Cümlenin Ögeleri Konu Anlatımı

Bir düşünceyi, duyguyu, durumu, olayı yargı bildirerek anlatan sözcük ya da sözcük dizisine “cümle” denir. Cümleyi oluşturan ve ifadenin anlaşılmasını kolaylaştıran unsurlara “öge” denir. Öge, sözcüklerin cümle içerisinde yüklendikleri görevdir. Cümlenin ögeleri iki bölümde incelenir:

Temel Ögeler
Yüklem
Özne

Yardımcı Ögeler
Nesne (Düz Tümleç)
Dolaylı Tümleç (Yer Tamlayıcısı)
Zarf Tümleci (Zarf Tamlayıcısı)
Edat Tümleci (İlgeç Tümleci)

Bkz: Cümlenin Ögeleri Nasıl Bulunur?

A. Temel Ögeler

1. Yüklem

Yüklem, cümlede yargıyı üzerinde taşıyan ögedir. Kılış, oluş ve durum yüklem tarafından karşılanır. Yüklem, cümlenin ana ögesidir. Diğer ögeler, yüklemin anlamını çeşitli bakımlardan tamamlamak üzere cümlede yer alır. Cümlenin ögeleri belirlenirken ilk önce yüklem bulunur.

Çekimli bir eylem ya da ek eylem almış isim soylu sözcükler yüklemi oluşturur.

⇒ Son zamanlarda değerler iyice değişti. (çekimli eylem)

⇒ En güzel duygular bu şehirde gizlidir. (ek eylem almış ad)

Yüklemin Özellikleri

  • Yargı bildirdiği için tek başına cümle kurabilir.

⇒ Sevindi.
⇒ Görüyorum.
⇒ Zordur.
⇒ Yorgunum.

  • Yüklem, haber ya da dilek kiplerinden biriyle çekimlenmiş eylem olabilir.

⇒ Başından geçenleri bir bir anlattı.
“Anlat-” eylemi görülen geçmiş zaman kipinde çekimlenmiştir.

⇒ Bütün odunları buraya yığ.
“Yığ–” eylemi emir kipinde eksiz çekimlenmiştir.

  • Ad ya da ad soylu sözcükler, ek eylem alarak yüklem olabilir.

⇒ Gökyüzünün başka rengi de varmış.
“Var” ismi “-imiş” geçmiş zaman ek eylemini alarak yüklem görevinde kullanılmış.

⇒ Tek amacı sınavda başarmaktı.
“Başarmak” eylem adı “-idi” geçmiş zaman ek eylemini alarak yüklem görevinde kullanılmış.

  • Yüklem, bir söz öbeği olabilir.
  • Ad ve sıfat tamlamaları, deyimler, atasözleri, ikilemeler, edat öbekleri, yardımcı eylemler ve diğer söz öbekleri, yüklem dışında cümlenin herhangi bir ögesi de olabilir. Bu söz öbekleri bölünemez, bölündükleri takdirde cümlenin ögelerini ayırmada yanlışlık yapılır.

⇒ Geçen gün yanımdaki kişi amcamın kızıydı. (isim tamlaması)
⇒ Oğlum, küçükken yaramaz bir çocuktu. (sıfat tamlaması)
⇒ Kuşkusuz bu sefer baltayı taşa vurduk. (deyim)
⇒ En çok kullanılan atasözlerinden biri de “mum dibine ışık vermez”dir. (atasözü)
⇒ Yeni gelen çocukların üstü başı pırıl pırıldı. (ikileme)
⇒ Her şey düşündüğümüz gibiymiş. (edat öbeği)
⇒ Partiye gelen herkes dans ediyordu. (birleşik eylem)

  • Yüklem, pekiştirilmiş sözcüklerden oluşabilir. Yüklemin anlamını pekiştirmek için önsesli sözcükten, ikilemeden yüklem kurulabileceği gibi yüklem de tekrarlanabilir.

⇒ Bu mahallenin bile her yeri tertemiz. (önsesli pekiştirme)
⇒ Gencin gözleri, almış olduğu cevapla ışıl ışıldı. (ikileme)
⇒ Art arda sıralanmış bazı cümlelerde yüklem ortak olabilir.
⇒ Eşyalarımız birer sandıkta (durur), sandıklar da birer odada durur.

  • Bazı cümlelerde yüklem, yer almaz. Böyle cümlelerin anlamı bağlamdan anlaşılır ve cümle dinleyenin, okuyanın düşüncesinde tamamlanır. Bu cümleler “eksiltili (kesik) cümleler”dir.

⇒ Anlattıklarınızda öyle derin anlamlar var ki…
⇒ Bu şehirde gördüklerimi…

  • Bir cümlede birden fazla yüklem bulunabilir.

⇒ Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı.
⇒ Herkes hep bir ağızdan konuşuyor, kimse kimseyi anlamıyor.

2. Özne

Cümlede yüklemin bildirdiği iş, oluş ya da hareketin yapıcısıdır. Özne, yüklemi isim olan cümlelerde “olan”ı, eylem olan cümlelerde “yapan”ı karşılayan ögedir. Özneyi bulmak için yükleme “kim” ve “ne” soruları sorulur. “Kim” kişiler için, “ne” kişi dışındaki varlık ve kavramlar için kullanılır.

Doruk, ders çalışırken uyuyakalmış.

Cümlesinde, özneye bulmak için yükleme “Uyuyakalan kim?” sorusu sorulur. Yanıt olarak gelen “Doruk” sözcüğü, cümlenin öznesidir.

Kuşlar güneye doğru göç ediyor. Cümlesinde, “Göç eden ne?” sorusuna gelen yanıt “kuşlar” öznedir.

DİKKAT! “Ne” sorusu hem öznenin hem de belirtisiz nesnenin sorusudur. Cümlenin ögeleri belirlenirken önce özne sonra belirtisiz nesne bulunur.

⇒ “Sanatçı, bu eserinde işlek bir dil kullanmış.”

Kullanan kim? “Sanatçı” özne
Sanatçı ne kullanmış? “işlek bir dil” belirtisiz nesne

Öznenin Özellikleri

  • Yüklem çekimli bir eylemse özne, işi yapandır. Bu durumda özneyi bulmak için yükleme “…an kim?” sorusu sorulur.

Seda çok çabuk iyileşti.
İyileşen kim? “Seda” özne

Arkadaşım, dün bana küsmüş.
Küsen kim? “Arkadaşım” özne

  • Yüklem, ek eylem almış isim ya da isim soylu sözcükse özneyi bulmak için yükleme “… olan ne?” sorusu sorulur.

Şehir geçen yıldan yeşildi.
Yeşil olan ne? “Şehir” özne

Spor salonu bugün de bomboştu.
Bomboş olan ne? “Spor salonu” özne

  • Bazı cümlelerde özne, söylenmemiş olabilir; bu durumda yüklemin kişisi özneyi verir. Böyle öznelere “gizli özne” denir.

⇒ Karanlığın içinde dört nala uzaklaştı.
Uzaklaşan kim? “O” gizli özne

⇒ Geniş merdivenden yukarı kata çıktık.
Çıkan kim? “Biz” gizli özne

  • Ad ve sıfat tamlamaları, zamirler, ikilemeler, adlaşmış sıfatlar, deyimler, unvan grupları vb. özne görevinde kullanılabilir.

Amcamın kapısı herkese açıktır. (isim tamlaması)
Görünen köy kılavuz istemez. (sıfat tamlaması)
O, her türlü cehalete karşıydı. (zamir)
⇒ O gün çoluk çocuk bizde toplandı. (ikileme)
Gençler, büyüklerine karşı saygılı olmalı. (adlaşmış sıfat)
Göz ardı edilmek onu çok üzdü. (deyim)
Yıldız Hanım, nihayet müdür oldu. (unvan grubu)

  • Bir cümlede birden fazla özne bulunabilir.

Güneş / yer / gök / deniz iç içe kaynaşıyor burada.
Karısı / çocukları / kızları korkudan donakaldılar.

  • Arka arkaya sıralanmış bazı cümlelerde özne ortak olabilir.

Ahmet, çırağına kızar, yüz vermez, onunla konuşmazdı.
⇒ İçeri hafif bir rüzgâr giriyor, gül kokusu getiriyor.
Gözyaşları bir pınar gibi akıyor, bir türlü dinmiyordu.

  • Özne, pekiştirilmiş sözcüklerden oluşabilir. Kişi zamiri ya da bağlaçlarla güçlendirilmiş bu özneye “pekiştirilmiş özne” denir.

⇒ Bunu sen kendin istedin.
Özne, zamirle pekiştirilmiştir.

  • Seslenme anlamı taşıyan sözcükler, özne değil cümle dışı unsur olarak kabul edilir.

Hey, buraya bakar mısınız? (cümle dışı unsur)
Bakacak olan kim? “sen” gizli özne

⇒ Anne, benimle kitap okuyacaktın. (cümle dışı unsur)
Okuyacak olan kim? “sen” gizli özne

  • Geçişsiz-edilgen eylemlerle kurulan cümlelerde özne bulunmaz.

⇒ Sağ taraftaki ilk kapıdan bu odaya girilirdi.
Girilen ne? (belli değil)

Özne Çeşitleri

a. Gerçek özne
  • Yüklemde bildirilen işi, oluşu, hareketi yapan kişi ya da varlıktır.
  • Gizli özne de bir gerçek öznedir.

Ali dayım, bahçeye pek çok ağaç dikti.
Mavi gözleri birdenbire bulutlanmıştı.
⇒ Bu konuda ne düşündüğünüzü anlayamadım. (ben gizli özne)
⇒ Zamanı iyi kullanmayı öğrenmeliyiz. (biz gizli özne)

b. Sözde özne
  • Yüklemi edilgen eylemlerde özne görevini yüklenmiş nesneye, sözde özne denir. Bu cümlelerde işi yapan belli değildir.

⇒ Akşam için ziyafet sofrası hazırlandı.
Hazırlayan kim? (belli değil)
Hazırlanan ne? “ziyafet sofrası” sözde özne

Bozuk televizyon tamir edilmiş.
Tamir eden kim? ? (belli değil)
Tamir edilen ne? “Bozuk televizyon” sözde özne

Dedikleriniz bir bir yapıldı.
Yapan kim? (belli değil)
Yapılan ne? “Dedikleriniz” sözde özne

c. Örtülü Özne
  • Yüklemi edilgen olan cümlelerde işi yapan yani gerçek özne, “-ce” eki alan sözcükle veya “tarafından” sözcüğünün yardımıyla belirtilir.

⇒ Karar kurulca alındı.
⇒ Parklar Konak belediyesi tarafından yenilendi.


B. Yardımcı Ögeler

1. Nesne (Düz Tümleç)

  • Cümlede yüklemin bildirdiği işten etkilenen ögeye nesne denir.
  • Nesne, yüklemin eylem olduğu cümlelerde kullanılır.
  • Yapı ve anlam yönünden iki çeşit nesne vardır: Belirtili nesne, Belirtisiz nesne

a. Belirtili Nesne

  • Belirtme durum eki (-i) almış sözcük ya da söz öbeği, nesnedir.
  • Belirtili nesneyi bulmak için yükleme “kimi”, “neyi” ya da “nereyi” sorularından birini sorarız.

⇒ Ilık rüzgâr, kum taneciklerini getirdi.
Getiren ne? “Ilık rüzgâr” (özne)
Neyi getirdi? “kum taneciklerini” (belirtili nesne)

⇒ Sevil, müzik dinlemeyi çok seviyor.
Seven kim? “Sevil” (özne)
Sevil neyi seviyor? “müzik dinlemeyi” (belirtili nesne)

⇒ Bu yaz Çanakkale Şehitliği”ni ziyaret edeceğiz.
Ziyaret edecek olan kim? “Biz” (gizli özne)
Nereyi ziyaret edeceğiz? “Çanakkale Şehitliği’ni” (belirtili nesne)

b. Belirtisiz Nesne

  • Belirtme durum eki almamış yani yalın hâldeki nesnedir. Yükleme özne bulunduktan sonra sorulan “ne” sorusuna yanıt verir.

⇒ Babam her gün gazete okur.
Okuyan kim? “Babam” (özne)
Babam ne okur? “gazete” (belirtisiz nesne)

⇒ Yazın gül reçelleri yapardık hep birlikte.
Yapan kim? “Biz” (gizli özne)
Ne yapardık? “gül reçelleri” (belirtisiz nesne)

⇒ Araştırması için bir sürü kitap aldı.
Alan kim? “O” (gizli özne)
Ne aldı? “bir sürü kitap” (belirtisiz nesne)

Nesnenin Özellikleri:
  • Ad ve ad soylu sözcükler, tamlamalar, ikilemeler, deyimler nesne olabilir.

⇒ Senelerden beri leylek görmüyorum. (ad)
Bunu bana o çocuk anlattı. (zamir)
⇒ Bir bir hatırlamaktayız geçen sonbaharları. (sıfat tamlaması)
⇒ Dolapta abur cubur bırakmamışsın. (ikileme)
⇒ Atalarımız, “Otu çek, köküne bak.” demişler. (atasözü)

  • Sıralı cümlelerde nesne ortak olarak kullanılabilir.

⇒ Fatma, beni dinler, her zaman anlardı.
Soruları önce yazdı, daha sonra da çözdü.

2. Dolaylı Tümleç (Yer Tamlayıcısı)

  • Cümlede yüklemi yönelme, bulunma, ayrılma gibi durumlardan biriyle tamamlayan sözcük ya da söz öbeğidir.
  • Dolaylı tümleç, ismin “-e, -de, -den” durum eklerinden birini almış sözcüklerdir.
  • Cümlenin ögeleri belirlenirken yükleme sorulacak olan “kime, kimde, kimden”, “nereye, nerede, nereden”, “neye, neyde, neyden” sorularının cevabı, bize dolaylı tümleci verir.

⇒ Kışlıkları dolabın üst rafına yerleştirdim.
Yerleştiren kim? “Ben” (gizli özne)
Nereye yerleştirdim? “dolabın üst rafına” (dolaylı tümleç)

Büyük kentlerde yaşamak zordur.
Zor olan ne? “yaşamak”
Yaşamak nerede zordur? “Büyük kentlerde” (dolaylı tümleç)

⇒ Ders programlarını rehberlikten alabilirsiniz.
Alabilen kim? “Siz” (gizli özne)”
Nereden alabilirsiniz? “rehberlikten” (dolaylı tümleç)

DİKKAT! “-e, -de, -den” durum eklerini alan her sözcük her zaman dolaylı tümleç olmak zorunda değildir. Bu ekleri alan sözcükler zaman ve durum anlamı veriyorsa “zarf tümleci” olur.

⇒ Sizlerle akşama görüşürüz.
Ne zaman görüşürüz? “akşama” (zarf tümleci)

Sonbaharda yaşanan hüzünler artıyor.
Ne zaman artıyor? “sonbaharda” (zarf tümleci)

3. Zarf Tümleci (Zarf Tamlayıcısı)

  • Yüklemi durum, zaman, ölçü, yön, koşul, neden ilgileri ile tamamlayan ögedir.
  • Zarf tümlecini bulmak için yükleme “nasıl, ne zaman, ne kadar, nere, neden, niçin” gibi sorular sorulur.

⇒ Pencereleri açık bırakma, sakın.
Nasıl bırakma? “açık” durum anlamlı zarf tümleci

Her sabah buradan geçer.
Ne zaman geçer? “Her sabah” zaman anlamlı zarf tümleci

⇒ Çalışmalarımıza birkaç gün ara vereceğiz.
Ne kadar ara vereceğiz? “birkaç gün” miktar anlamlı zarf tümleci

⇒ İzin almadan içeri girmeyin.
Nere girmeyin? “içeri” yer-yön anlamlı zarf tümleci

Kar yağdığından yollar kapanmış.
Neden kapanmış? “Kar yağdığından” sebep anlamlı zarf tümleci

DİKKAT! Yer-yön sözcükleri (aşağı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri…) durum eki almayıp yalın hâlde kullanılırsa zarf tümlecidir ve “nere” sorusuna karşılık gelir.

⇒ Öğrenciler dışarı çıktı. Nere çıktı? “dışarı” yer-yön zarfı

  • Yer-yön sözcükleri “-e, -de, -den” durum ekleri alırsa dolaylı tümleç olur ve “nereye, nerede, nereden” sorularına karşılık gelir.

⇒ Öğrenciler dışarıya çıktı. Nereye çıktı? “dışarıya” (dolaylı tümleç)
⇒ Öğrenciler dışarıda oynuyorlar. Nerede oynuyorlar? “dışarıda” (dolaylı tümleç)
⇒ Öğrenciler dışarıdan gelmiyor. Nereden gelmiyor? “dışarıdan” (dolaylı tümleç)

  • Yer-yön sözcükleri “-i” durum eki alırsa belirtili nesne olur ve “nereyi” sorusuna karşılık gelir.

⇒ Öğrenciler dışarıyı temizlemiş.
⇒ Nereyi temizlemiş? “dışarıyı” (belirtili nesne)

4. Edat Tümleci (İlgeç Tümleci)

  • Yüklemin belirttiği işi, yardımcı kişi ya da araç bakımından tamamlayan ögedir.
  • Yükleme “ne ile”, “kim ile”, “kim için” soruları sorularak bulunur.

⇒ İstemediğim hâlde İstanbul’a uçakla gittim.
Ne ile gittim? “uçakla”

⇒ Bu projeyi arkadaşlarımla hazırladım.
Kim ile hazırladım? “arkadaşlarımla”

⇒ Bu oyaları ellerimle işledim.
Ne ile işledim? “ellerimle”

⇒ Elmalı turtayı sizin için yaptım.
Kimin için yaptım? “sizin için”

⇒ Her pazar oğlumla sinemaya giderim.
Kiminle giderim? “oğlumla”

Ara Söz ve Açıklamalı Öge

  • Cümlede bir ögenin açıklayıcısı olarak iki virgül, iki kısa çizgi arasında kullanılan ya da parantez içine alınan cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında bozulmaya yol açmayan sözcük ya da sözcük öbeğine “ara söz” denir.
  • Ara söz, açıkladığı ögeyle aynı görevi yaptığı için birlikte değerlendirilir. Böylece ögeyi belirgin kılan birliğe “açıklamalı öge” denir.

⇒ Annem, yaşamda en büyük destekçim, nihayet geliyordu.
⇒ Oğlumu – evimin uğur böceğini– çok özlemiştim.
⇒ Bütün gün, mevsimlik kıyafetler (çoğunlukla pantalon) aldı.
⇒ Apartmanın ikinci katına, doktorun oturduğu kata, çıktı.
⇒ İlk dersimi o gün, on gün önce, anlattım.
⇒ Birkaç kişiyle –en az on kişiyle– bu konuyu görüşeceğim.

DİKKAT! Ara söz, tek başına bir yargı bildiriyorsa yani kendine ait yüklemi varsa o zaman herhangi bir ögenin açıklayıcısı olmayıp cümle dışı unsur olarak kabul edilir.

⇒ Bu olaydan sonra, sen de hatırlayacaksın, onlarla bir daha konuşmadım.

Bkz: Cümlenin Ögeleri Online Test – 1
Bkz: Cümlenin Ögeleri Online Test – 2



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.