Cemil Meriç kimdir?

Hayatı

12 Aralık 1916’da Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde doğdu. Balkan Savaşı sırasında Yunanistan’dan göçmüş bir ailenin çocuğudur. Babası Mahmut Niyazi Bey’dir. Fransız idaresindeki Hatay’da Fransız eğitim sistemi uygulayan Antakya Sultanisi’nde okudu. Lise öğrenimine devam etmek üzere İstanbul’daki Pertevniyal Lisesi’ne gitti. Bu sırada Nâzım Hikmet ve Kerim Sadi başta olmak üzere dönemin solcu aydınlarıyla tanıştı. Bir süre geçim sıkıntısı nedeniyle İskenderun’a döndü. İlkokul öğretmenliği ve nahiye müdürlüğü, Tercüme kaleminde reis muavinliği yaptı. 1939 Nisan ayında Hatay hükümetini devirmek iddiasıyla tutuklanıp Antakya’ya götürüldü; idam talebiyle yargılandı. Bu davadan beraat etti.  1940’da İstanbul Üniversitesi’ne girip Fransız Dili ve Edebiyatı öğrenimi gördü. 1941’den başlayarak çeşitli dergilerde yazmaya başladı. Bir süre Elâzığ Lisesi’nde öğretmenlik yaptıktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yabancı diller okutmanlığı görevinde bulundu. Öğretmen Fevziye Menteşeoğlu ile evlendi. Bu evlilikten iki çocuğu oldu. 1954 yılında bir kaza sonucu gözlerini tamamen yitirdi. Görme yetisini yitirdikten sonra yazarlık hayatının en üretken çağı başladı. 1983’te eşi Fevziye Hanım’ı kaybeden Meriç, aynı yıl Ağustos ayında beyin kanaması geçirdi ve sol tarafına felç indi. Cemil Meriç, 13 Haziran 1987’de hayatını kaybetti.

Edebi Kişiliği

  • Son dönem Türk düşünce hayatının en önemli isimlerindendir.
  • Tarihten sosyolojiye, felsefeden edebiyata geniş bir alanı kucaklayan de- neme ve incelemelerinde Batı ve Doğu kültürünü çok iyi özümsemiş bir aydın olarak özgün düşünceleriyle dikkat çekmiş; özellikle Tanzimat sonrası Türk aydınının yaşadığı Doğu-Batı ikilemine ilişkin yorum ve eleştirileriyle kültürümüzde yeni ufuklar açmıştır.
  • Eserlerini etkileyici bir üslupla yazmış, düşünce yüklü cümlelerine şiir tadı katmayı başararak mensur şiir tarzının en güçlü örneklerini vermiştir.
  • Gençlik yıllarında Fransızca’dan tercümeye başlamış; Hanore de Balzac ve Victor Hugo’dan yaptığı tercümelerle kuvvetli bir tercüman olduğunu göstermiştir.
  • Dil meseleleri üzerinde önemle durmuş; dilin, bir milletin özü olduğunu savunmuştur.
  • Sansüre ve edebiyatta anarşizme şiddetle karşı çıkmıştır.
  • 1981’de Ankara Yazarlar Birliği tarafından “Yılın Yazarı” seçilmiştir.

Eserleri

Bu Ülke
Mağaradakiler
Umrandan Uygarlığa
Bir Dünyanın Eşiğinde
Kültürden İrfana
Kırk Ambar,
Jurnal
Bir Facianın Hikâyesi
Hint Edebiyatı
Saint-Simon
Sosyoloji Notları ve Konferanslar

 



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.