Cahit Sıtkı Tarancı Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Hayatı

Cahit Sıtkı Tarancı, 2 Ekim 1910 tarihinde Diyarbakır’da doğdu. Diyarbakır’ın köklü ve soylu ailelerinden birine mensuptur. İlköğrenimini Diyarbakır’da tamamladıktan sonra ailesi ile birlikte İstanbul’a gelen Cahit Sıtkı Tarancı, bir süre Saint Joseph Lisesi’nde okuduktan sonra Galatasaray Lisesi’ne geçmiş ve ortaöğrenimini burada tamamlamıştır. Yükseköğrenime Mülkiye Mektebi’nde başlamış daha sonra Paris’e Siyasal Bilgiler okumaya gitmiştir. Ancak İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesi sonucu yurda dönmek zorunda kalmıştır. 1936 yılında Sümerbank’ın açtığı sınavı kazanarak burada memuriyete başlamış, bir sene sonra istifa etmiştir. 1944 yılında Ankara’ya giderek önce Anadolu Ajansı’nda daha sonra da Toprak Mahsulleri Ofisi’nde görev yapmıştır. 1954 yılında felç geçiren şair, dönemin hükümetinin de yardımıyla tedavi için Viyana’ya gönderilmiş, 12 Ekim 1956 tarihinde Viyana’da hayatını kaybetmiştir. Diyarbakır’da yer alan evi, günümüzde müze olarak hizmet vermektedir.

Edebi Kişiliği

  • Küçük yaşta edebiyata ilgi duymaya başlayan Cahit Sıtkı Tarancı, Namık Kemal, Tevfik Fikret, Mehmet Emin Yurdakul gibi şairlerin yanı sıra Fransız sembolist şairleri okuma fırsatı bulmuştur.
  • Lise son sınıftayken ilk şiirlerini Servet-i Fünun ve Muhit dergilerinde yayımlamıştır.
  • Şiiri çok ciddiye almış, şiir dışındaki edebi türlerden uzak durmuştur.
  • “Sanat için sanat” anlayışıyla söyleyiş güzelliğine önem vermiştir.
  • Tarancı’ya göre şiir, kelimelerle güzel şekiller kurma sanatıdır.
  • “Otuz Beş Yaş” isimli şiiriyle Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş yıldönümü için yaptığı yarışmada birincilik elde etmiştir. Bu şiir çok sevilmiş ve Cahit Sıtkı Tarancı, “Otuz Beş Yaş Şairi” olarak tanınmıştır.
  • Şiirde biçime önem vermiş, hecenin kalıplaşmış duraklarını atarak heceye yeni söyleyiş olanakları kazandırmıştır. Kimi şiirlerinde ise serbest ölçüyü kullanmıştır.
  • Yaşama sevinci, ölüm korkusu, yalnızlık, aşk, acı, fanilik gibi bireysel temaları işlemiştir. “Yaşama sevinci ve ölüm” en çok kullandığı temalardır.
  • Otuz Beş Yaş’ın dışında “Abbas”, “Desem ki”, “Memleket İsterim”, “Gün Eksilmesin Penceremden” gibi ölümsüz şiirlere imzasını atmıştır.
  • Çok sevdiği arkadaşı Ziya Osman Saba’ya yazdığı mektuplar, ölümünden sonra “Ziya’ya Mektuplar” adıyla yayımlanmıştır.
  • Şiir dışında, hikâye türünde de eserler yazmış, maddi kaygıya yazdığı bu hikayeleri Cumhuriyet gazetesinde yayımlamıştır.

Saf Şiir Anlayışını Sürdüren Şairler

Eserleri

Şiir

Ömrümde Sükût
Otuz Beş Yaş
Düşten Güzel
Sonrası

Mektup

Ziya’ya Mektuplar
Evime ve Nihal’e Mektuplar

Hikâye

Gün Eksilmesin Penceremden



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.