Dil Teorileri

Dillerin ortaya çıkışıyla ilgili birçok farklı görüş vardır. Bu konuda farklı dil teorileri ortaya atılmıştır. Bugün dillerin doğuş ile ilgili görüşler iki merkezde toplanmıştır. Birincisi; dilin tek bir kaynakta yani tek bir dilden ortaya çıktığı düşüncesi, ikincisi; dillerin ayrı ayrı kaynaklardan doğup geliştiği düşüncesidir. Dilin doğuşu ile ilgili bazı teoriler şunlardır:

Yansıma Teorisi

Alman bilim adamı Max Müller tarafından ortay atılmış bu teoriye göre dil, ses çıkaran yaratıkların seslerinin taklidinde doğmuştur. Hayvanların çıkardığı sesle, rüzgârın uğultusu, suların çağıltısı gibi doğada var olan seslerin taklidiyle insanoğlu ilk kelimesini oluşturmuştur.

Ünlem Teorisi

Dilin duyguları belirten seslerden yani ünlemlerden çıktığı düşüncesi üzerine kurulmuştur. İnsanın çeşitli olaylar karşısında ruh ve bedenle ilgili duyguların çıkardıkları ünlemlerin sonradan kelimeler dönüştüğünü savunmaktadır.

İş Teorisi

Birlikte iş yapmanın, ortak çalışmanın dilin doğuşunda etkili olduğunun esas alındığı teoridir. İlk insanın kazmak, kesmek, vurmak işleriyle uğraşırken çıkardığı bazı seslerden dildeki ilk kelimeler doğmuştur.

Ruh Bilimsel Teori

Alman bilim adamı Wunt, ruh bilim verilerinde yararlanarak dilin doğuşunu sesli mimik ve jestlere bağlamıştır. Wunt, başlangıçta konuşmayan çocukta olduğu gibi, ilk insanın da karşısındakilere düşüncelerini, isteklerini anlatabilmek için bazı yansıma sesler çıkardığını, çıkardığı her ses için ayrı birtakım jest ve mimikler yaptığını iddia etmiştir. Kelimeler de işte bu jest dilinden doğmuştur.

Güneş-Dil Teorisi

1935-1936 yılları arasında Türk dilcileri tarafından ortaya atılan teori, Türk dilinin eskiliği ve başka dillere kaynaklık ettiği varsayımına dayanır. Dr. Herman F. Kıvergitsch’in çalışmaları bu kuramı kaynağıdır. Bu teoriye göre dilin doğuşunda ilk etken güneştir. Bu da güneşin insan varlığı üzerindeki ana işleviyle ilgilidir; çünkü dış alanla denilen evrende insanoğlu, güneşi her şeyin üstünde tutmaktadır. Saçtığı ışık, verdiği aydınlık ve parlaklık, ateş, yükseklik, büyüklük, güç, hareket ve süreklilik gibi özellikleri ile güneş, insanoğlunun kafasında birçok kavramı ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu kurama göre dillerdeki ilkel kökenler Sümerceden doğmuştur. Atatürk de Güneş-Dil Teorisinin savunucularından olmuştur.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.