Batı Edebiyat Akımları

Belli bir sanatçı grubunun belli bir dönemde, ortak dünya görüşü, estetik, sanat ve edebiyat anlayışı çerçevesinde oluşturdukları edebiyat hareketine; bu anlayışı ve hareket çevresinde kaleme alınan edebiyat eserlerin oluşturduğu bütüne, edebiyat akımı ya da edebi akım denir. Bu yazımızda, batı edebiyatı akımları hakkında kısa bilgiler verdik. Bağlantılara tıklayarak akımlar hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Batı Edebiyat Akımlarının Özellikleri

Sanat akımlarının oluşumunda beğeni değişikliği ve moda ihtiyacının yanı sıra siyasi ve felsefi düşünceler rol oynar. Ancak akımların doğuşunda en önemli etkenin toplumsal yapıdaki değişmeler olduğu göz ardı edilemez.

Sanat akımlarının bazıları doğdukları ülkenin sınırlarını aşarak geniş bir coğrafyaya yayılabilir ve etkileri uzun süre devam edebilir. Bazı akımlar belli bir sanat dalı içinde etkili olurken, bazıları da birçok sanat dalında belirleyici bir etken olarak görülür.

Edebiyat akımları genellikle bir önceki akıma tepki olarak ortaya çıkmıştır. Romantizm klasisizme, realizm romantizme, sembolizm de realizme bir tepkidir. Bazı edebiyat akımları da bir önceki akımın uzantısı olarak gelişmiştir. Natüralizm ve parnasizm, realizmin bir uzantısıdır. Batı edebiyatı akımları iki gruba ayrılarak incelenebilir.

→ 14. yüzyılla 20.yüzyıl arasında görülen batı edebiyatı akımları : Hümanizm, klasisizm, romantizm, realizm, natüralizm, parnasizm, sembolizm
→ 20. yüzyıldan sonra ortaya çıkan batı edebiyatı akımları : Empresyonizm, ekspresyonizm, dadaizm, sürrealizm, kübizm, fütürizm, egzistansiyalizm

Batı Edebiyat Akımları Hakkında Kısa Bilgiler

1. Hümanizm

  • Hümanizm; insanlık aşkı, tüm insanları sevme ülküsü anlamını taşır. Edebiyatta hümanizm ise yeniden doğuş anlamına gelir.
  • Orta çağın sonlarında Yunan ve Latin uygarlıklarına karşı duyulan hayranlık, aydınları harekete geçirmiş, o dönemin eserlerini incelemek önüne geçilmez bir hareket halini almıştır.
  • Böylece Hümanizm, Eski Yunan ve Latin dillerini, eserlerini inceleme akımı olarak ortaya çıkmıştır.

2. Klasisizm

  • 17. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkmıştır.
  • Klasisizm, Yunan ve Latin edebiyatları geleneğine bağlı bir edebiyat akımıdır.
  • Klasik edebiyatta Yunan ve Latin edebiyatları örnek olarak alınmış; o edebiyatların sanatçıları gibi yazmak amacı güdülmüştür.
  • Klasik edebiyatta akıl ve sağduyu egemendir.
  • Klasik edebiyat daha çok şiir, trajedi, komedi ve denemede kendini göstermiştir.
  • Erdemli ve ahlaklı olan verilmeye çalışılmıştır.
  • Sanatçılar, eserlerinde, kendi kişiliklerini gizlemişlerdir.

Bkz: Klasisizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

3. Romantizm

  • Romantizm 18. yüzyılın sonlarında klasisizme tepki olarak doğmuştur.
  • Klasik edebiyatın bütün kural ve biçimleri kırılmıştır.
  • Yunan ve Latin edebiyatları yerine milli efsaneler ve Hıristiyanlık hikâyeleri kaynak olarak seçilmiştir. Eserlerde kahramanlar tek yönlüdür. İyiler daima iyi, kötüler daima kötüdür.
  • Klasik edebiyatın akıl ve sağduyuya önem vermesine karşılık, Romantizm ’de hayal ve duyguya geniş yer verilmiştir.
  • Sanatçılar eserlerinde kendi kişiliklerini gizlememişlerdir.
  • İnsanın ruh halinin soyut olarak izlenmesi bırakılarak, kişiler çevreleri içinde ele alınmış ve insanın düzeltilmesi yerine toplumun düzeltilmesi amaç edinilmiştir.
  • Romantik edebiyat daha çok şiir, tiyatro, deneme, gezi yazısı ve romanda başarılıdır.

Bkz: Romantizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

4. Realizm

  • 19. yüzyılın ikinci yarısında romantizme tepki olarak doğmuştur.
  • Realizm, gerçeği olduğu gibi aktarma yolunu tutan bir edebiyat akımıdır.
  • Realist edebiyatta, her şeyden önce gözleme önem verilir.
  • Olağanüstü olay ya da kişilere yer verilmez.
  • Çevre önemli bir yer tutar.
  • Yazarlar eserlerinde kendi kişiliklerini gizlerler.
  • Üslubun açık, sağlam, yapmacıksız ve söz oyunlarından uzak olmasına, sözcüklerin ve cümlelerin yerli yerinde kullanılmasına, her şeyin gerçekçi bir gözle anlatılmasına büyük önem verilir.
  • Roman ve tiyatro alanında başarılı eserler verilmiştir.

Bkz: Realizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

5. Natüralizm

  • 19.yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmış bir edebi akımdır. Realizme tepki olarak doğmamış; tersine, realizmi daha da ileri götürmüştür.
  • Realizmin anket ve gözlem yöntemine natüralizm deneyi de eklemiş, toplumu ve doğayı laboratuvardaki gibi algılamıştır.
  • Natüralizmin ilkelerini Emile Zola, “Deneysel Roman” adlı kitabında açıklamıştır.
  • Natüralizmde yazar yalnızca bir gözlemcidir. Olayların, insanların olumlu ya da olumsuz yanlarını övmek ya da kınamak durumunda değildir.
  • Yapıtlarına kahraman olarak toplum dışına itilmiş sarhoş, hırsız gibi tiplerin yanında yoksul işçi ve köylüleri seçmişlerdir.

Bkz: Natüralizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

6. Parnasizm

  • Fransa’da, realist yöntemi benimseyen şiir akımına verilen addır.
  • Şiirde şair kişiliğini gizlemiş; şiir, iç dünyadan dış dünyaya, öznellikten nesnelliğe açılmıştır.
  • Şair kendi kişisel duyguları ve tutkuları yerine, dış dünyadaki gözlemlerini, değişik doğa görünümlerini nesnel bir tutumla anlatmıştır.
  • Romantizmde bir yana bırakılan Yunan – Latin kültür ve mitolojisine yeniden dönülmüştür.
  • Felsefi düşünceler, hatta bilim ve fenle ilgili görüşler işlenmiştir.
  • “Sanat için sanat” kuramı benimsenerek şiirde biçim olgunluğuna (ölçü, uyak vs.) büyük önem verilmiştir.
  • Toplumsal konulara fazla yer verilmemiştir.
  • Salt güzel olana ulaşma amaçlanmıştır. Şiirde ustalığa önem verilmiştir.
  • Gözleme önem verilmiştir.

Bkz: Parnasizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

7. Sembolizm

  • Sembolizm, realist akıma ve realizmin “şiirdeki yansıması” olan parnasizme tepki olarak doğmuştur.
  • Sembolistlere göre gerçeği olduğu gibi anlatma imkânı yoktur. Duyularımız, dış dünyanın asıl halini değiştirerek bize ulaştırmaktadır, o halde şiir gerçeği değil, gerçeğin bizde bıraktığı etkiyi yansıtabilir.
  • Dış dünyanın insan üzerindeki etkisi, açıkça anlatılmaz, bu okuyucuya sezdirilir.
  • İnsanla doğa arasındaki ilişkiler konusunda doğrudan doğruya Baudelaire’den esinlenilmiştir.
  • Şiirde sembollerden bol bol yararlanılmıştır.
  • Bazen sembollerle yetinilmemiş, sözcüklere yeni anlamlar yüklenmiştir.
  • Şiirde musiki, ahenk ön planda tutulmuştur.
  • Anlamda kapalılık tercih edilmiştir.
  • Klasik nazım biçimleri yerine yeni nazım biçimleri kullanılmaya başlanmıştır.
  • Sembolizm, kendini daha çok şiirde göstermiştir.

Bkz: Sembolizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

8. Empersyonizm 

  • Sembolizmin uzantısı sayılabilecek bir akımdır. Edebiyat ve resimde ortaya çıkarak sonra bütün güzel sanatları etkilemiştir.
  • Gerçeğin bıraktığı izlenim, aynı nitelik ve ölçüde anlatılmaya çalışılır.
  • “Güzellik kapalılıktadır” ilkesi benimsenir.
  • Anlatımda duygu ve hayal öne çıkar, anlamın yoruma uygun olması beklenir.
  • Mizaha yöneliş söz konusudur.

Bkz: Empresyonizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

9. Ekspresyonizm 

  • Natüralizmin doğayı olduğu gibi kopya etmesine ve empresyonistlerin dış izlem bağımlılıklarına tepki olarak doğmuştur.
  • İç benin (duygu ve düşüncelerin) tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarılması amaçlanır.
  • Konuları fantastik ve korkunç dekorlarla örülü olaylardır.

Bkz: Ekspresyonizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

10. Kübizm

  • 20. yüzyılın başında empresyonizme tepki olarak doğmuştur. İspanyol ressam Picasso’nun resim anlayışına dayanmaktadır.
  • Daha sonra edebiyat alanında da etkili olmuştur.
  • Gerçeği bambaşka açılardan görme amaçlanır.
  • Sanatın insanı bütün yönleriyle anlatabilmesi için geometrik şekillerden yararlanmak gerektiğine inanılmıştır.
  • Her şeyi (duygu, düşünce vb.) aynı zaman ve mekânda yansıtma kaygısı egemendir.

Bkz: Kübizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

11. Dadaizm

  • Birinci Dünya Savaşı yıllarında İtalyan şair Tristan Tzara ve etrafındaki bir grup genç sanatçının başlattığı bir akımdır.
  • Tüm kurallara karşı çıkma (akıl, dil, sanat, gelenek vb.) anlayışı egemendir.
  • Kapalılık, başıboşluk, anlamsızlık savunulur.
  • Dünyayı değiştirecek olan insanı değiştirmek amaçlanır.

Bkz: Dadaizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

12. Sürrealizm

  • 20. yüzyılın başlarında dadaizmin de etkisiyle Fransa’da doğan akım, düşünce duyguların aklın denetimine girmesine karşı oldukları ilkesiyle kendini ifade etti.
  • Freud’un psikanaliz felsefesine dayanır.
  • Bilinçaltındaki gerçeği hipnoz ve rüyayla açığa çıkarmak amaçlanır.
  • Anlatımda kopukluklar, rastlantılar vardır; noktalamaya yer verilmez.

Bkz: Sürrealizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

13. Fütürizm

  • İtalyan şair Marinetti’nin teorisyenliğini yaptığı ama daha çok Rus şair Mayakovski ile anılan edebi akımdır.
  • Geçmiş, şimdi ve geleceğe ait bütün durumları yansıtmayı ve makine gürültüsü ve hızını sanata sokmayı hedeflemiştir.
  • Değişimi izlemek amaçlanır.
  • Çalışmanın kutsallığı, çark sesleri, dinamizm kavramları vurgulanır.
  • Yeni biçimler, cümle yapıları vb. denenir.

Bkz: Fütürizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri

14. Egzistansiyalizm

  • İnsanın kendi değerlerini yine kendisinin oluşturabileceğini, geleceğini yine kendisinin kurabileceğini savunan bir akımdır.
  • İnsan var olduğu için düşünür, anlayışı egemendir.
  • Her koşulda varlık, özgürlük, mutluluk savunulur.
  • Durumlarla karşı karşıya kalmış insanın eylemleri, hayal kırıklıkları işlenir.

Bkz: Egzistansiyalizm Nedir? Özellikleri, Temsilcileri



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.