Attila Destanı

 

Attila DestanıAttila Destanı, İslamiyet öncesi Türklerin doğal destanları arasında yer almaktadır. Destan Hun Türklerine aittir. Asya Hunlarının büyük hatırası nasıl Oğuz Kağan Destanı’nda toplanmışsa, Avrupa Hunlarının hatıraları hiç şüphesiz Attila’nın hayatı ve fetihleri etrafında söylenmiştir. Ancak tarih kaynaklarında coşkun kahramanlık türküleri halinde söylendiği haber verilen bu destanlar da Türk diliyle yazıya geçmemiştir. Bu mevzuda bildiğimiz, bir destan değil, Attila’nın çadırı çevresinde kahramanlık türkülerinin nasıl söylendiğine dair bir hatıradır.

Aslında İslav, Cermen, Fin ve Fransız milletlerinin halk edebiyatına destan kültürü veren Attila Hunlarının kendi büyük cihangirleri için destan söylemeleri son derece doğaldır. V. asırda Avrupa’ya korkulu yıllar yaşatan Attila, Rusya’yı Polonya’yı; Macaristan, Almanya ve Avusturya’yı, Balkanlar’ı almış; Bizans’ı haraca bağlamış; Fransa’da Orleans’a yürümüş; Chalons’ta Romalı kumandan Aetius’un orduları önünde kanlı bir savaş vererek durmuştu. Sonra Tuna kıyılarında Bourgont’lu bakire İldiko ile evlendiği gece, düğün neşesiyle coşup çok içtiğinden bir burun kanamasıyla ölmüştü.

Attila’nın sarayı, bir kısım savaşları ve aşk hayatı, Alman destanı Nibelungen’e işlenmişti. Kendi destanının ise yazıya geçmeyişi bu müthiş cihangirin 454 yılında ölmesiyle Batı-Hun devletinin süratle çökmesi yüzünden olabilir. Fakat Attila’nın muhteşem çadırı içinde ve dışında Hun saz şairlerinin, coşkun kahramanlık türküleri ile Attila’nın ölümüne ağıt söyledikleri, Batılı kaynaklar tarafından tespit edilmiştir.



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.