Eleştiri Nedir? Eleştiri Türünün Özellikleri Nelerdir?

En geniş anlamıyla eleştiri, bir sanat ya da edebiyat eserinin incelenmesi, tartışılması ve değerlendirilmesi işidir. Edebî bir eser veya bir sanat eseri üzerine yapılan yargılamadır. Eleştirmen; birikimine, sanat ve edebiyat zevkine/görgüsüne sahip, bu niteliklerine dayanarak diğer sanatçıların eserlerini değerlendiren kişidir.

Eleştirinin ilk görevi, eser hakkında bilgi vermektir. Ancak eleştirmen bir eser hakkında bilgi verirken kimi zaman onu yargılamak, kimi zaman da açıklamak amacını güder. Bu bağlamda eleştiriyi iki ana gruba ayırmak mümkündür:

  1. Hüküm Eleştirisi: Bir sanat ya da edebiyat eserinin değerini ortaya koymak amacıyla yapılan eleştiridir. Bunun diğer eserlere göre değerli olup olmadığı konusunda bir yargıya varır. Eser hakkında iyi veya kötü, güzel veya çirkin, faydalı veya zararlı şeklinde bir hüküm verir. Bu eleştiri türünün nesnel ya da öznel olan tipleri vardır.
  2. Açıklayıcı Eleştiri: Bu eleştiri, bir eseri yargılamak değil; onu açıklamak, anlamak, yorumlamak amacıyla kaleme alınır. Eleştirmen, eseri açıklayabilmek için metin üzerinde çözümleme çalışmaları yapar. Eseri ortaya çıkaran tarihi ve psikolojik koşulları araştırır. Açıklayıcı eleştirinin de nesnel ve öznel olan tipleri vardır.



Eleştirilerin Özellikleri

  • Eleştiriler, bir edebi eseri açıklar; onun değerini, güzelliğini, doğruluğunu, özgün olan taraflarını, üslubunu, düşünüş tarzını ve kusurlarını ortaya koyar.
  • Eleştirmen, yaptığı eleştiriler ile yazar ve eser arasında bir köprü kurar.
  • Okuyucuya yeni eserleri duyurur, eserin vermek istediği mesajlara ve yazarın amaçlarına okuyucunun dikkatini çeker. Böylece eserin daha dikkatli okunmasını ve daha iyi anlaşılmasını sağlar.
  • Yazar, eleştiriler sayesinde yeni okuyucular kazanır, kendi hatalarını görür. Hatta eserin yazarı tarafından dahi fark edilmemiş nitelikleri eleştiri sayesinde gözler önüne serilir.
  • Eserin anlaşılmayan, karanlık kalan yönlerini açığa çıkarmak, yine eleştirmene düşer.
  • Eserin olumlu ve olumsuz yönleri birlikte değerlendirilmelidir.
  • Eleştirilen eser, tek yönlü değil; eserin konusu, dili, anlatımı, kurgusu, kahramanları vb. bir bütün halinde ele alınmalıdır.
  • Eleştirilen eserin yaratıldığı zaman, çevre ve hangi koşullar altında yazıldığı dikkate alınarak eleştiri yapılmalıdır.
  • Tenkit yapılırken yaratıcının kimliği ve özel hayatı değil, yarattığı eser üzerinden ve somut verilerden hareket edilerek değerlendirme yapılmalıdır. Değerlendirilen eserin yerli ve yabancı benzerleri ile karşılaştırılması yapılmalı, böylece eserin sanatsal değerinin daha nesnel koşullar altında ortaya çıkması sağlanmalıdır.
  • Eleştirinin dili yalın ve açık olmalı, okurun kolay anlaması için sözcüklerin gündelik anlamlarıyla kullanılmasına dikkat edilmelidir.
  • Eleştiri yapıcı olmalı hem yazara hem de okura yol göstermelidir.
  • Eleştiri belli bir düşünsel plan çerçevesinde yazılmalıdır.
  • Eser ile ilgili olumlu ve olumsuz diye nitelendirilen özellikler eserden alınan örneklere dayandırılmalıdır.
  • Eleştirmen hem geçmiş zamanların hem de yaşadığı çağın sanatsal gelişimini ve sanat olaylarını iyi bilmelidir. Kısaca, geniş bir bilgi ve kültür birikimine sahip olmalıdır.

Eleştirinin Edebî Türlerden Farkı

Edebî eser, bir yaratma eylemidir; eleştiri ise yaratılan bir eseri değerlendirme işidir. Edebî eserin konusu insan, toplum, duygu ve düşünceler ve tüm dünyadır. Eleştirinin konusu ise sanat eseridir. Yani, bir başkasının yazdıklarıdır. Bu nedenle eleştiri, yaratıcı sanatların arasında yer almaz. Çünkü eleştirinin yazılabilmesi için yaratılmış bir eser ve onu yaratan bir kişi olmalıdır.

Eleştiriler konularına göre de çeşitlere ayrılır:

  1. Eseri Konu Alan Eleştiri: Herhangi bir eseri inceleme ve değerlendirmeye yönelik eleştirilerdir. Eleştirmen metnin yapısını, bu yapıyı ve eserin dokusunu oluşturan unsurları (konu, üslup, olay örgüsü, kahramanlar arasındaki ilişki, çatışma ögeleri vs.) değerlendirerek eser hakkında bir açıklamada bulunur.
  2. Sanatçıyı Konu Alan Eleştiri: Eleştirmen incelediği eseri daha iyi çözümlemek için sanatçının hayatını, eğitimini, kişilik özelliklerini, psikolojisini inceler ve bunların eser üzerindeki etkisini ortaya koymaya çalışır.
  3. Okuyucuyu Konu Alan Eleştiri: İzlenimci (empresyonist) eleştiri olarak da bilinen bu tarz eleştiride edebî eserlerin okuyucuda bıraktığı etki ve izlenimlerden yola çıkılarak yapılan eleştirilerdir. Daha çok, eleştirmenin okuduğu esere yönelik zevk ve beğenilerinin okuyucuya ulaştırılması şeklindedir.
  4. Eserle Dış Dünya Arasındaki İlişkiyi Konu Alan Eleştiri (Topluma Dönük Eleştiri): Bu tür eleştiride amaç; edebî eserin oluşumunu etkileyen tarih, sosyal, din, siyaset, ekonomi gibi zihniyet unsurlarını belirlemek ve bunların yardımıyla eseri açıklamaya çalışmaktır. Eleştirmen, eserin yazıldığı dönemin tarihî ve toplumsal koşullarını ölçüt alarak eseri değerlendirir. Bu ölçütlerin de tarihsel eleştiri, toplumbilimci eleştiri, Marksist eleştiri gibi altı türleri vardır.

Türk Edebiyatında Eleştiri

Tanzimat Dönemi şairlerinden Namık Kemal’in 1866’da kaleme aldığı “Lisan-ı Osmani’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazat-ı Şamil’dir “adlı yazısı edebiyatımızdaki eleştiri türünün ilk örneğidir.

Bu türdeki ilk eser yine Namık Kemal’in yazdığı Tahrib-i Harabat’tır.

Tanzimat Dönemi sanatçılarından Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Nabizade Nazım gibi sanatçıların eleştirileri varsa da bu türün en önemli eserlerini kaleme alan sanatçı Beşir Fuat’tır.

Servetifünun Dönemi’nde Hüseyin Cahit Yalçın ve Ahmet Şuayb eleştirileri ile öne çıkmış sanatçılardır.

Milli edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi’nde eleştirileri ile tanınan başlıca sanatçılar Ahmet Hamdi Tanpınar, Cemil Meriç, Asım Bezirci, Ali Canip, Mehmet Kaplan, Rauf Mutluay, Yakup Kadri, Metin And, Nurullah Ataç, Vedat Günyol, Tahir Alangu ve Özdemir Nutku’dur.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.