Cumhuriyet Dönemi Halk Şiiri, Özellikleri, Temsilcileri

Cumhuriyet Dönemi Halk Şiiri, İslamiyet öncesi Türk Edebiyatı döneminde örneklerine rastladığımız geleneğin, 20 ve 21. yüzyıla taşınmış şeklidir. Cumhuriyet’le birlikte halk kültürüne büyük önem verilmiş, halk müziği ve dili araştırmaları bilimsel bir kimlik kazanmıştır. Şiir açısından büyük bir zenginliğin görüldüğü Cumhuriyet Döneminde halkın duygu ve düşüncelerinin her zaman tercümanı olan halk şiiri örnekleri de verilmiştir.  Bu dönemde Türk halk şiirinin etkisi azalmakla birlikte Âşık Veysel gibi de bir büyük ozan yetişmiştir.

Cumhuriyet Dönemi Halk Şiiri Genel Özellikleri

  • Cumhuriyet Dönemi Halk Şiiri, genellikle usta-çırak ilişkisi ile varlığını sürdürmüştür.
  • Saz eşliğinde şiirler söyleyen aşıklar varlıklarını sürdürürken, sazla şiir söyleme geleneği büyük ölçüde terk edilmiştir.
  • Abdurrahim Karakoç gibi saz çalma geleneğine uymayıp sadece şiir yazan şairler de vardır.
  • Bu dönemde Geleneksel konuların yanında siyasal ve güncel konular da işlenmiştir.
  • 19. yüzyıl halk şiirine göre Cumhuriyet Dönemi halk şiirleri daha sade bir dille söylenmiştir.
  • Hece ölçüsü kullanılmaya devam edilmiş, şiirde yeni formlar aranmamıştır.
  • Divan şiiri etkisi ve Arapça-Farsça sözcüklerin kullanımı bu dönemde oldukça azalmıştır.
  • Teknolojik gelişmelerle birlikte aşıklar, kaset, cd, video imkanlarından yararlanmışlardır.
  • Kars, Erzurum, Sivas, Konya, Kayseri ve İstanbul gibi illerde âşıklık (ozanlık) geleneğini devam ettiren aşıklar kahvehanesi geleneğinin sürdürüldüğü görülmüştür.



Temsilcileri 

Cumhuriyet Dönemi halk şiirinin başlıca temsilcileri şunlardır:

Murat Çobanoğlu (1940-2005)

  • Babası da kendisi gibi bir saz şairi olan Âşık Gülistan’dır.
  • Usta-çırak ilişkisiyle yetişmemiştir, ilkokulu bitirdikten sonra rüyasında bade içerek (ilham alarak) âşık olmuştur.
  • Saz çalışındaki mahareti, gür sesi ve şiirlerinde milli duyguları işlemesiyle dikkati çekmiştir.
  • Çok sayıda radyo ve televizyon programına katılıp âşıklık geleneğini günümüz insanına tanıttı.
  • Âşıklık geleneğinin bir parçası olan türkülü hikâyeler anlatma konusunda da başarılı örnekler veren Çobanoğlu, kendi türkülerinin yanı sıra usta malı türküleri de genç kuşaklara aktardı.

Bkz: Murat Çobanoğlu, Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Âşık Mahzuni Şerif (1940-2002)

  • Cumhuriyet döneminin önemli saz şairlerindendir.
  • Çocukluktan itibaren halk şiirine ilgi duymuştur.
  • Alevi – Bektaşi şiir geleneğini devam ettiren sanatçı, şiirlerini yalın bir Türkçeyle söylemiştir.
  • Şiirlerinde aşk, ayrılık, gurbet gibi, saz şairlerinin çok kullandığı konuların yanı sıra özellikle toplumsal yergiler içeren taşlamalarıyla tanınmıştır.
  • Kendi ifadesiyle Pir Sultan Abdal ve Davut Sulari’den etkilenmiştir.

Şeref Taşlıova (1938- )

  • Yaşayan önemli saz şairlerimizdendir.
  • Ulusal ve uluslararası nitelikte düzenlenen folklor ve halk edebiyatı sempozyum ve kongrelerinde “sanat elçisi” resmi göreviyle tebliğler sunmuştur.
  • 2010 yılında âşıklık geleneğinin temsilcisi olarak “UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi” seçilmiştir.
  • Şeref Taşlıova, kendi tasnif ettikleri de dahil olmak üzere, birçok hikâye, efsane, masal bilmesinin yanı sıra, ayrıca, yaklaşık 150 civarında âşık havası (makamı) konusunda da kaynak kişi durumundadır.

Eserleri: Gönül Bahçesi

Bkz: Şeref Taşlıova, Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Âşık Feymani (1942-)

  • Yaşayan önemli saz şairlerimizdendir.
  • Yöredeki Karacaoğlan geleneği, türkülü halk hikâyeleri ve başka âşıklardan etkilenerek küçük yaşlarda şiir yazmaya ve türkü söylemeye başladı.
  • Şiirlerinde tasavvufi deyişlere geniş yer verir.
  • Âşık Feymani, kendi deyimiyle, önceleri duygu ağırlıklı şimdiyse bilgi ağırlıklı şiirler söylemektedir.
  • Osmaniye’de her yıl “Çukurova Aşıklar Bayramı ve Aşık Feymani Şenlikleri” düzenlenmektedir.

Abdurrahim Karakoç (1932-2012)

  • Son dönem sanatçıları arasında hece veznini bütün güzelliğiyle kullanan şairlerin başında gelmektedir.
  • İçli, duygulu şiirleriyle Karacaoğlan’ın, yiğitçe bir üslupla söylediği şiirleriyle Köroğlu’nun, manevi duyarlılıkla söylediği şiirleriyle Yunus Emre’nin, korkusuzca söylediği toplumsal eleştirileriyle de Nefi’nin çağımızdaki sesi gibidir.
  • Yüzün üzerinde şiiri bestelenmiştir.
  • Ünlü Mihriban türküsünün sözleri Karakoç’a aittir.

Eserleri: Hasan’a Mektuplar, El Kulakta, Vur Emri, Kan Yazısı, Suları Islatamadım. Beşinci Mevsim, Dosta Doğru, Akıl Karaya Vurdu, Yasaklı Rüyalar, Gökçekimi, Gerdanlık-I, Gerdanlık-II, Gerdanlık-III, Parmak İzi (Şiir) Çobandan Mektuplar (Deneme)

Neşet Ertaş (1938-2012)

  • Abdal müziğinin son temsilcisidir.
  • “Bozkırın Tezenesi” lakabıyla da bilinir.
  • Bozlak formunun en önemli ustasıdır.
  • İlk plağını, 1950’li yıllarda babasının kaleme aldığı “Neden Garip Garip Ötersin Bülbül” isimli türküye çıkarmıştır.
  • Kendisine layık görülen devlet sanatçısı unvanını geri çevirmiştir.
  • “Gönül” sözcüğünün geçmediği neredeyse bir tek türküsü yoktur.

Eserleri: Kesik Çayır, Tatlı Dile Güler Yüze, Kendim Ettim Kendim Buldum, Gönül Dağı, Neredesin Sen, Gönlüm Ataşlara Yandı Gidiyor, Zahidem, Yalan Dünya, Evvelim Sen Oldun… (Şiir)



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.