Bağdaştırma Nedir? Bağdaştırma Çeşitleri Nelerdir?

“Tamlama, deyim gibi söz varlığı içindeki ögeleri ve cümle ya da sözcükleri anlamlı, kabul edilebilir birimler halinde bir araya getirmeye bağdaştırma denir”

Paragraf oluştururken cümleler arasında bir anlam bütünlüğü oluşmalıdır. Anlam bakımından bütünlük sağlanmadığında paragraf oluşmaz. Cümleler arasında da anlam bakımından bir bütünlük olmalıdır. Cümle oluşurken de kelimeler arasında anlam bakımından bağdaşıklık olması gerekir. Nitekim “paragrafta anlam” sorularına bakıldığında “anlatımın akışını bozan ifade hangisidir” şeklinde sık sık sorularla karşılaşabilmekteyiz. Bu tür sorularda konu ve tema bütünlüğüne dikkat edilmelidir.

İki tür bağdaştırma vardır:

  • Alışılmış Bağdaştırma
  • Alışılmamış Bağdaştırma

Alışılmış Bağdaştırma Nedir?

Günlük yaşamımızda kullandığımız dil alışılmış anlam yükleriyle dolu sözcüklerden ve bu sözcüklerin alışılmış söz dizimi kalıplarından oluşur. Yaygın olarak kullanılan ifadelerle oluşturulan bağdaştırmalara alışılmış bağdaştırma denir.

Sanatsal metinlerde özellikle şiirde sözcüklere farklı anlamlar yükleyen sanatçı, bazen de sözcüklerin günlük dildeki anlamlarından yararlanma yoluna gider. Yani, alışılmış bağdaştırmalardan kullanır.

Örnek:

Yaşadığım sokaklarda insan yoktu
Her yer karanlık
Yaşadığım ovalarda buğday tarlaları yoktu
Herkes aç
Yaşadığım evde sen yoktun
Ağlayan çocuklar vardı

Dizelerinde “buğday tarlaları”, “ağlayan çocuklar” biçimindeki kullanımlar alışılmış bağdaştırmalara örnektir.

Alışılmamış Bağdaştırma Nedir?

Sanatçılar bazen günlük dilde bir arada kullanılması mümkün olmayan, garipsenecek bir ilişkilendirme ile sözcüklerin çağrışımlarından yararlanarak mantığa aykırı yeni bağdaştırmalar yapabilir. Bunlar dil kurallarına uysalar bile mantığa aykırıdır. Birbiriyle uymayan ancak cümle içerisinde bir anlam bütünlüğü kazanan bağdaştırmalara alışılmamış bağdaştırma denir.

Yoğun duygu ve coşkular her zaman günlük dildeki sözcüklerle ve alışılmış kalıplarla ifade edilmez. Sanatçı günlük dilin kullanımı içerisinde yıpranmış sözcüğü yeniden canlandırmak için ona günlük dildeki anlamdan farklı anlamlar yükleme gereği hisseder ve alışılmamış bağdaştırmalara başvurur. Özellikle İkinci Yeni şiirlerinde alışılmamış bağdaştırma örnekleri oldukça fazladır.

Örnek:

Ve sonbahar çöktü üstüme aniden
Puslu bir gülüştü bakışların
Lâl olmuş duygularım
Seni düşünüyor her dem gözyaşlarım
Ağlamak geliyor içimden
Bedenimi buz gibi bir ateş sarıyor sen yokken

Bu dizelerdeki “puslu bir gülüştü” “lal olmuş duygular” “buz gibi bir ateş” biçimindeki kullanımlar alışılmamış bağdaştırmalara örnektir.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.