının son dönemleri ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına denk geldiğini söyleyebiliriz. Dar zaman dilimi olarak da olayların yaz mevsiminde geçtiği görülür.

D. Kişiler

Hasan: Beş yaşında bir çocuktur. Kendi hâlinde, sevecen, yardımsever ve yaşamaktan zevk alan biridir. Başından geçen olaylar onu derinden etkilense de hayata bağlılığı fazla zayıflamamıştır.
Eskici: Hayatta öylesine yaşayan, memleketinden uzun süre önce ayrılmış, işini çok iyi yapan ve memleketlilerine karşı çok iyi davranan yaşlı biridir.

E. Anlatıcı ve Bakış Açısı

İlahi ve gözlemci bakış açısı bir arada kullanılmış, olaylar genellikle 3. tekil kişinin ağzından aktarılmıştır.

F. Anlatım Teknikleri

Dış gözlemin ağır bastığı ve heyecan olgusunun ön plana geçmediği bu hikâyede “anlatma” tekniği kullanılmıştır.

I. Dil ve Üslup

Halkın anlayabileceği sade bir dille yazılmıştır. Duygu yoğunluğunun en az olduğu birinci bölümde cümleler, yüklemi sonda olan düzenli yapıdadır. Tasvir cümlelerinin yoğun olduğu ikinci bölümde ise psikolojik tasvirlerle, çevre tasvirlerine yer verilmiştir. Hikâyede genel olarak öyküleyici ve betimleyici anlatımlara başvurulmuştur.

İ. Hikâye Türü

Serim, düğüm, çözüm bölümlerinden oluşan bir olay hikâyesidir (Maupassant tarzı hikâye).



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.